Ergenekon'u dört koldan çözen kitaplar

Mehmet Altan, Mümtazer Türköne, Gültekin Avcı ve Furkan Aydıner'in Ergenkonu deşifre eden ve arkasındaki mantığı gözler önüne seren kitapları, şimdi avantajlı bir kampanya çerçevesinde okurlara daha hesaplı ulaştırılıyor.

Ergenekon'u dört koldan çözen kitaplar
Ergenekon'u dört koldan çözen kitaplar
GİRİŞ 10.02.2010 15:26 GÜNCELLEME 10.02.2010 15:26

Emrah Eriç'in haberi

"Ergenekon’un kodları bu kitaplarda saklı" sloganıyla 4 kitap için özel kampanya başlatan Moral kitap Organizasyon, kampanyanın amacını; okurları, yaşadığımız yakın tarihin derinliği ile okurlara daha fazla yüzleşme ve olan biteni daha bilinçli yorumlayabilmesine katkı sağlamak olarak açıklıyor. Kampanya, Ergenekon'un bu kitaplarda deşifre olduğu fikrinden hareket ediyor...   

Son bir kaç yılın en derin özetini veren kitaplar olarak nitelendirdiği dört eseri, Moral kitap Organizasyon, kampanya çerçevesinde 30 Lira bedelle, kargo ücreti almaksızın ve istendiği taktirde teslim alındığı anda kapıda ödeme sistemi ile ulaştırıyor.

Kampanya içeriğinde yer alan dört kitap; Türkiye’nin son yıllarına damgasını vuran konusu Ergenekon'u konu alıyor doğal olarak. Kitapların yazarları, Mehmet Altan, Mümtazer Türköne, Gültekin Avcı ve Furkan Aydıner...

MEHMET ALTAN DEMOKRASİNİN PUSLARINI SİLİYOR

Mehmet Altan, adına Ergenekon denilen çeteci yapılanmayı ve ana aktörlerini sorguluyor. “Puslu Demokrasi”nin karanlık sokaklarında ilerlemek isteyenlere güvenli bir yol haritası sunuyor.

KİTAP'tan bir bölüm...

Veli Küçük’ü Susurluk’tan beri bilen, Ergenekon Terör Örgütü sürecini izleyen biri bu bilgileri gazetelerde okuyunca iddianın vahameti karşısında bir dakika sağduyuyla düşünmez mi? İşin garibi de kimi gazete ve köşelerin, Ergenekon sürecine Alaska’da bulunmuş bir bitki türü muamelesi yapması, olayı hiçbir şekilde görmemesi, kör bir inatla yok sayması olmuştur. Aslında medyadaki konuyla ilgili yayınlar ve yorumların bir çetelesini çıkarmak, çarpıcı bir tablo oluşturabilir. Ergenekon Terör Örgütü iddialarındaki çarpıcı gelişmeleri sadece siyasal bir operasyon olarak göstermek ve her yeni gelişmeyi hedefte yargı ve ordu var diyerek kapatmaya çalışmak ne kadar doğru, ne kadar anlamlı, ne kadar inandırıcı? Çare sağırlık değil, çete iddialarına karşı hukuksal duyarlılıktır. Sanıklardan biri kendine bombaları vereni işaret ediyor ise, bu kişi de Veli Küçük ise, gazetelerin durumu biraz daha soğukkanlı değerlendirmesi gerekmez miydi? Kimi gazeteler özellikle Cumhuriyet gazetesi bunu görmedi, görmek istemedi.

Kendine atılan bombanın “menşeini” merak etmeyen bir gazeteciliğin olduğu ülkede “Gazeteciliğin” ne olduğunu merak et­menin zamanı artık gelmiştir bence.

Puslu Demokrasi Ergenekon Güncesi

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kitaptan...

