°C
Türkçe yazılmış en korkunç roman
Türk Edebiyatında korku edebiyatı cılız ve bu alanda kalem oynatanlar, okurları korkutmaktan çok güldürmekle eleştiriliyorlar. Ancak bir romancı okurlarını korkutan titretmeyi hatta terletmeyi başardı.
Haberi Kaydet Arkadaşına Gönder"Nasıl ki her doğan güneşin batışı, her ilkbaharın bir kışı varsa, her doğan insanın da bir ölümü vardı. Ebedi değildi fani insanlar için dünyanın omuzları" diyen Şanlıurfa Birecik doğumlu ilahiyatçı öğretmen yazar Seyit Ahmet Uzun, ölen bir insanın gözünden üzerine kürekle toprak atılan ilk anlardan itibaren başına neler gelebileceğinden hareketle bir roman yazdı.
Belki amacı bir korku romanı yazmak değildi ama korku edebiyatı fakiri Türk Edebiyatında bu eserli okuyanların çoğu korkunç buldu. Tabi okuru korkudan titreten yazarın kaleminin gücü mü yoksa okurların "ölünce ben de mi böyle olacağım?" endişesi mi orası tartışmaya açık. Çünkü kitap her ne kadar bir edebiyat ürünü olsa da bir ilahiyatçının kaleminden çıkmış olduğu için, İslami bilgiler ışığında adım adım ölen bir insanın karşılabileceği halleri anlatıyor.
Seyit Ahmet Uzun, Bilge Yayınlarından neşredilen Kabirde ilk Gece'yi yazmaktaki amacının insanları ahirete hazırlamak, Ayet ve hadisler ışığında onların öldüğünde karşılaşabileceği manzaraları onlara hatırlatmak olduğunu söylüyor.
Mezar Metrosu ve topraktan yorgan bölümleri ile başlayan romanda gün be gün bir meftanın yaşadığı azap ve karşılaştığı korkunç manzaralar anlatılıyor:
Kitaptan bazı pasajlar şöyle:
"...Kapı açıldı. Sözün bittiği yerdi. Ateş kızıllığı geçmiş hararetinden simsiyah kesilmişti. Münafıklar zebanilerin ellerindeki zincirlere bağlanmış bir şekilde diz üstü çökmüş, ateşin üzerlerine hücumunu korku dolu gözlerle seyrediyorlardı. Kimisi zincirlerden kurtulmaya çalışmak için sağa sola çırpınıyorlardı. Ama nafile bir uğraş, beyhude bir çırpınıştı. Çünkü zincirlerden kurtulsalar bile kaçacak hiçbir yerleri yoktu. Bunu düşünecek bir durumda bile değildiler. Her kaçmak istemelerinde zebanilerin ellerinde zincirlerin yanında bulunan kırbaçlarla yüz üstü yere kapaklanıyor ve yüzleri iğrenç bir görünüme bürünüyordu. .."
***
"... Günahkârların, suçluların yüzleri kapkaraydı. Güzellikten hiçbir eser yoktu. Dünyadayken güzelleşmek için o kadar çok para harcamışlardı ki geçici bir süreliğine gerilen yüzler toprağın neminde sarkmış kendini bırakmıştı. Ama asıl çirkinlik cehennemin alevlerinde kendisini gösteriyordu. Yüzler yanıyor, deriler soyuluyordu. Ateşe alışan derilen bir müddet sonra tekrar değişiyor ve azabın derilere işleyen acısı tekrar yürekleri yakıyordu.
Kapı ağır ağır açıldı. Burası bir mezbahaneyi andırıyordu. İçeriye girildiği zaman burun direklerini düşüren iğrenç bir koku hissediliyordu. Ahmet birden burnunu ve ağzını kapattı. Ateş deresi burada da görülüyordu. Duvarların kalınlığı hemen hemen aynıydı. Lavlardan bir şelale dereleri besliyordu.
