Ak Parti'den DTP'ye Öcalan uyarısı

terör örgütünün elebaşı Abdullah Öcalan'ın kaldığı cezaevindeki şartları ile ilgili tartışmaları yorumlayan AK Parti Grup Başkanvekili Suat Kılıç, DTP'liler tarafından konunun sokağa taşınması ile ilgili şu uyarıyı yaptı:

Ak Parti'den DTP'ye Öcalan uyarısı
Ak Parti'den DTP'ye Öcalan uyarısı
GİRİŞ 04.12.2009 16:34 GÜNCELLEME 04.12.2009 16:34

AK Parti Grup Başkanvekili Suat Kılıç, terör örgütünün elebaşı Abdullah Öcalan'ın kaldığı cezaevinde, hem Türkiye'deki mevzuat çerçevesinde hem de AB kriterleri doğrultusunda, gereken koşulların tesis edildiğini belirterek, ''Buna rağmen özellikle DTP'liler tarafından konunun sokağa taşacak bir istismar unsuru olarak değerlendirilmesini kesinlikle doğru bulmuyoruz'' dedi.

Kılıç, Mecliste gazetecilerin gündemdeki çeşitli konulara ilişkin sorularını yanıtladı.

DTP'li 98 belediye başkanının, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'ın kaldığı hücre konusunda yaptıkları açıklamanın hatırlatılması üzerine Kılıç, şunları söyledi:

''Cezaevi koşulları konusunda son günlerde çok yoğun bir istismar sürecinin yaşandığına maalesef tanıklık ediyoruz. Konunun siyasiler tarafından bir istismar malzemesi olarak değerlendirilmesinin Türkiye'nin huzuruna ve barışına sağlayacağı hiçbir katkı söz konusu değildir. Cezaevi koşullarının kötüleştiği noktasındaki iddialar, Adalet Bakanlığı tarafından belgeleriyle, bilgileriyle, görüntüleriyle yalanlanan iddialardır. Hem Türkiye'deki mevzuat çerçevesinde hem de AB kriterleri doğrultusunda bir cezaevinde olması gereken koşullar adada tesis edilmiştir. Adalet Bakanlığı çok şeffaf, çok açık bir bilgilendirme sürecinin içindedir. Buna rağmen özellikle DTP'liler tarafından konunun sokağa taşacak bir istismar unsuru olarak değerlendirilmesini kesinlikle doğru bulmuyoruz. Siyasiler bu konudaki değerlendirmelerin kesinlikle dışarısına çıkmak zorundadır.

Adalet Bakanı da yaptığı ilk açıklamada şunu ifade etmiştir: 'Somut bir şikayet olursa Bakanlığın ilgili birimleri gereken incelemeleri, gereken denetlemeleri yapar ve neticelerini kamuoyuyla paylaşır.'

Dolayısıyla yapılan çağrıları anlamsız, gereksiz ve geçersiz çağrılar olarak değerlendiriyoruz.''

Bir gazetecinin, ''Açılım sürecinden sonra sokak eylemlerini de dikkate alırsak gelinen bu noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?'' sorusunu da Kılıç, şöyle yanıtladı:

''Adalet Bakanlığı metrekareleri, santimetrekare detayına varıncaya kadar kamuoyuyla paylaştı. Önceki cezaevindeki mekanın 11 metre 98 santimetre kare, mevcut zeminin ise 11 metre 81 santimetre kare olduğu anlaşılıyor. Yani aradaki fark sadece 17 santimetrekare. Dört çarpı dört ebadında bir yer, bugünkü istismarların gerekçesi hiçbir şekilde olamaz, gösterilemez.

Geçmişte Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) yeniden yargılamaya gerek olmadığına karar verdiğinde de benzer şekilde sokağa taşırılan istismar görüntüleri maalesef yaşandı. Biz, bu konuda bütün siyasi partilerimizi, aynı zamanda DTP'yi ve vatandaşlarımızı duyarlı olmaya, kanunları ihlal etmemeye, yasaların dışına çıkmamaya, ülkenin genel huzur ve istikrarını bozacak eylemlerden ve davranışlardan kaçınmaya özenle davet ediyoruz.''

