İşte Erdoğan'ın kritik ziyaretlerinin şifreleri!

TÜGEM Genel Başkanı Raşit Yemişen’in moderatörlüğünde Görüş Mesafesi programı Rumeli Tv ekranlarında yeni yayın döneminde izleyici ile buluştu.

GİRİŞ 16.10.2017 09:47 GÜNCELLEME 16.10.2017 10:35

Ekonomiden güncele, siyasetten, dünya gündemine önemli konuların ele alındığı programın bu haftaki konukları İstanbul Medipol Üniversitesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Mevlüt Tatlıyer ve Gazeteci Yazar İbrahim Günay oldu.

Programda Raşit Yemişen’in konuklarına sorduğu 2017-18 ekonomi görünümü, FETÖ’nün ekonomiye etkisi, MTV zammı ve Erdoğan’ın Sırbistan-Ukrayna ziyaretleri konuları ele alındı.

“TERÖR FAKTÖRÜ OLMASA MİLLİ GELİR 20 BİN DOLARI BULURDU”

Türkiye ekonomisinin 2017 görünümü ve 2018 beklentilerini değerlendiren Yrd. Doç. Dr. Mevlüt Tatlıyer; “Açıkçası Türkiye ekonomisi son bir yıllık süreçte çok iyi bir performans gösterdi. Özellikle 15 Temmuz darbe girişiminden referandum sürecine kadar ufak bir tökezleme olmasına rağmen 4. Çeyrekten itibaren Türkiye ekonomisinin çok ciddi şekilde büyümeye başladı ve 2017 gerçekten ekonomik olarak çok iyi geçiyor. Son çeyrekle birlikte artık yatırımların artmaya başladığını görüyoruz. Eğer terör faktörü olmasa ülkemizdeki kişi başına düşen 11 bin dolarlık milli gelir belki 20 bin dolarlara kadar çıkabilir” Dedi.

“HER ALANDA OLDUĞU GİBİ YERLİ VE MİLLİ BİR BASIN ŞART”

Özellikle referandum sürecinde basında çizilen karanlık senaryonun sebeplerini değerlendiren İbrahim Günay; “ Ülke olarak sadece savunma sanayii değil her alanda milli ve yerli araçlara ihtiyaç duyuyoruz. Bizim basında da milli bir basına ihtiyacımız olduğu ortaya çıkıyor. Evet belli dönemlerde insanlara bir şeyler aşılandı ve bu sadece referandumda yapılmadı. Birçok olayda bu böyleydi. Hatırlarsınız 17-25 Aralık’ta olsun, Gezi olaylarında olsun veya 15 Temmuz’da olsun halka sürekli mesajlar verilmeye çalışıldı. Bu ülkeyi uzun yıllar boyunca basının yönettiğini biliyoruz. Pijamayla başbakan karşılayanlar oldu biliyorsunuz. Türkiye’ye yapılmak istenen her operasyonda işte basının güzü kullanıldı. Halkın ekonomiye katılmaması yönünde sinyaller verildi bu da ekonomide güven endeksini düşürdü ve zor günler geçirmemize sebep oldu” dedi.

TEŞVİKLER İÇİN HEDEF ŞİRKETLER VE SEKTÖRLER BELİRLENMELİ

Tatlıyer, “Kısa vadede iyi bir ekonomik performansımız var fakat bu rakamlar bizi tatmin etmiyor. Bunun içinde oldukça iyi bir performans göstermemiz lazım. Oldukça iyi bir performansı yolu da planlamadan geçiyor. Devlet birçok alanda teşvik sağlıyor fakat bu teşviklerin geri dönüşü yeteri kadar takip edilmiyor. Yatırımların arttırılması için hedef şirketlerin seçilmesi devlet ile bu şirketlerin koordineli şekilde paydaş olarak bu işin içinde olması gerekir. Devletin yıldız sektörler belirleyip onlar üzerinden kalkınma hamlesini yürütmeye çalışması gerekir. Mesela yarı iletkenler, çipler, cep telefonları, yazılım sektörü mesela otomotiv sektörü gibi alanlarda devletin direkt destek vermesi ve kontrol edebilmesi gerekiyor” dedi.

FETÖ TÜRKİYE’NİN BÜYÜMESİNİN ÖNÜNDE ENGELDİ

Günay, 15 Temmuz hain darbe girişimi bize çok şeyi göstermiş oldu. FETÖ yapılanmasının bu ülkenin nasıl damarlarına sızdığını hepimiz çok net görmüş olduk. Bir bakıyorsunuz bir ülkenin beyni olan TÜBİTAK onların elinde, diğer taraftan MİT, TSK, mahkemeler, eğitim sistemi gibi ülkenin tüm önemli kurumları ele geçirilmiş. Bugün bunlar tek tek buralardan ayıklanmaya başlandı ve bir bakıyorsunuz ki Türkiye’de ekonomik ibreler pozitife dönmüş. Buradan şu sonuç çıkıyor; FETÖ ayıklandıkça ekonomik refah artacak.” Dedi.