Buradaki insanların önünde temiz, leziz etler dururken onlar kendilerine sunulan bu güzel etleri bırakarak az ileride bulunan leş gibi kokan çürümüş, kokmuş etlere gidiyorlardı. Onları büyük bir iştahla yiyorlardı. Leş temize, çirkin güzele, kokmuş tazeye tercih ediliyordu. Bu onların dünyadaki tercihlerinin bir sonucuydu.
Ahmet bu iğrençliğin ne anlama geldiğini anlamak için soran gözlerle Malik’e baktı. Malik bu sahnenin dünyaya bakan yüzünü şöyle açıkladı; “Bu insanlar zina ederek, Allah’ın helal kıldığı eşlerini veya karşı cinsi bırakarak hem cinsleriyle cinsel ilişkiyi tercih edenlerdir. Kısacası gayrı meşru ilişkiyi meşru olana tercih edenlerin durumudur.
Helal ve tertemiz eşleri dururken eşlerini aldatarak başkalarıyla birlikte olanlar cehennem ateşinin odunları arasındaki yerlerini bu şekilde almaktadırlar. Hani hatırlarsan Lut peygamber kavmine bu hususta bir uyarı yapmıştı. “Siz sizden öncekilerin yapmadığı çirkinliği mi yapıyorsunuz? Kadınları bırakıp erkeklere mi gidiyorsunuz?” demişti. Onlar ise Lut peygamberi temiz kalmakla suçlayıp şehirlerinden kovmuşlardı. İşte heteroseksüelliği bırakarak homoseksüelliği tercih edenlerle, evlilik dışı cinselliği çağdaşlık sloganıyla normalleştirenlerin sonu budur"
***
"...Zebanilerin çektiği zincirlerin ucunda ateş çukurlarına doğru ilerliyorlardı. Çırpınıyorlar ve kurtulmak istiyorlardı. Ama burasının tek sahibi ve gücün kuvvetin tek hâkimi Allah’tı. Burada irade geçerli değildi. Dünyada kendilerine sunulan irade lütfunu hakkıyla kullanamadıkları için burada sürünenlerden olmuşlardı. Bir taraftan zebanilerin çektikleri zincirlerin ucunda sürünürken, diğer taraftan çelik kamçılar sırtlarında yankılanıyordu.
Eğmedikleri başlar yerlerde sürünüyordu. Hezeyanları gökleri inletiyor ama bir karşılık veren olmuyordu. Yalnızdılar. Taptıkları putlar başta olmak üzere putlaştırılan insan ve eşyalar onlardan çooook uzaklardaydı. Ama onlar da tek başlarına azap girdaplarına doğru ilerliyorlardı.
Bir bir kendileri için hazırlanmış ateş çukurlarının içlerine doğru batıyorlardı. Ateş yavaş yavaş ayaklarından başlayarak tüm bedenlerini kuşatıyor ve sonunda başları da kayboluyordu. Battıkları yerde ateş kabarcıkları oluşuyordu. Dünya zamanıyla ne kadar kalındığı bilinmez bir süre sonra tekrar başları zebanilerin çektiği zincirlerin ucunda görünmeye başlıyordu. Ancak bu sefer görüntü dehşetin ötesindeydi..."