''HİÇBİR SİYASİ PARTİNİN YÖNETİCİSİ, SÖZCÜSÜ, ÜYESİ VEYA YETKİLİSİ, ANAYASA'YA VE YASALARA GÖZ GÖRE GÖRE, AÇIKÇA AYKIRILIK İÇERECEK DAVRANIŞLARIN İÇERİSİNE GİRMEMELİDİR, BUNA ÖZEN GÖSTERİLMELİDİR''    

AK Parti Grup Başkanvekili Suat Kılıç, hiçbir siyasi partinin yöneticisi, sözcüsü, üyesi veya yetkilisinin, Anayasa'ya ve yasalara göz göre göre, açıkça aykırılık içerecek davranışların içerisine girmemesi gerektiğini söyledi.

Kılıç, gazetecilerin gündemdeki konulara ilişkin sorularını yanıtladı. DTP'ye açılan kapatma davasıyla ilgili bir soru üzerine Kılıç, şunları kaydetti:

''Genel anlamda siyasi partileri kapatma yönündeki kararların, Türkiye'nin demokrasisine ve bu konudaki ihlallere olumlu katkı vermediği kanaatini geçmişten bu yana ifade ediyoruz. Siyasi partilerin, Siyasi Partiler Kanunu ya da Anayasaya aykırılıklar konusunda farklı yaptırımlara muhatap olabilmeleri gerekir. Ama bu durum, demek değildir ki siyasi partiler kanunlara ve Anayasa'ya rahatlıkla aykırı eylemler, davranışlar ve söylemler içeresinde olsunlar. Elbette ki siyasi partilerin dikkat etmesi gereken hususlar vardır. Ülkenin barışına hizmet etmek gibi, ülkenin tamamına yönelik siyaset üretmek gibi, insanlarımızın tamamının ihtiyaçlarına cevap verecek söylemler geliştirmek gibi görev ve sorumluluklar, siyasi partimizin tamamı açısından geçerlilik taşır.

Siyasi partiler ödevlerinin farkında olmalı ama diğer taraftan- geçmişten bu yana ifade ettik- Türkiye'de maalesef parti kapatmalar, bu konudaki sıkıntıları ortadan kaldırmaya yönelik gereken tedbirleri içermiyor. Partiler bir şekilde yeniden kuruluyor. Türkiye demokrasisini farklı yönlerde geliştirmek ve güçlendirmek gerektiği kanaatindeyiz. Hiçbir siyasi partinin yöneticisi veya sözcüsü veya üyesi, yetkilisi, Anayasa'ya ve yasalara göz göre göre, açıkça, aykırılık içerecek davranışların içerisine girmemelidir. Buna özen gösterilmelidir.''

-DTP'NİN TUTUMU-

Suat Kılıç, ''DTP'liler bu yönde özen gösteriyor mu?'' sorusu üzerine, DTP'nin yaklaşımlarına bakıldığında, Türkiye'de birlikte bir şeyler yapabilme iradesine ve ihtiyacına katkı sağlamadıklarını, katkı vermediklerini gözlemlediklerini söyledi.

Kılıç, ''DTP, bu süreçlerde illegal taleplere aracılık ya da sözcülük etmek yerine halkımızın ihtiyaç ve beklentilerine aracılık ederse, sözcülük ederse hem Türkiye'nin huzuruna daha fazla katkısı olur hem de Türkiye'nin bütün bölgelerindeki barış ve huzur arayışlarına daha olumlu yönde destek vermiş olurlar diye düşünüyoruz'' dedi.

-YENİDEN YARGILAMA İDDİALARI-

Kamuoyunda, ''Taş atan çocuklarla ilgili'' olarak bilinen Terörle Mücadele Yasası ve Bazı Kanunlarda değişiklik yapılmasına ilişkin tasarının, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'ın yeniden yargılanmasına yol açacağı iddialarının hatırlatılması üzerine Kılıç, şu görüşleri ifade etti:

''Terörist başı Öcalan hakkında Türkiye'deki iç yargı yolları tüketilmiştir ve AİHM'e dosya götürüldükten sonra AİHM de yeniden yargılamaya gerek olmadığına karar vermiştir. O yargılama sürecinde savunma ihtiyacının gerekleri yerine getirilmiştir ve Türkiye yargısı o sınavdan yüzünün akıyla, başarıyla çıkmasını bilmiştir.

Bugün Meclisin gündemine gelen bir kanun tasarısının, yeniden yargılama imkanını sağlamaya yönelik bir tasarı olarak değerlendirilmesini doğrusu deli saçması bir yaklaşım olarak değerlendiriyorum. Bu demektir ki Türkiye'nin terörle mücadelesi sadece DTP tarafından istismar edilen bir süreç değildir. Türkiye'nin terörle mücadele süreci aynı zamanda CHP ve MHP tarafından da istismar edilen bir süreçtir.