ERDOĞAN’IN SIRBİSTAN VE UKRAYNA ZİYARETİNDEKİ ÖNEMLİ MESAJLAR

Gazeteci Yazar İbrahim Günay; “Cumhurbaşkanının Sırbistan ziyaretinde çok önemli mesajlar var. Sayın Cumhurbaşkanı Sırbistan’a giderken “FETÖ Balkanlardan temizlenecek” dedi. Bu mesaj büyük bir kesimi zaten rahatsız etti. Cumhurbaşkanı ikinci mesajında “Sırbistan ile yeni bir döneme başlıyoruz” dedi.  Bunun altında yatanlar bir kesimi yine rahatsız etti. Sırbistan’da 16 önemli anlaşmanın imzalanmış olması bu rahatsızlıkları katladı. Sayın Cumhurbaşkanı Novi Pazar’da büyük bir coşku ile karşılandı. Sokaklarda sevgi seli vardı. Bu da Maarif Vakfı ve TİKA gibi Balkanlarda etkin vakıfların bir alt yapı hazırladığı bu ziyaretlerin öyle gerçekleştiğini gösteriyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve yanındaki heyetin Ukrayna ziyaretine gelecek olursak. Savunma sanayii ve Enerji işbirliği konularında 2023 yılına kadar 20 milyar dolarlık anlaşmalar gerçekleştiriliyor. Tabi o pazarı kendi elinde tutmak isteyen birileri bu anlaşmadan rahatsız olacaktır. Ukrayna ziyareti esnasında Proşenko Türkiye’ye nükleer enerjinin geliştirilmesi konusunda eğitim desteği verebileceklerini belirtti. Yani bu Türkiye’nin kendi nükleer enerjisini zamanla oluşturabilmesi demek. Tabi nükleer enerjiye bağımlı bir ülke olmadığınızı görenler tabi ki bu ziyaretlerden rahatsız oluyorlar. Bu iki ziyaretin bu anlamda çok değerli olduğunu düşünüyorum.

S-400 konusunda da Türkiye’nin tek bir sisteme bağımlı kalmasını doğru bulmuyorum. Güneyden toprakları tehdit altındayken Türkiye kendi bağımsızlığını korumak için bu adımı atmak zorundaydı. S-400’ler konusunda NATO’nun Türkiye’ye durmadan ihtarlarda bulunmasını tutarlı bulmuyorum. Bakın S-300’leri kullanan Slovakya, Yunanistan, Kıbrıs Rum kesimi NATO’ya uyumlu hale getirip kullanıyor. Romanya, Bulgaristan hatta Almanya S-300’ü bugün kullanıyor. Ama nedense Türkiye’nin kullanması istenmiyor. Tabiki nihai hedef Türkiye’nin kendi hava savunma sistemini geliştirmesi olmalı” dedi.

MTV ZAMMI

Motorlu Taşıtlar Vergisi’nde yapılan artışları değerlendiren Tatlıyer; Devlet bütçe planlamasını yaparken 2018’e dair bir bütçe açığı öngörüyor. Ki bu her sene olur. Her devlet bütçesinin dengelemeye çalışır. Devletler her zaman borçlanır bu dünyanın kuralıdır. ABD başta olmak üzere bütün devletler borçlanır. Şimdi şöyle bir durum ortaya çıktı. “Biraz bütçe açığı vereceğiz bunu kapatalım” nasıl kapatacağız bunu vergileri biraz arttırarak kapatabiliriz. Öncelikli olarak şunu da söylemek lazım Türkiye’de kamu borcu oldukça düşük seviyelerde. Bizde yüzde 30 seviyelerindeyken avrupada bu oran yüzde 60’lara çıkıyor. Türkiye zaten çok az borçlu bir ülke. Bugün ne oldu baktığımız zaman MTV yüzde 40’larda yüzde 20’lere düşürüldü.  Diğer tarafta Türkiye’de kurumlar vergisi yüzde 20. Bu çok düşük bir oran. Önemli olan burada genele baktığımızda doğru ve dengeli bir vergi rejiminin olması. Sonuçta hepimiz aynı gemideyiz bu gemide herkes katkı sağlaması gerektiği kadar katkı sağlayacak ki bu gemi yürüyecek.

Görüş Mesafesi programı her Cumartesi akşamı saatler 20.30’u gösterdiğinde Rumeli TV ekranlarında olacak.

YAZDIR
YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL
DİĞER HABERLER
G.Saray eski yıldızını 1 yıllığına kiraladı!
TSK'dan ilk kez izleyeceğiniz Kıbrıs videosu