"Bizde yargı denetimi yönetilenler için vardır, yönetenlere, hele hele askerlere filan, yargı asla ulaşamaz kanaati vardır. Bu kanaat o kadar güçlü ki, tersi olduğunda herkes tedirgin oluyor, Ankara hareketleniyor, o buna, bu ona olağanüstü ani ziyaretlerde bulunuyor. Hukukun üstünlüğüne dayalı demokratik bir ülkede ise yargının denetim faaliyeti, yöneten ve yönetilen, herkesi eşit ölçüde kapsadığı için gözaltına alınana göre tavır belirlenmiyor. Orada hukuksal iddia önemliyken, bizde ise denetlenenin kimliğidir önemli olan.

DARBECİ RUHUN KÖKENLERİNİ ANLATAN KİTAP

Mümtaz'er Türköne anılarıyla siyasal okumalarının birleştiği "Darbe Peşinde Koşan Bir Nesil: 68 Kuşağı" adlı kitabında. Ergenekon`un kırk yıl önceki operasyonlarına dikkat cekiyor ve darbeci ruhun köklerinin derinlerde olduğunu işaret ediyor. "Kırk yıl öncesinden kırk yıl sonrasına açılan bu pencereden okumalısınız" denilen kitapta 68 Ruhu'nun darbeci zihniyetlerle nasıl kirletildiğinin hikayeleri var.

Mümtaz'er Türköne'nin darbeci zihniyeten beslenen pek ismi yüzleşmeye çağırdığı anıların yer aldığı kitapta, 68 Kuşağı'nın militan isimleninin derin devlet tarafından nasıl kullanıldığına dair hadiseler göz önüne serilirken o hadiselerin günümüzdeki izdüşümleri de işaret ediliyor.

Darbe Peşinde Koşan Bir Nesil 68 Kuşağı

KİTAP'tan bir bölüm...

 

 

 

 

Darbe mi, devrim mi?

 

 

 

 

MTTB’liler Hukuk Fakültesini basıyorlar. Gürkan “Onları püskürttük” diye anlatıyor. “Beyazıt Meydanı’nda çatıştık ve mecburen Beyazıt camiine sığındılar. Benim elimde silah var. Yere çömelip nişan alarak ateş ediyorum. O gün sağcılara iyi bir ders verdik” diyor. Ertesi gün gazetelere bakıyor. Birinin manşeti “Solcular camiden çıkan kalabalığa ateş ettiler.”

Gür­kan manşetin altında ateş ederken çekilmiş resmini görü­yor. Neresinden bakarsanız bakın, ispatlı delilli bir suç. Ruhsat­sız silah bulundurmakla başlayıp, meskun mahalde ateş et­mek, öldürmek kastıyla kalabalığa ateş etmek diye uzayacak bir çok suçu işlemiş durumda bu fotoğraftaki adam. Mus­tafa Gürkan, “beni çok şaşırtan bir şey oldu” diyor. “Gittim teslim oldum ve iki hafta sonra tahliye edildim.” Nöbetçi sav­cılar ve mahkemeler ayarlanmış ve bu militan öğrenci ceza­evinde pek fazla oyalanmamış. Bana “nasıl olduğunu anlayamadım” dedi. Yorumu ben yaptım.

“O kadar becerikli ve gözü kara bir militana dışarıda ihtiyaçları vardı; seni sevdikleri için değil, arkandakiler sana ihtiyacı oldukları için ilgi göstermişler.” Bu yoruma sadece başını sallamıştı.

Mustafa Celil Gürkan’ın Bedri Baykam’a 68’le ilgili söylediklerini, dünyasını renkli bulduğum bu adamı tanımış olmanın ilgisiyle okudum.

“Hepimiz cuntacıydık” diyor 68 için Mustafa Gürkan. “Türk ordusunun siyasi hayata bir 27 Mayıs gibi müdahale etmesini çok istedik. Bunun için gece üçlerde yürüyüş yaptık. 27 Mayıs 1970’de Ankara’da orduevinin önüne gittik.”

 ERGENEMEDYAYI TANITAN KİTAP

Ergenekon için kurşun atmak da, yemek de bir “şeref” değil diyor ünlü Savcı Gültekin Avcı.  Yaptığı çıkış ve adaletsizliğe karşı kitapları ile sistemi rahatsız eden ve görevinden ayrılmak zorunda kalan Gültekin Avcı,  ‘Ergenekon'un Medya ile Dansı’ nı anlattığı kitapta, okurları Ergene-Medya ile tanıştırıyor.

