Böbrek taşı nasıl düşer? Böbrek ağrısına ne iyi gelir?

Böbrek taşı, tedavi edilmediği takdirde yoğun ağrılara sebep olan ve sağlığı tehdit eden boyutlara ulaşır. Böbrek taşları düşürülürken üreterde yaptıkları tıkanıklık sebebiyle şiddetli ağrı oluşturur. Peki böbrek taşı nasıl düşer? İşte böbrek taşını düşürmenin yolları...

Böbrek taşı nasıl düşer? Böbrek ağrısına ne iyi gelir?
Böbrek taşı nasıl düşer? Böbrek ağrısına ne iyi gelir?
GİRİŞ 09.10.2019 13:43 GÜNCELLEME 09.10.2019 13:44

Omurganın her iki tarafında fasulyeye benzer şekli olan böbrekler, atık ürünleri kandan uzaklaştırmakla görevlidir. Temizlenen kan daha sonra vücuda geri aktarılırken atık ürünler idrar yoluyla vücuttan atılır. Kanın temizlenmesi esnasında mineral ve tuzlardan oluşan sert tortular böbrek taşlarını oluşturmaktadır. Renal lithiasis veya nefrolitiyazis denilen böbrek taşları tek böbrekte oluşabileceği gibi her iki böbrekte de görülebilmektedir. böbrek taşı problemi her yaş grubu insanda görülebilir ve tedavi edilmediği sürece sağlığı ciddi şekilde tehdit eder. Böbrek taşı oluşumunun çeşitli sebebleri vardır. Bu sebepler arasında yetersiz sıvı alımı, cinsiyet, genetik, beslenme, sıvı birikimini azaltmak için kullanılan ilaçlar, idrar yolu enfeksiyonu ve uzun süre D vitamini ve kalsiyum takviyesi kullanmak böbrek taşı oluşumunda etkilidir. Peki böbrek taşını düşürmenin yolları nelerdir? Böbrek taşı kendiliğinden nasıl düşer?

 

 

böbrek taşı

BÖBREK TAŞI NASIL ANLAŞILIR?

 

Taşın bulunduğu taraftaki yan boşluk ağrısı en önemli belirtidir. Ağrı şiddetli, bıçak saplanır tarzda olabildiği gibi bazen de uzun sürebilen ve dayanılabilen yan ağrıları olabilmektedir. Özellikle böbrekten çıkıp idrar kanalına (üreter) giren taşlar, çok daha şiddetli ağrı oluşturmaktadır. Ağrının şiddeti zaman zaman artıp azalabilir. Ayrıca idrarda kanama, yanma, bulantı ve kusma da görülebilmektedir.

En sık uygulanan inceleme yöntemi ultrasonografidir. Hastalara herhangi bir uygulama zorluğu oluşturmayan, basit ve pratik bir uygulamadır. Boş veya ilaçlı böbrek filmi (IVP), spiral, bilgisayarlı tomografi gibi radyolojik yöntemlerle de teşhis konulabilmektedir. Tedavi planı, taşların bulundukları yere, sayısına ve taşların çapına bağlı olarak değişmektedir.

BÖBREK TAŞI ÇEŞİTLERİ NELERDİR?

Böbrek taşı çeşitlerinin bilinmesi tedavi için önemlidir. Böbrek taşının çeşidine göre tedavi yönlendirilebilirken tekrarlamaması için alınacak önlemler de belirlenebilir. Böbrek taşı çeşitleri şu şekildedir.

Kalsiyum taşları: En sık görülen böbrek taşı çeşididir. Böbrekte oluşan taşların birçoğu, genellikle kalsiyum oksalat formundaki kalsiyum taşlarıdır. Kalsiyum taşlarının görünümü genellikle ya büyük ve pürüzsüz ya da dikenli ve kabadır. Fındık, çikolata, meyve ve sebzelerde yüksek oranda bulunan oksalat karaciğer tarafından da üretilmektedir.

- Beslenme şekli

- Yüksek dozlarda D vitamini takviyesi alamı Bağırsak bypass ameliyatı

- Metabolik bozukluklar

- Kullanılan bazı ilaçlar

- Sarkoidoz rahatsızlığı idrarda kalsiyum veya oksalat konsantrasyonunu artırabilir.

Struvite taşları: Bu böbrek taşları genellikle idrar yolu enfeksiyonlarından sonra oluşmaktadır. Struvite taşları hiçbir belirti vermeden çok hızlı bir şekilde büyüyebilir. Magnezyum, amonyum ve fosfattan oluşan Struvite taşları kadınlarda erkeklerden daha yaygındır.