"...Yüzleri öylesine iğrenç bir hal almıştı ki bakmak insanın içini bulandırıyordu. Sahip oldukları servetleri, güzellikleri, yakışıklı hallerinden eser yoktu. Ateş yüzlerini yalıyor ve aynanın karşısında saatlerini harcadıkları ve insanları kendilerinden kaynaklanmayan güzelliklerinden dolayı hava attıkları çehrelerinin havası solmuştu. Yanaklarını şimdi ateşin rüzgârları şişiriyordu. O alay ettikleri dillerini ise ağızlarının içinde büyüyerek ayaklarının altına sarkıyordu. Ağızlarının içinden çıkan kocaman bir yılan ise önemsedikleri bedenlerine dolanarak sımsıkı sarıyor sonra onları yuvarlayarak ateş deresine doğru sürüklüyordu.Bunların yanında ise uzun direklere bağlanmış çirkin suratlı başka garabet insanlar bulunuyordu. Onlarda alaycılar tayfasındandı. Özgürlüğü inançtan bağımsızlaşma olarak algılamaktaydılar. İnançlarına sadakatte bulunanlarla az dalga geçmemişlerdi. Onların her halükarda doğruluktan ve dürüstlükten ayrılmamalarını enayilik olarak görüyorlardı. İçkinin tadından mahrum kalmayı, kadeh tokuşturmanın zevkine erememeyi gericilik olarak değerlendiriyorlardı. Hele başörtüsünü inancının gereği olarak damarlarının her zerresine işlemiş olanları zevksiz zavallılar olarak değerlendiriyorlardı. İşte ateş onları her yanlarından kuşatmıştı. Tavan aheste aheste açıldı. Birden başlar yukarılara doğru çevrildi. Alay ettikleri insanlar başlarında elmastan taçlarla cennette Allah’a kul olma özgürlüğünün tadını çıkarıyorlardı. Her istedikleri ellerinin altındaydı.,.."
***
"...Şimdi açılan kapıdan görünen manzara çok daha farklıydı. Çok kalın duvarlar vardı. Duvarların üzerinden ateş lavları iniyordu. Sonra bir dereye akıyordu. Mekânın sıcaklığı bir yanardağın ilk patlama anındaki kızgınlığındaydı.
Zebaniler buraya mahkûm edilenlerin üzerinde çok sert bir şekilde duruyorlardı. Bu bölümdeki insanlar öylesine iğrenç bir görünüm arz ediyordu ki dünyanın en garabet varlıkları bile bunların yanında güzel kalırdı.
Karınları şişmiş şişmiş büyük bir uçan balonu andırıyordu. Başları küçücüktü. Ayakları ise şiş karınlarını kaldırmaktan acizdi. Duvarlardan süzülen lavlar ayaklarının altında dereye doğru akıyordu. Lavlar ayaklarının altından aktıkça yerlerde debeleniyorlardı. Kalkmaya çalıştıklarında ise susamış develer gibi koca koca garip mahlûkat son hızla güçlü bir şekilde üzerlerinden geçip onları tepeliyorlardı. Kendilerine gelemeye çalışırken lavların ateşi tekrar yere yıkıyor ve garip mahlûkatın ayaklarının altında tekrar eziliyorlardı.
Asıl acı veren ise karın bölgelerindeki şeffaflıktan görünen ateşin iç organlarını yakışıyla gerçekleşen azaptı. Bu insanların yüzü ise sanki çarpılmış gibi ağızları burunları yamulmuştu.
Ahmet bunların kimler olduğunu sorduğunda Malik, onların iğrenç yüzlerine ve karınlarına bakarak; “Bunların kim olduğunu tahmin edemedin mi?” dedi.
Ahmet tekrar o korkunç manzaraya baktı. şiş karınları üzerinde yerlerde debelenen insanlar ve tam kalkmak üzereyken hızlı bir şekilde onlara doğru koşan azgın mahlukat. Koşuyor koşuyor ve şiş göbeklerin yanına geldiklerinde güçlü bir şekilde özellikle karınlarının üzerinden geçiyorlardı. Ayaklarıyla şiş karınlarını iyice tepeliyorlardı. Anlaşılan bunların cezası karınlarından kaynaklanıyordu. Ateşten dere onlar için güzel bir manzara olarak hazırlanmıştı. Elleriyle karınlarını tutmaya çalışıyorlar ama buna takatleri yetmiyordu.
Ahmet ;“Şey bunların cezası haksız kazanç olabilir mi?” dedi.
Malik; “Doğru, haksız kazanç sağlayanların cezasıdır. Ancak bunların haksız kazancı faizi alış veriş gibi değerlendirip, helal saymalarıdır. İhtiyaç sahibi kişileri mağdur etmelerinden kaynaklanmaktadır” dedi"
(Haber 7)
- Sayfa :
- 1
Kitap kategorisinde diğer haberler
Yazarlar Tümü
F.Bahçe G.Saray'a fark attı!TKBL 17. hafta mücadelesinde, Fenerbahçe Abdi İpekçi Spor Salonu'nda Galatasaray'ı farklı mağlup etti.
