Altı soruda 'Arınç'a suikast' bilmecesi

Arınç'ın evinin bulunduğu sokakta 19 Aralık'ta Ankara Seferberlik Başkanlığı'nda görevli iki subayın yakalanmasıyla ilgili birçok iddia ortaya atıldı. İddialar ve subayların bunlara cevapları suikast iddiasını gündemde tutacak.

Altı soruda 'Arınç'a suikast' bilmecesi
Altı soruda 'Arınç'a suikast' bilmecesi
GİRİŞ 01.01.2010 13:37 GÜNCELLEME 01.01.2010 13:37

Arınç'ın evinin bulunduğu sokakta 19 Aralık'ta Ankara Seferberlik Başkanlığı'nda görevli iki subayın yakalanmasıyla başlatılan Çukurambar soruşturmasında gözaltına alınan subaylar ile ilgili olarak bir çok iddia ortaya atıldı. Soruşturma aşamasında basına sızan iddialar ile subayların savcılıkta ve mahkemede verdikleri belirtilen ifadeler arasında büyük farklar var. Subayların yakalandıkları yerde Arınç için bulunduğu iddiasına karşın subaylar da sorgularında, Genelkurmay Başkanlığı'nın yaptığı açıklamada yeralan “Köstebek zanlısı hakkında bilgi topluyorlardı” görüşüne paralel ifadeler kullandılar. Subaylar, savcılara ve hâkime izlenen subayın ismini verince Genelkurmay, dün söz konusu zanlının bilgi sızdırdığına dair bir bulguya rastlanmadığını duyurdu.

Arınç’ın Çukurambar’daki evi yakınlarında, bir ihbar üzerine Albay E.Y.B. ve Binbaşı İ.G.’nin yakalanması sonrasındaki süreçte 25 Aralık’ta gözaltına alınıp savcılıkta sorgulanan Seferberlik Ankara Bölge Başkanlığı personeliyle ilgili ortaya atılan iddialar ve askerlerin bu iddialara verdikleri yanıtlar şöyle:

‘Arınç’ı değil bir albayı izliyorduk’

1) İddia: “Arınç’ı izliyorlardı.
Yanıt: Genelkurmay, iki subayın bilgi sızdırdığından şüphelenilen bir askeri personel hakkında bilgi topladığını açıklamıştı. Zanlı askerler de 1 yıldan beri izledikleri kıdemli kurmay albay ..’ı izlediklerini, olay günü de saat 14.00’e kadar söz konusu izlemeyi sürdürdüklerini söylediler. Albay EYB şunları söyledi: “1 yıl bu görevi devam ettirdik. Ama bilgi sızdırdığını tespit edemedik. Görevin sonlandırılması için arkadaşlarımızla konuştuk. Teklifimizi Y. albaya ilettik. Temmuz ayıydı. Y. albay da kabul etti. Ekim ayına kadar bu izlemeye son verdik. Ekim ayında üstlerinden aldığı emir gereğince Y. yeniden göreve devam edeceğimizi söyledi.”
Albay E.Y.B. sözlerinin doğruluğunu kanıtlamak için zanlı albayı o gün AnkaMall AVM’nde de izlediklerini anlattı ve iki delil önerdi: AVM’nin güvenlik kamerası kayıtlarına bakılsın. Zanlı asker ile kendi telefonlarının baz istasyonları kayıtlarına bakılsın.

Seferberlik Bölge Başkanı Albay Y.A. da savunmasında, zanlı personeli izleme emrini üst komutanlardan aldığını binbaşı ve albaya da kendisinin verdiğini söyledi. Albay Y.A.’ya göre izlenen albay, subayların yakalandığı yerin çaprazında oturuyor. Genelkurmay Başkanlığı da dünkü açıklamasında, izlenen albayın bilgi sızdırdığına dair herhangi bir bulguya ulaşılamadığını bildirdi.