Ürik asit taşları: Ürik asit taşları, genellikle idrarın normalden fazla asitik yapıda olduğu durumlarda oluşur.

- Yeterli miktarda su içilmemesi

- Yüksek proteinli beslenme

- Gut hastalarında

- Vücuttaki normal asit seviyesinden daha yüksek seviyelere neden olan kalıtsal hastalıklar

- Kemoterapi gibi durumlarda ürik asit taşları oluşabilir.

- Ürik asit, kendi başına taş oluşturabileceği gibi kalsiyum ile de taşlar oluşturabilir.

Sistin taşları: Sistin taşları nispeten daha az görülen ve sık tekrarlayan böbrek taşı türüdür. Böbreklerin sistin adı verilen amino asiti çok fazla salgılanmasına neden olan kalıtsal bozukluktan kaynaklanmaktadır. Erken yaşlarda görülmeye başlar ve sık tekrarladığı için böbrekleri yetmezliğe götürebilir.

BÖBREK TAŞI NEDEN OLUŞUR?

Böbrek taşı oluşumunda birden fazla faktör etken rol oynayabilir. Böbrek taşı oluşmasında birkaç faktörün bir araya gelmesi riski artırabilmektedir.

Yetersiz sıvı alımı: Vücutta yeterli su olmaması böbrek taşı oluşmasında önemli bir etkendir. Gün içinde yeteri oranda su içilmemesi idrarla atılan taş öncüsü maddelerin yoğunluğunu artırır ve idrarı asidik hale getirebilir. Bu durumda böbrek taşı oluşumuna neden olabilir. Sıcak iklimlerde yaşayanlar ve çok fazla terleyenler de risk altındadır.

Cinsiyet: Erkeklerde kadınlara oranla daha fazla böbrek taşı oluştuğu bilinmektedir.

Genetik: Ailede böbrek taşı geçmişi olması yani genetik unsunlar böbrek taşı oluşumuna yol açabilir. Daha önce böbrek taşı oluşan kişilerin tekrar böbrek taşı oluşturma ihtimali daha yüksektir. Özellikle 25 yaşından önce böbrek taşı oluşan kişilerde tekrarlayan böbrek taşları görülebilmektedir.

Beslenme de böbrek taşı oluşumunda etkili olabilir. Protein, sodyum veya şeker açısından yüksek bir beslenme düzeni böbrek taşına zemin hazırlayabilir. Yüksek protein düşük lif oranı içeren şekilde beslenmekten kaçınmak gerekmektedir. Özellikle yiyeceklerin çok fazla tuzlu tüketilmesi böbreklerden atılan kalsiyum miktarını artırır ve böbrek taşı riskini önemli ölçüde artırır.

Sindirim sistemi ameliyatı geçiren kişilerde risk oranı artabilmektedir.

Kilolu ve obez kişilerde böbrek taşı oluşabilir.

Polikistik böbrek ya da başka bir kistik böbrek hastalığı olan kişilerde böbrek taşı oluşma oranı daha fazladır.

Tek böbrekli olmak böbrek taşı oluşma riskini artırabilmektedir.

İdrarda sistin, oksalat, ürik asit veya kalsiyum oranlarının artmasına neden olan rahatsızlıklar böbrek taşı oluşumu riskini artırır.

Sıvı birikimini azaltmak için kullanılan ilaçlar, kalsiyum bazlı antasitler, bazı antibiyotikler ve ilaçlar böbrek taşı oluşumuna zemin hazırlayabilir.

Çok sık idrar yolu enfeksiyonu geçirmek, Crohn hastalığı, renal tübüler asidoz, hiperparatiroidizm, medüller sünger böbrek ve Dent hastalığı gibi rahatsızlıklar böbrek taşı oluşumu riskini artırır.

Uzun süre D vitamini ve kalsiyum takviyesi kullanmak böbrek taşlarının oluşumuna katkıda bulunabilmektedir.

BÖBREK TAŞI OLANLAR NASIL BESLENMELİ?

Böbrek taşı hikâyesi olan hastaların böbrek taşının çeşidine göre farklı beslenme düzenleri oluşturması gerekebilir. Beslenme şeklini üroloji doktoru ve diyetisyenle belirlemek en doğru seçenektir.