Efes salladı ama yıkamadı!Euroleague'de ülkemizi temsil eden Anadolu Efes, Sinan Erdem Spor Salonu'nda karşı karşıya geldiği Olympiakos'a mağlup oldu.
Peres'den İran'a barış mesajıİsrail Cumhurbaşkanı Peres, son dönemde yaşanan İran-İsrail gerilimine ilişkin, İran'a barış mesajı göndererek, iki halkın birbirine düşman olmaması gerektiğini söyledi.
Meclis'te yumruklar konuştuMeclis Genel Kurulu'nda iç tüzük görüşmelerinde CHP'li ve Ak Partili vekiller arasında kavga çıktı. Yumrukların ve tekmelerin de kullanıldığı kavga 10 dakika boyunca sürdü.
Denizlere hükmeden Osmanlı gemileriAdını dahi bilmediğimiz Osmanlı gemileri geçmişte nice şiirlere ve efsanelere konu olmuştur. İşte dönemin ressamlarının kaleminden denizlere hükmeden o gemiler...
Fener zirvede, Aslan takipte!Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi'nin 17. haftasında ezeli rakibi Galatasaray Medical Park'ı 16 sayı farkla 81-65 yenen Fenerbahçe, puan farkıyla liderliğini sürdürdü.
İngilte'de şok eden istifa!İngiltere Milli Takımı teknik direktörü Fabio Capello'nun istifa ettiği açıklandı.
Finalin adı: Fildişi Sahili-ZambiyaAfrika Kupası'nda ikinci finalist de belli oldu.. Mali'yi tek golle yenen Fildişi Sahili, Zambiya ile kupayı almak için mücadele edecek.
Hakan Fidan ifadeye gidecek mi?MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın özel yetkili savcı tarafından ifadeye çağırılması gündemi salladı. Fidan'ın ifadeye gidip gitmeyeceği tartışılıyor. Kulislere göre Fidan ne yapacak?
WSJ: Türkiye Suriye'ye karşı birlik arıyorABD'nin önemli gazetelerinden Wall Street Journal (WSJ), Türkiye'nin Suriye üzerinde baskı kurmak amacıyla en kısa sürede uluslararası bir grup kurmak istediğini öne sürdü.
Canikli: TBMM'de kürsü işgal altındadırAK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, CHP milletvekillerinin TBMM Genel Kurulunda yaptıkları eyleme ilişkin, ''TBMM'de kürsü işgal altındadır. Bu militanvari bir tavırdır, kaba kuvvet ve şiddettir'' dedi.
Futbolcuların 4/1 şikeye inanıyorTürkiye'de 3 Temmuz 2011'de yaşanan operasyonla su yüzüne çıkan ve bugün bazı kulüp başkanları ile yönetici ve menajerlerin ceza evinde olduğu şike operasyonu yeni bir boyut kazandı.
Kral Kupası'nda finalin adı belliİspanya Kral Kupası'nın finalistleri Barcelona ve Athletic Bilbao oldu.
Muğla'da sema gösterisiKültür ve Turizm Bakanlığı Konya Türk Tasavvuf Müziği Topluluğu'nun Muğla'da gerçekleştirdiği sema gösterisine vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi.
Bakan Yılmaz'dan Beypazarı'na alkışKalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, doğal güzelliklerinin yanına termal kaynaklarını da ekleyen Ankara'nın Beypazarı ilçesinin büyük bir potansiyele sahip olduğunu belirtti.
Van'da 192 kilo esrar ele geçirildiVan'ın Başkale ilçesinde düzenlenen operasyonda 192 kilo 800 gram esrar ele geçirildi.
Milletvekillinin bebeği ilgi odağı olduKanada Federal Parlamentosuna bebeği ile giren kadın milletvekili, meclis üyelerinin fotoğraf çektirme yarışına girerek oylamayı unutması üzerine oturum başkanı tarafından salondan çıkartıldı.