‘Krokiyi cebime polis koydu’

2) İddia: Yakalanan Albay E.Y.B, cebinden Arınç’ın apartmamının krokisi olan kâğıdı çıkarıp yutmaya çalıştı. Polis bunu engelleyerek pusulaya el koydu.
Yanıt: Albay E.Y.B. Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki savunmasında bunun gerçek dışı olduğunu iddia etti ve şunları anlattı: “Olay yerinde başım üşüdüğünden montubun yan cebinden beremi çıkarmak istedim. Beremi alırken bir not yere düştü. Hava karanlık olduğundan kâğıtta ne yazdığını göremedim. Ben eğilirken, polis de benimle birlikte eğildi. Yerden kâğıdı alıp notu da polise gösterdim. Elim cebimdeyken, elimi çıkarttığımda kâğıt da elimdeydi. Bu arada su içmek için şişenin kapağını açtım. Kapakla kâğıt sağ elimdeydi. Polis ‘aç elini’ dedi. ‘Yutacak’ diyerek üzerime atladılar. Bulunan pusula bana ait değildir. Kime ait olduğunu da bilmiyorum. Montumun sağ yan cebine nasıl girdiğini bilmiyorum. O ana kadar üzerimde böyle bir not yoktu. Polisler bizi arabadan çıkarttığında, ellerimi arkadan kelepçelediler. O anda üst araması da yaptılar. Kanaatimce polisler ihbarın devamında soruşturmayı derinleştirebilmek için cebime bunu koydular. Bir yıldır bu bölgede görev yapıyorum, aynı kişiyi izliyorum. Evini de biliyorum. Böyle bir adresi taşımama gerek yok. Pusuladaki adreste kimin oturduğunu ve adresin neresi olduğunu bilmiyorum.”

Binbaşı İ.G. de olaya ilişkin olarak şu ifadeyi verdi: “Merkez Komutanlığı’nda görevli albay gelmeden önce polisler E. albayın elini tuttular. Elinde bir şey var diye birisi bağırdı. Elini açıp bir şey aldılar. Albay bu şeyi yemeye çalışmadı. Olay yerinde gözaltında tutulurken bindirildiğimiz minibüste şoför mahalindeki polis araçtan inince, tutanak tutmak üzere getirilen kâğıtların altına baktım ve Albay E.Y.B.’den çıktığı söylenen adresin aynısının bir A5 kâğıda yazılı olduğunu gördüm. Alt tarafında dairesel şekilde karalamalar vardı. Tutanak tutulurken bu adresin, minibüs içerisinde bulunan tutanak kâğıtlarının altında yazılı olduğunu söylemeyi aklıma getiremedim.

‘Basın kartı maçlar içindi’

3) İddia: Albayda sahte basın kartı vardı
Yanıt: Kartı kayınbiraderimden 15 yıl önce maçlara serbest girebilmek için aldım. Ama hiç kullanmadım. Cüzdanımda olduğunu bile unutmuştum.

4) İddia: Araçtan bazı bakanların ve TBMM Başkanı’nın evlerinin bulunduğu Dikmen Cevizlidere Caddesi’ni gösteren kroki çıktı.
Yanıt: Albay E.Y.B ifadesinde şunları söyledi: Krokiden, aramaya kadar haberim olmadı. Bilgisayar tamiri için Astsubay M.U.’nun askere (er S.T.) çizdiği kroki olduğunu öğrendim. Seferberlik Bölge Başkanı Albay Y.A.’nın krokiye ilişkin söyledikleri de şöyle: “Araçtaki krokiyi uzaktan gördüm. Araştırdığıma göre, astsubayımız M.U. çizmiştir. Bozulan bilgisayar yazıcısını tamir için askere vermek amacıyla çizmiştir. Krokiye rağmen asker, HP bilgisayar tamir yerini bulamamıştır. Yardım aldığı polisin tarifi üzerine bulmuştur. Bu olay 2 ay önce gerçekleşmiştir. (Radikal’in notu: HP’nin yetkili servisi, Dikmen’deki anacaddelerden birinde bulunmaktadır.)”