Ergenekon’un medya ile son dansını bilinçli olarak izlemek isteyenlere kitap ilginç açılımlar sunuyor.

Ergenekon

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kitabın içindeki konular...

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

MERKEZ MEDYANIN BİRİNCİ GÜÇ KONUMUNU YİTİRMESİ: Merkez Medyanın Politika Mühendisliği Merakı ve Mücadeleleri, İktidar Uğruna Bakanlarla Mücadele, Doğan Grubu ve Ecevit, Medya Patronlarının Hükümetlerle Kesişen Yolları, Doğan Grubunda Vicdanına Kulak Veren Bir Ses.

ÜRETİLEN HABERLERLE KAMUOYU KONTROLÜ: Modelin Öncüsü CIA ve Medya, Gazetecilerle CIA’in Bitmeyen Flörtü, CIA, Pek Çok Batılı Aydını Kullanmıştı, Dünya Haber Ajanslarının Etkisi

ABD MEDYA ÇARKI’NIN DÖNÜŞÜ: Radyoda ABD Yanlısı Dini Telkin Operasyonu, Medyanın Gücü, ABD’yi de Zorluyor

İNGİLİZ MEDYASINDAN TÜRK MEDYASINA: 300 Yıl Sonra Bir Başkanın İstifası

MEDYA VE DERİNLİKLERİN HİKÂYESİ: Ülkücü Baba’ların Arzı Endam Etmesi, Mafyadan medyaya

GERÇEKLERİN KURTLAR VADİSİ’YLE TANGOSU: Kurtlar Vadisi Milliyetçiliği, Derin Dizilerin Faydası Oldu mu?, Kurtlar Vadisi Bir Psikolojik Savaş Aracı mı?

ergene-medya: Medya Ergenekon Operasyonuyla Tanışınca, Polat Alemdar’ın Karizmasını Bitirdiler, Medyada Maskeleri İndiren Ergenekon Neydi?, “Ergenekon Lobi” Devrede, 12 Mart Generalleri Ergenekon’u Tarif Ediyordu, Ergenekon Sanığı Öğretim Üyesinin Ergenekon İtirafı, MİT: Ergenekon Asker Orijinli İllegal Örgüt

ERGENEKON’UN MEDYAYI İSTİLASI
VE MEDYAYA İHTİYACI
: Antidemokratik Güçler Medyaya Neden İhtiyaç Duyar?, Susurlukta Kükreyen Kalemler Ergenekon’da Neden Sustu?, Ergenekon’un Medyaya Psikolojik Harekâtı ve Karargâhta Ergenekon Brifingi,

ERGENEKON’UN MEDYA OPERASYONLARI

Turkcell İçin Teşekkürler!, Ergenekon Medyasına Nazlananlar Unutulmuyordu!, Kimmiş o Ağzı Gevşek Gazeteci?, Aydın Doğan’a İkazlar, Aydın Doğan: “Hürriyet Benim Değil Koç’un!”, Star’ı Ulusal Bir Kanala Çevirin!, Kışlalı ve Kırca’dan Orgenerale: “Ne Yapacaksanız Çabuk Yapın!”, Orgeneral:
“Medyada Sizden Başka Laik Hassasiyeti Olan Yok!” Turgay Ciner Kimden Yana?, Koç Kime Destek Veriyor?, Sinan Aygün, Akın İpek’e Ne Anlatmaya Çalışıyordu?, Generalin Emirlerini Bekleyen, “Gazeteci” Olur mu?,

ERGENEKON İDDİANAMELERİNE YANSIYAN MEDYA-ERGENEKON İLİŞKİLERİ

Cumhuriyetin Trajını Artırmak, “Çukurova’nın Ergün Poyraz’a Verdiği Maaş Kesilmesin.”, Yazar Ergün Poyraz, JİTEM’den Para Alıyordu, Ergün Poyraz Kitaplarındaki Bilgileri Nereden Alıyordu?, Ergün Poyraz’ın kitaplarını kim yazdı?, Gizli İrtica Tehdit Analizi Belgesi Genelkurmay’dan Nasıl Sızdı?