CHP'li İnce: Cemil Çiçek istifa etmeliCHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, ''Meclis kürsüsünün muhalefete kısılmasını engellemek için kürsüde bulunma eylemi yaptık, fiziki saldırıda bulunmadık'' dedi.
Çukurca'da şiddetli çatışmalarHakkari'nin Çukurca ilçesine sızmaya çalışan PKK'lı teröristler sınır bölgesindeki askeri bölgelere uzun namlulu silah ve roketatarlarla saldırdı.
Peres'den İran'a barış mesajıİsrail Cumhurbaşkanı Peres, son dönemde yaşanan İran-İsrail gerilimine ilişkin, İran'a barış mesajı göndererek, iki halkın birbirine düşman olmaması gerektiğini söyledi.
Meclis'te yumruklar konuştuMeclis Genel Kurulu'nda iç tüzük görüşmelerinde CHP'li ve Ak Partili vekiller arasında kavga çıktı. Yumrukların ve tekmelerin de kullanıldığı kavga 10 dakika boyunca sürdü.
Efes salladı ama yıkamadı!Euroleague'de ülkemizi temsil eden Anadolu Efes, Sinan Erdem Spor Salonu'nda karşı karşıya geldiği Olympiakos'a mağlup oldu.
F.Bahçe G.Saray'a fark attı!TKBL 17. hafta mücadelesinde, Fenerbahçe Abdi İpekçi Spor Salonu'nda Galatasaray'ı farklı mağlup etti.
Futbolcuların 4/1 şikeye inanıyorTürkiye'de 3 Temmuz 2011'de yaşanan operasyonla su yüzüne çıkan ve bugün bazı kulüp başkanları ile yönetici ve menajerlerin ceza evinde olduğu şike operasyonu yeni bir boyut kazandı.
Hakan Fidan ifadeye gidecek mi?MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın özel yetkili savcı tarafından ifadeye çağırılması gündemi salladı. Fidan'ın ifadeye gidip gitmeyeceği tartışılıyor. Kulislere göre Fidan ne yapacak?
Milletvekillinin bebeği ilgi odağı olduKanada Federal Parlamentosuna bebeği ile giren kadın milletvekili, meclis üyelerinin fotoğraf çektirme yarışına girerek oylamayı unutması üzerine oturum başkanı tarafından salondan çıkartıldı.
İngilte'de şok eden istifa!İngiltere Milli Takımı teknik direktörü Fabio Capello'nun istifa ettiği açıklandı.
CHP'li İnce: Cemil Çiçek istifa etmeliCHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, ''Meclis kürsüsünün muhalefete kısılmasını engellemek için kürsüde bulunma eylemi yaptık, fiziki saldırıda bulunmadık'' dedi.
Denizlere hükmeden Osmanlı gemileriAdını dahi bilmediğimiz Osmanlı gemileri geçmişte nice şiirlere ve efsanelere konu olmuştur. İşte dönemin ressamlarının kaleminden denizlere hükmeden o gemiler...
Fener zirvede, Aslan takipte!Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi'nin 17. haftasında ezeli rakibi Galatasaray Medical Park'ı 16 sayı farkla 81-65 yenen Fenerbahçe, puan farkıyla liderliğini sürdürdü.
WSJ: Türkiye Suriye'ye karşı birlik arıyorABD'nin önemli gazetelerinden Wall Street Journal (WSJ), Türkiye'nin Suriye üzerinde baskı kurmak amacıyla en kısa sürede uluslararası bir grup kurmak istediğini öne sürdü.
Muğla'da sema gösterisiKültür ve Turizm Bakanlığı Konya Türk Tasavvuf Müziği Topluluğu'nun Muğla'da gerçekleştirdiği sema gösterisine vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi.
Canikli: TBMM'de kürsü işgal altındadırAK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, CHP milletvekillerinin TBMM Genel Kurulunda yaptıkları eyleme ilişkin, ''TBMM'de kürsü işgal altındadır. Bu militanvari bir tavırdır, kaba kuvvet ve şiddettir'' dedi.
