Ekran uzaktan kumandalı bomba

RTÜK Başkanı: “Bir çocuk arayıp diyor ki; ‘Nolur bizi kurtarın, annem programa kendini kaptırınca bana bir bardak süt bile vermiyor”. Prof. Öktem: Hakim yemin isteyince hocam sağ elini kaldırarak yemin etti.

Ekran uzaktan kumandalı bomba
Ekran uzaktan kumandalı bomba
GİRİŞ 30.04.2005 10:26 GÜNCELLEME 30.04.2005 10:26

TBMM Dilekçe Komisyonu’nun dünkü toplantısında kadın kuşağı programları içinde yeralan kadın programlarının yanı sıra, “Biz evleniyoruz”, “İkinci bahar” “Size anne diyebilir miyim” tarzı programlar ile cinsellik ve şiddet içeren programların toplumsal yapıda ve aile kurumunda meydana getirdiği tahribat masaya yatırıldı.

RTÜK Başkanı da isyan etti

RTÜK Başkanı Fatih Karaca: “Bir çocuk arayıp diyor ki; ‘Nolur bizi bu programlardan kurtarın, annem programa kendini kaptırınca bana bir bardak süt bile vermiyor”

Hıristiyan yemini

Psikiyatrist Prof. Öktem, “TV programları herkesi etkiliyor. Bir profesör hocamla mahkemede bilirkişiydik. Hakim yemin etmemizi isteyince hocam tıpkı Amerikan filmlerindeki gibi sağ elini kaldırarak yemin etti. Programlardan etkilenen çocuklar mafya babası ve manken olmak istiyor” dedi.

Uzaktan kumandalı bomba

TBMM Dilekçe Komisyonu'nun önceki günkü toplantısında kadın kuşağı programlar içinde yeralan kadın programlarının yanı sıra, 'Biz Evleniyoruz', 'İkinci Bahar' 'Size Anne Diyebilir miyim' tarzı programlar ile cinsellik ve şiddet içeren programların toplumsal yapıda ve aile kurumunda meydana getirdiği tahribat masaya yatırıldı.

Kaynana Semra Hanım'la birlikte Türkiye gündemine oturan ve yoğun tartışma konusu olan gelin-kaynana programları TBMM Dilekçe Komisyonu'nda ele alındı. Toplantıya katılan RTÜK Başkanı Fatih Karaca'nın bir çocuğun kendilerini arayarak, 'Ne olur bizi bu programlardan kurtarın annem kendini programa kaptırdığı için bana bir bardak su bile vermiyor' dediğini söylemesi, bu tür programların aile kurumunda meydana getirdiği tahribatı gözler önüne serdi. Ayrıca TV programlarının etkisiyle çocukların 'mafya babası' ve 'manken' olmayı idealleştirdiği ortaya çıktı.

TBMM Dilekçe Komisyonu'nun dünkü toplantısında Toplantıda kadın kuşağı programlar içinde yeralan kadın programlarının yanı sıra, 'Biz evleniyoruz', 'İkinci bahar' 'Size anne diyebilir miyim' tarzı programlar ile cinsellik ve şiddet içeren programların toplumsal yapıda ve aile kurumunda meydana getirdiği tahribat masaya yatırıldı. Bu tür programlardan dolayı gelen yoğun şikayetler üzerine toplanan Meclis Dilekçe Komisyonu'na RTÜK Başkanı Fatih Karaca, Aile Araştırma Kurumu temsilcisi, öğretim üyeleri ile yayın kuruluşu temsilcileri katıldı.

Erkekler mafya babası, kızlar manken olmak istiyor

Toplantıda RTÜK Başkanı Fatih Karaca çarpıcı örnekler verdi. Evlilik programları ile kadın kuşağı içinde yeralan programlarla ilgili bir araştırma yaptırdıklarını ve sonuçların ürkütücü olduğunu söyleyen Karaca, RTÜK’e gelen çarpıcı şikayetleden de örnekler de vererek 'Bir çocuk ‘Nolur bizi bu programlardan kurtarın, annem programa kendini kaptırınca bana bir bardak süt bile vermiyor.' diye feryat ediyor’ dedi.

Toplantıya katılan Çocuk psikiatristi Prof. Dr. Ferhunde Öktem ise çocuklara ne olmak istediklerini sorduklarında, 'Mafya babası olacağım, manken olacağım' diyenlerin sayısının giderek arttığını söyledi. Kadın programlarının tahribatının büyük olduğunu anlatan Öktem, bu programlara bağlı olarak üç intihar ve bir cinayetin yaşandığını bildirdi.

Sağ elini kaldırıp yemin eden profesör!

Televizyonun sadece çocukları etkilediği kanaatinin yanlış olduğunu da vurgulayan Öktem, çarpıcı bir örnek vererek 'Özdeşleşme büyükler için de geçerli. Bir profesör hocamla mahkemede bilirkişiydik. Hakim yemin etmemizi isteyince hocam tıpkı Amerikan filmlerindeki gibi sağ elini kaldırarak yemin etti' dedi.

Toplumsal gerçeklikmiş

Toplantıda söz alan Kanal D Ankara Temsilcisi Mehmet Akarca ise artık her şeyin tartışılabilir olması gerektiğini ileri sürerek, 'Türk aile yapısı'nın muğlak bir ifade olduğunu ve bu kavramın da eleştirilebileceğini söyledi. Show TV Genel Müdürü Soner Ayar da, suçlu konumuna düşürülmekten rahatsızlık duyduğunu belirterek, 'Yayıncılık sosyal boyutu da olan bir faaliyettir ama günün sonunda bu bir ticari faaliyet olarak sonlanır' dedi. Ayar, Semra ve Ata’nın 'Türkiye gerçeği' olduğunu da iddia etti.

Yayınları 18 milyon hanenin 2 bini belirliyor

TRT Yayın Daire Başkanı Kürşat Öztürk ise yayınların bu duruma gelmesinin baş sorumlusunun AGB olduğunu söyledi. Öztürk, 'AGB, 18 milyon 188 bin 132 haneden sadece 2 binini veri alarak şu izleniyor, bu izlenmiyor diye hüküm veriyor' dedi. RTÜK Başkanı Fatih Karaca da, AGB’nin mutlaka ıslah edilmesi, bu mekanizmaya sosyal boyutun da katılması gerektiğini dile getirdi.

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL
DİĞER HABERLER
Eurofighter'lar ilk kez Türk bayrağıyla havalandı! Resmen tanıtıldılar
Beşiktaş GAİN finale yükseldi! Rakip: Fenerbahçe Beko