ERGENEKON SÜRECİNDE  GERÇEK KİMLİKLİ MEDYA ENSTANTANELERİ: Gerçekler Mecburen Değiştiriyor, Görsel Medyanın Yaman Çelişkisi, Veli Küçük’ün Sözleri Medyada Nasıl Yankılandı?, Aydın Doğan’ın Tedirginliği

TÜRK MEDYASININ DARBEYLE İMTİHANI: Milliyet’in Klasik Bir Tavrı, İrtica Eylem Planı’nın Deşifresiyle, Medyada Esen Rüzgârlar, Karanlık Tezgâha Uyum Gösteren Gazete Haberleri, “İmza Sahte” Diyen Medya Organları Nasıl Çark Etti?, Gazeteciler Genelkurmay’da, Medyada Askerî Savcılık-Sivil Savcılık Yetki Tartışmaları, İrtica Eylem Planını Türk Medyası Nasıl Karşıladı?

SİVİL MEDYA VE KARARGÂH MEDYASI: Ergenekon’da medya neden bölündü?, Medyadaki Manişeizm, Askerî vesayetin ürettiği aydın kimliği...  

MERKEZ MEDYA VE DÜNYA MEDYASININ  ERGENEKON’A BAKIŞ FARKI

PSİKOLOJİK HAREKÂT NEDİR?: Bir İstihbarat ve Enformasyon Silahı Olarak Psikolojik Harekât, Zihinlerin Manipülasyonu Hangi Araçlarla Yapılıyor?

GÜÇLER ARASI DENGELERDE TÜRK MEDYASı

MEDYA PATRONLARI VE GENERALLER

MEDYADA İDEOLOJİK PAKET BÜTÜNLÜĞÜ: Türkan Saylan’la Yaşananlar

ERGENEKON OPERASYONU TÜRKİYE’YE NELER KAZANDIRDI? 

DARBELİ DEMOKRASİ

Furkan Aydıner, Amerika’dan Türkiye’ye bakınca gördüklerini ve hissettiklerini okuyucusuyla paylaşıyor, ‘Darbeli Demokrasi!’ eserinde ve kavramı bir gulyabin olarak tanımlıyor.   

Darbeli Demokrasi,  toplumsal ilişkilerimizi fesada uğratan, siyaseti bir tahakküm ağı haline dönüştüren, aileyi bir mutsuzluk yuvası haline getiren, üniversiteyi, dogmaların ve modern hurafelerin dayatıldığı ortamlara dönüştüren ve bilumum darbelere kaynaklık eden zorba virüsü, Aydıner’in dilinde ‘geldiği yere gönderilmesi gereken bir gulyabani…’

12 Ana bölümden oluşuyor kitap, her bölüm kendi içinde yaklaşık bir düzine alt baylıkla izah ediliyor. Kitabın ilk bölümü, 27 Nisan'da Hacklenen demokrasi. İkinci Bölümün adı Türkiye'nin çağdaşlaşma serüveni ve çağdaş gericiler adını taşıyor. Kitabın diğer bölümlerinin adları sıra ile şöyle: Çağdaş Gericiler ve Başörtüsü, Darbeler ve 'Zorba Virüsü', Zorba rektörler ve 'zorba virüsü', Darbe aşısı ve demokrasi 1 -2, Üniversiteler ve Darbeler, Bilim Çağı ve Darbeler,  Mahalle Baskısı ve Darbeler, Küresel Zorba Virüsü ve Küresel Bakış, Münazarat: 100 Yıllık Demokrasi Manifestosu.... 

Darbeli Demokrasi

KİTAP'tan bir bölüm...

" ... balans ayarları, Türkiye’nin ve dünyanın dengesini bozan, hem laikliğe hem de demokrasiye olan inancı zedeleyen, zorba virüsünün patlama yaptığı süreçler. Zorba virüsüyle baş edebilen Türkiye, bu virüsün ürediği ortamları sterilize ederek demokrasisini yerleşik hale getiren, ekonomisini yapısal istikrara kavuşturmuş, başı dik bir Türkiye olacaktır..."