Kalsiyum oksalat taşı olan hastaların kalsiyumu tamamen kesmesi doğru bir yaklaşım değildir. Kalsiyum sağlıklı diş ve kemik yapısı için gerekli olduğu için doktor tavsiyesi olmadan kısıtlamamak gerekir. Kalsiyum oksalat taşı olan hastaların;

- Fındık, badem, yer fıstığı, kaju

- Ispanak

- Buğday Kepeği

- Pancar kökü

- Kuşkonmaz

- Çikolata

- Çilek

- Pırasa, maydanoz, kereviz

- Soya ürünlerinden uzak durması gerekir.

- Kalsiyumun, oksalat oranı düşük tahıl, sebze ve meyvelerden elde edilmesi daha sağlıklı bir seçenektir.

- Tuz tüketiminin artması böbrek taşı oluşumuna tetikleyebilir. Tuzun içinde bulunan sodyum pek çok konserve ve paketlenmiş hazır gıdada da bulunabilir.

- Hayvansal proteinin sınırlı tüketilmesi önemlidir. Protein ihtiyacının hayvansal proteinden elde edilmesi bazı tür böbrek taşı oluşma riskini artırabilir.

- Kırmızı ve beyaz et ile sakatat

- Yumurta

- Balık ve deniz ürünleri

- Süt, peynir gibi hayvansal protein tüketimini sınırlamak önemlidir.

Ancak yeterli miktarda protein alımı da önemlidir. Hayvansal proteinlerin yerine, genellikle protein bakımından yüksek, oksalat bakımından düşük olan kuru bezelye ve mercimekler tercih edilmelidir. Hayvansal proteinin aşırı tüketilmesi ürik asit taşlarının oluşmasını tetikleyebilir.

BÖBREK AĞRISINA NE İYİ GELİR?

Böbreklerinde ağrı hisseden kişiler mutlaka bol su tüketmelidirler. Bunun yanında soğuk havalarda üşütmeyi engellemek için özellikle ayaklarını sıcak tutmaya özen göstermelidirler. Gerçek limondan hazırlanmış olan taze limonata böbreklerde mevcut ağrı varsa onu dindirir ve böbreklerde taş oluşumunu minumum seviyeye getirir. Böbrekleriniz ağrıdığı veya sızladığı zaman üzerine sıcak su torbaları yardımıyla pres yapma (bastırma) yöntemi de oldukça yararlıdır.

BÖBREK TAŞI NASIL DÜŞÜRÜLÜR ?

Böbrekteki taş belirli ebatta ise üreter içine düşebilir. Ancak 1 cm üzerindeki taşlar çok nadiren, özellikle 1.5 cm çapındaki taşlar hemen hemen hiçbir zaman kanala düşmez.

4 mm altındaki böbrek taşları klinik olarak anlamlı kabul edilmez. Zira üreter kanalına düşse bile rahatlıkla cerrahi tedavi gerektirmeden düşürülür. Ancak 4 ile 6 mm arasındaki taşlar %70 ihtimalle tedavi ile düşürülebilirken, 6 mm’den büyük taşlar daha zor ve ağrılı düşmektedir.

Böbreklerden mesaneye kadar olan idrar yolunun çapı genellikle 1-2 mm civarındadır ve 3-4 mm’ye kadar esneyebilir. Taş 4 mm’den küçükse ağrı kesici ve idrar yollarını genişletici tedaviler uygulanması taşın kendiliğinden düşmesine neden olabilir. Tedaviye yardımcı olarak; sıcak su uygulamaları (sıcak banyo, sauna, sıcak su torbası, vs.), bol su içilmesi ve bol hareket edilmesi önerilir. Ancak tüm bunlara rağmen taş yüzeyi deniz kestanesi gibi çıkıntılıysa veya üreter denilen böbrek borusunda doğuştan bir darlık söz konusuysa taşın düşme ihtimali çok düşüktür. Daha önceden çok defa ufak taşlar düşürmüş hastalarda böbrek borusunda fibrozis dediğimiz daralma olabilir. Bu durumda bu hastaların da taş düşürme ihtimali oldukça düşecektir.

Böbrek içindeki taşlara ESWL ile taş kırma uygulandığında, taş parçaları kontrolsüz şekilde farklı boyutlarda kırılabileceği için, maalesef kırıldıktan sonra daha kolay üreter içine düşüp şiddetli ağrıya neden olabilmektedir. Hatta bazı olgularda kırılan taşla üreter kanalı içinde ardarda sıralanıp taş yolu denilen durumu oluştururlar. Buna SteinStrasse terimi kullanılır. Maalesef bu durumda tek çare endoskopik cerrahi ile idrar kanalından girilerek taşların lazer ile kırılmasıdır.