Gül hakkındaki not oğlumun

5) Albayın ajandasında Ergun Poyraz’ın ‘Musa’nın Çocukları’ kitabından Cumhurbaşkanı Abdullah Gül hakkında alıntılar vardı.
Yanıt: Ajandamda Abdullah Gül ile başlayan yazı bana ait değildir. Oğluma aittir. Oğlum 16 yaşındadır. Musa’nın Gülü ve Musa’nın Çocukları (Ergenekon zanlısı Ergun Poyraz’ın) kitabından bana özet çıkardığını söylemiştir. Zaten hepsi 1 sayfadır.

İmha 15 günde bir yapılır

6) Er S.T. babasıyla telefon görüşmesinde “Delilleri yakıyoruz” dedi.
Yanıt: Albay E.Y.B., “Evrak imha işlemine katılmadım. Evrak imha edildiğini biliyorum. Bunlar emirle yapılmaktadır” dedi. Seferberlik Bölge Başkanı Albay Y.A. da zaman zaman, kozmik evrakların imhası için emir geldiğini, imha işleminin hangi prosedürle yapıldığını anlattı ve “Söylenildiği gibi, bu işi erler yapamaz. Ama erler imha işlemini görmektedir. 10-15 günde bir bu işlem yapılır. Son imha işlemini, olayın olduğu cuma günü değil, önceki cuma yaptık” dedi.

Bu da savunmanın iddiası: İhbar ABD’den

Savunma avukatları, soruşturmaya dayanak yapılan ihbar numarasının 123 06 06 olduğunu, bunun ihbarın ABD’den yapıldığını gösterdiğini, ABD’den subayların kullandığı araçların plakasının bile verildiğini ifade etti. Avukatlar, ihbarın 155’e değil, TEM şubeye yapılmasına da dikkati çekti.

KAYNAK: RADİKAL
YORUMLAR 21
  • Bana Göre 16 yıl önce Şikayet Et
    :)). ben bile daha iyi savunma verirdim :))
    Cevapla
  • Metin Yazar 16 yıl önce Şikayet Et
    Geçti borun pazarı.... Law silahını " boru " diye yutturmaya kalkanların artık hiç bir sözlerine inanmıyorum. Kendileri onun bir boru olduğuna inanabilirler veya inandırılmışlardır ama ben neden inanayım? Benim bildiğim borular: Soba borusu, su borusu, kalorifer borusu, petrol borusu... Ha, eğer bunun dışında ( bizim bilmediğimiz ) bir boru çeşidiyse söylesinler inanalım. Acaba - Bor - diyeceklerdi de yanlışlıkla - Boru - mu dediler? Artık onu da diyemezler. Çünkü geçti borun pazarı...
    Cevapla
  • hakan aslan 16 yıl önce Şikayet Et
    bayat savunma. Askerlerin yaptığıyı savunmayı güneydoğuda 7 yaşındaki taş atan çocuklar yapıyor. başka yalan bulamadılar mı? ben bile daha tumturaklı bişey uydururdum. adam gece vakti arabadan yere eğilmiş o anda eline kağıt yapışmışmış. ha ha ha
    Cevapla
  • cenk 16 yıl önce Şikayet Et
    sıkıldııık. ya bırakın allah aşkına şu suikast masalını yeter artık hayır olsa bile bu kişi eminim ki arınç olamaz çünkü arınç suikast yapılacak biri değil ne verdiki bu millete sadece kendi reklamını yapıo.
    Cevapla
  • Aziz Tekin 16 yıl önce Şikayet Et
    birde şu yönden bakalım. rüzgarı ters çevirmek için cuntanın yaptığı bir oyunda olabilir bu..
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
DİĞER HABERLER
ABD ülkeye almamıştı! Somalili hakem kahraman gibi karşılandı
Merkez Bankası yarın ne yapacak? 'Bekle-gör' dönemi sürüyor