Tasarıyı sevk eden Hükümet adına Adalet Bakanı, 'bu tasarı bir yeniden yargılama imkanı vermiyor' açıklamasını net bir şekilde ortaya koymuştur. Keza tasarının görüşüleceği Adalet Komisyonu aynı şekilde görüşünü 'bu tasarı yeniden yargılama imkanını vermemektedir' şeklinde ortaya koymuştur. Yine tasarının gelmesi sürecinde, AK Parti Grup Başkanvekilleri olarak bizler, 'bu tasarı yeniden yargılama imkanını hiç bir şekilde vermeyecektir, vermemektir' görüşümüzü ortaya koyuyoruz. Buna rağmen CHP ve MHP yöneticilerinin, söz konusu tasarıyla 'yeniden yargılama imkanı sağlanacak' şeklindeki yaklaşımları tamamen politik istismar amaçlayan yaklaşım ve cümlelerdir. Doğrusu Türkiye'nin barışına, huzuruna ve milletimizin doğru bilgi alma hakkına herkesin katkı vermesi, herkesin saygı göstermesi gerektiği kanaatindeyiz. CHP ve MHP'den gelen bu kabil yaklaşımlar milletimizi tedirgin ediyor, huzursuz ediyor. Kaldı ki bunlar tamamen gerçek dışı yaklaşımlar. Gerçeklerle uzaktan yakından alakası olmayan bakış açıları. Kendileri de bu kanundan böyle bir yargılama imkanının çıkamayacağının farkındalar.''

Kılıç, yeniden yargılamanın asla söz konusu olmadığını ifade ederek, ''Bu süreçler Türkiye açısından da uluslararası hukuk açısından da sona ermiş süreçlerdir. CHP ve MHP'nin yaklaşımları tamamen politiktir, tamamen seçim odaklıdır. Deli saçması, hukuk mantığından uzak yaklaşımlardır'' diye konuştu.

Tasarıdaki tarihle, yeniden yargılama arasında doğrusal bağlantının söz konusu olmadığını vurgulayan Kılıç, Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in bu yöndeki sözlerini hatırlattı. ''Bu hamur daha fazla su götürmez'' diyen Kılıç, tartışmaları ''politik istismar odaklı'' olarak niteledi.

-AFGANİSTAN-

Türkiye'nin Afganistan'a muharip asker göndermesine ilişkin tartışmaların sorulması üzerine de Kılıç, Türkiye'nin geçmişten bu yana uluslararası güç oluşumlarına katkı verdiğini hatırlattı. Kılıç, Türkiye'nin uluslararası güce katkı verirken belirlediği temel amacın, ''bu katkılar mutlaka gidilen ülkenin barışına, huzuruna, esenliğine, istikrarına katkı vermelidir ve bu arada insan haklarına, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye yönelik yaklaşımlar mutlaka korunmalıdır. İnsan hakları ihlallerine asla izin verilmemelidir'' şeklinde olduğunu söyledi.

Afganistan'a asker göndermenin içeriğinin de başından beri bu şekilde şekillendiğini anlatan Kılıç, ''Hep barış, hukuk, insan odaklı olarak Türkiye bu konuya yaklaşmıştır. Bugün de Türkiye'nin bu yaklaşımında herhangi bir değişiklik söz konusu değildir'' dedi.

KAYNAK: AA
YORUMLAR 1
  • Arjin Zınar 16 yıl önce Şikayet Et
    Günah Keçisi. Kimse DTP yi takmaz,millet kaçgündür sokakları filistine çevirmiş bu yeniyetmede herkesin yaptığı kolaycılığa sığınıp DTP yi suçluyor,sokak DTP yi tınlamaz anlamanız için daha neler olması lazım bilmiyorumki?Yaptığınız işleri adam gibi yapsanızda bu ülke refaha huzura kavuşsa,küçülteceğinize biraz büytseydiniz hücreyi adı hücre olmayacakmıydı?Hani çözmek istiyordunuz böylemi çözeceksiniz?Çark edeceksiniz bahane yaratıyorsunuz,nerde bir işe yaramaz varsa bu partiye toplanmış,sonrada halka yol gösterceklerpeh
    Cevapla
DİĞER HABERLER
Valilikler peş peşe duyurdu! Çok sayıda ilimizde yasak kararı! Aylarca sürecek
Kocasını 15 parçaya bölüp, çöpe atmıştı! Vahşette yeni detaylar ortaya çıktı