BÖBREK TAŞI OLUŞMAMASI İÇİN!

Böbrek taşı geçmişi olan yada böbrek taşı oluşmasını engellemek için uyulması gereken bazı hususlar bulunmakta. "Böbrek ve İdrar yolları taş hastalığı", tedavi edilmiş olsa bile tekrar edebilmektedir. Bu nedenle idrar yollarında taş olan hastaların tedavi sonrasında ileri incelemeler ile yakından takibi gerekmektedir. Günümüzde artık başarılı bir şekilde taşların vücuttan uzaklaştırılmaları kadar yeni taşların oluşumunun engellenmesi de çok büyük önem taşımaktadır. Böbrek ve idrar yollarında bulunan taşların büyümesini veya yeniden taş oluşmasını engelleyecek en etkili ve gerekli birincil önlem gün içerisinde en az 2- 2.5 litre su içilmesi önerilmektedir.

TEDAVİ YÖNTEMLERİ

Taş Kırma(ESWL)

Vücut dışında oluşturulan şok (basınç) dalgalarının böbrekteki taşlar üzerine odaklanması ile taşların kırılması esasına dayanan modern, pratik ve ağrısız tedavi şeklidir. Bu yöntemle taşlar küçük parçalara ayrıldıktan sonra vücuttan dışarı atılabilmektedir. Tüm taşların tedavisinde etkili olmayıp; büyük taşlar, aşırı şişmanlık, kanama bozuklukları, idrar yollarında enfeksiyon ve idrar yollarında tıkanıklık, bu yöntem için engel teşkil eden faktörlerdir.

Endoskopik Yöntemler

Böbrek ile idrar torbası arasında yer alan üreterde (idrar kanalı) takılıp kalan taşların tamamına yakını üreteroskopi yöntemiyle tedavi edilebilmektedir. Bu yöntem, açık ameliyat yapılmaksızın endoskopik yoldan (kapalı, vücuda kesi uygulanmadan) yapılır. İşlem sırasında özel ışıklı bir alet ile taşın bulunduğu idrar kanalına girilerek taşa ulaşılır, büyük taşlar kırılarak küçültülüp direkt dışarı alınarak idrar kanalı taşların tümünden temizlenir. Yine böbrek içindeki taşlar da Fleksible Üreterorenoskopi yöntemiyle üreter(idrar kanalı)’den girilerek böbreğe kadar çıkılır ve taş kırılır.Hastanın iyileşmesi ve günlük aktivitelerine dönmesi çok hızlı olup aynı gün hasta evine gönderilebilmektedir.

Perkütan Taş Cerrahisi

Teknolojik gelişmeler ve modern yaklaşımlar sayesinde, günümüzde böbrek taşlarının %99'u kapalı ameliyat yöntemleri ile tedavi edilebilmektedir. Taş kırma yöntemi ile tedavi edilemeyen veya kırılsa da dökülemeyecek büyüklükte olan taşların çoğunda, perkütan taş cerrahisi uygulanmaktadır. Cilt üzerine yapılan 1 cm'lik kesi ile böbreğe endoskopik olarak girilerek taşlara ulaşılmakta ve bu taşlar kırılarak dışarıya alınmaktadır. İşlem sonrasında hastalar, büyük ameliyat yarası olmaması nedeniyle erkenden ayağa kalkabilmekte, çok kısa sürede iyileşerek, aktivitelerine dönebilmektedir.

Açık Ameliyat

Günümüzde artık hem teknolojik gelişmeler ile yaygın uygulanan endoskopik (kapalı) girişimler, hem de taşların daha küçük boyutlarda iken tespit ve tedavi edilebilmesi nedeniyle açık cerrahi girişimlerin oranı % 1- 2 değerlerine kadar gerilemiş bulunmaktadır. Böbreklerin hemen hemen tüm boşluklarını dolduran büyük ve kompleks taşlar ile taşların alt kısmında tedavi sonrasında düşmelerini engelleyecek darlık bulunması durumlarında bu yöntem seçilebilmektedir.

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL
DİĞER HABERLER
Bakan Akar'dan Patriot açıklaması
Esed'le görüşme var mı? AK Parti açıkladı