Bakan Yılmaz'dan Beypazarı'na alkışKalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, doğal güzelliklerinin yanına termal kaynaklarını da ekleyen Ankara'nın Beypazarı ilçesinin büyük bir potansiyele sahip olduğunu belirtti.
Van'da 192 kilo esrar ele geçirildiVan'ın Başkale ilçesinde düzenlenen operasyonda 192 kilo 800 gram esrar ele geçirildi.
Finalin adı: Fildişi Sahili-ZambiyaAfrika Kupası'nda ikinci finalist de belli oldu.. Mali'yi tek golle yenen Fildişi Sahili, Zambiya ile kupayı almak için mücadele edecek.
Kral Kupası'nda finalin adı belliİspanya Kral Kupası'nın finalistleri Barcelona ve Athletic Bilbao oldu.
Çukurca'da şiddetli çatışmalarHakkari'nin Çukurca ilçesine sızmaya çalışan PKK'lı teröristler sınır bölgesindeki askeri bölgelere uzun namlulu silah ve roketatarlarla saldırdı.








Yorum Yaz Bu haberi 31 kişi yorumladı
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum:
... ip adresimin kaydedileceğini
... adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını
... yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu
... yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini
bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım
Mehmet Bodur
Tüm Yorumları
YANLIŞ DİYORUM ÇÜNKÜ: KAYNAKLARI SAĞLAM DEĞİL.
Kuran'da kabir azabı ve cehennemle ilgili Ayetleri okumanız bir gününüzü alır. Haydi tefsirlerden de araştırdınız diyelim bir haftanızı alır. Bakın bakalım burada yazılanların ruhuna hiç uyuyor mu?
Yorumun DevamiMehmet Bodur
Tüm Yorumları
TAMAMEN İMANA DAYALI, GAYBİ KONULAR BUNLAR.
Bu konularda yazanlar hayal güçlerini kullanıyorlar. Kur'an-ı Kerim'de sınırlı bilgiler vardır bu konuda. Hadislerin ise çoğu ya sahih değildir ya da yanlış yorumlanmışlardır.(özellikle tevrat ve incil'den esinlenmişlerdir) Kitabı savunanlar o işkenceleri çekmeye çok meraklı olmalılar. Siz cehennem ateşinden bu günkü ateşi mi anlıyorsunuz? Cennete girmemek zaten en büyük azap değil mi? Kıt aklıyla alimlik taslayanların eserlerine itibar edeceğinize adam gibi araştırın bu konuları vesselam.
Yorumun Devamiuğur
Tüm Yorumları
lich azalin
Aşağıdaki hadis-i şeriflerden anlaşılacağı üzere, Rabbimiz ve Peygamberimiz (asv) ile ilgili ilk sorgulama kabirde başlayacaktır. Ve bu sorgulamanın sonucuna göre; “Kabir, ya cennet bahçelerinden bir bahçe yahut cehennem çukurlarından bir çukur olacaktır.”(bk. Tirmizî, Kıyamet, 26). Kabir azabı haşa tartışmalı değildir, biraz araştırırsan daha fazlasını bulabilirsin
Yorumun Devamilich azalin
Tüm Yorumları
kabir azabı tartışmalıdır
kabir azabı özellikle tartışmalı bir konudur. hele Allahın meleklerine münker ve nekir ismini takmak(kötü ve çirkin) islamla alakasızdır.
Yorumun Devaminightfall
Tüm Yorumları
ÖNCE OKUYUN....
Kitabı okudunuz mu hayır? Yahu şu kitabı bir alın okuyun.Ondan sonra eleştirin.Eleştirilir tabii ki.Yani din üzerine birşey yazılıyorsa daha çok eleştirilir.Ama okumadan eleştirmek bizim toplumumuza has bir şey galiba. Kitabımızın ilk emri OKU değil mi? Önce okuyun.
Yorumun Devami