 

 

 

 

 

 

 

 

"Küresel savaşın başladığı ilk cephede savaşan entelektüellerin önemli bir kısmı Harvard ve Yale gibi dünyaca tanınmış üniversitelerden mezun olduğuna; hatta bazıları buralarda ders verdiğine göre savaş kararlarının kuvvetli gerekçesi olmalıydı. Kendilerini demokrasi havarileri gibi gören bu entelektüel grup, yüz binlerin hayatına mal olsa da demokrasiyi yayacaklarını iddia ediyorlardı. Bundandır ki Irak işgalinin adı “Irak Kurtuluş” savaşı oluverdi. Oysa Ortadoğu’daki diktatör rejimlerini, ülke menfaatleri öyle gerektirdiği için halen ayakta tutan yine bu demokrasi havarileriydi. O halde söylediklerinden ziyade yaptıklarına bakıp bir hüküm vermek gerekirdi.

Entelektüel muhariplerin dünya görüşünü en iyi analiz edenlerden biri, “sulh-u umumi” kavramıyla ifade ettiği “küresel barışı” savunan Bediüzzaman Said Nursî’dir.  Entelektüel muharipler, Nursî’nin On İkinci Söz’de “felsefe şakirdi” diye tenkit ettiği gruba benzer: Onlar, “nokta-i istinadı (dayanak noktasını) kuvvet kabul eder. Hedefi menfaat bilir. Düstur-u hayatı(hayat prensibini) cidal(mücadele) tanır. (…) Semeratı(meyveleri) ise hevesât-ı nefsaniyeyi tatmin ve hacat-ı beşeriyeyi(insanın ihtiyaçlarını) tezyiddir(artırmaktır). Hâlbuki kuvvetin şe'ni(gereği) tecavüzdür. Menfaatin şe'ni, her arzuya kâfi gelmediğinden, üstünde boğuşmaktır. Düstur-u cidalin(mücadele prensibinin) şe'ni çarpışmaktır. (…) İşte bu hikmettendir ki beşerin saadeti selb(harab) olmuştur.”

Kuvvetli olan haklıdır

Entelektüel muhariplerin dayanak noktası “kuvvettir”. Bütün güçlerini kuvvetten alıyorlar. Kuvvetini kararlarının hakkaniyetinden almak yerine, kuvvetleri sayesinde haksız kararlarını hak diye herkese kabul ettirirler. Bu nedenle kuvvetlerini zinde tutmak için gayret gösterirler.

KAMPANYA ŞARTLARI

Moral Kitap Organazasyon'dan kampanya ile ilgili olarak yapılan açıklama şu şekilde:

"ERGENEKON KİTAPLARI SETİ adı altında bir araya getirilen bu kitaplar kampanya süresince sadece 30 Türk Lirası. Üstelik hem kargo bedeli yok hem de kapıda ödeme. ‘Herkes okusun ve öğrensin’ sloganı ile hazırlanan bu sete sahip olmak isteyenler http://4442414.com/setler.php?id=17 adresinden ya da 0212 444 24 14 numaralı telefondan sipariş verebilirler.

Ayrıca mail gönderme ya da ve arama imkânı olmayanlar için kısa mesaj hattı devrede. 3969’a Kitap yazıp bir boşluk bırakıp ardından adınızı, soyadınızı, telefon numaranızı yazın gönderin. Moral Kitap en kısa sürede sizi arayacaktır..."

YORUMLAR 1
  • insanı sevmek 16 yıl önce Şikayet Et
    BİLNÇLİ TÜKETİCİLERİN DİKKATİNE. burdaki kitapların aynısı 25.74 TL ye kitap yurdu com dan temin edebilrsiniz. kampanya adı altında sunulan aldatmacalara inanmayın.HAKKINIZI BİLİN
    Cevapla
DİĞER HABERLER
Türkiye'nin Dünya Kupası'nda oynayacağı ilk maçı yönetecek hakem açıklandı
Son dakika haberi: BYD'den Türkiye açıklaması! Kararı resmen duyurdular...