Uyku ne büyük nimetmiş meğer!

Uyku ne büyük nimetmiş meğer!

16 Şubat 2012 13:14 - 1 Yorum - 6,454 Okunma

Gece uykusuz kalmak kimine göre üretkenliğin olduğu saatlerdir. Oysa hiç de öyle değil. İnsan bedenin çalışma sistemine medyan okuyanları ne halde olduklarına bir bakın!



Gençlik dergisi “GencizBiz” şubat sayısında, gençlerin geceleri uyumayarak bilgisayar başında geçirdikleri vakti sorguluyor.

“Uykusuz Her Gece” başlığıyla hazırlanan dosyada bir gencin uykusuz kalıp, uzun süre ekrana bakmakla oluşan kriz geçirmesinden yola çıkılarak geceleri gençlerin neden uyumadıkları ve yol açtığı sorunlar masaya yatırılmış.

Ayşe Şahinboy Doğan / Gülizar Sönmez’in haberi


Sabah erken kalkardı atalarımız, tarlanın bağın bahçenin içinde geçen günlük koşuşturma yatsının günü kapatmasıyla son bulurdu. Yine aynı hayat meşgalesine uyanmak için kapanırdı gözler ve gece kendi karanlığı içerisinde bir bilinmezliğe doğru açılırdı. Atalarımızın karanlık saatleri uyuyarak geçirmesine tepkimizden olsa gerek, artık çok az uyuyoruz. Ya da uyuyorsak karanlığın içinde değil de gündüzün göbeğinde dalıyoruz. Karanlıkta uykuyla geçirilen zamanı sorguluyor ve daha nasıl uyumadan bir 24 saati geçirmenin planlarını yapıyoruz. 48 saat sonrasında beynimizin artık uykusuzluktan yalpalayan loplarıyla farklı bir deneyimi yaşamış oluyoruz.

kullan

GencizBiz Dergisi her sayısında okuyucuyu nostaljik bir yolculuğa çıkararak bir zamanların vazgeçilmezi fotoromanlara geri götürüyor. Her sayıda başka bir konuğun hikâyesinin paylaşıldığı fotoroman sayfasının bu sayıdaki öznesi Sadık Yalsızuçanlar…
Şu sıralar “Öyle Bir Geçer Zaman Ki” dizisinde Kenan karakterini canlandıran usta oyuncu Hüseyin Avni Danyal ile bir röportajında yer aldığı dergide Danyal kendi dizisini bile izlemediğini itiraf ediyor. Derginin bir diğer konuğu ise Vatan Gazetesi Köşe Yazarı Mutlu Tönbekici. Serbest Kürsü köşesinde dergi yayın kurulu ile birlikte yapılan sohbetin yansıması okunuyor bu sayfalarda.
Kısa film çekmek isteyen gençler için de kısa film çekme tekniklerinin anlatıldığı bir bölüme yer verilen dergi Öğrenci Bütçesi sayfasıyla da dikkat çekiyor.
Üsküdar Gençlik Merkezi’nin bir projesi olarak ortaya çıkan derginin kadrosu da daha önce birçok dergide görev yapmış gazetecilerden oluşuyor. Bir gençlik platformu olmayı hedefleyen dergi ilerleyen zamanlarda sosyal projelerle adından söz ettirmek istiyor.
Üsküdar Belediye Başkanı Mustafa Kara’nın imtiyaz sahibi olduğu dergiye ulaşmak için “Üsküdar Gençlik Merkezi, Burhaniye Mah., GençOsman Sk. No:13 P.K. 34676 Üsküdar / İstanbul” adresi ya da 0216 557 71 98 nolu telefon kullanılabilir.


Kapital düzenin yakında hiç uyumadan çalıştırabileceği, tükettirebileceği sistemleri gelmeden önce son bir defa daha geri dönüp bakmak istedik. Eğer uyku sanıldığı kadar “dertli” bir şeyse susacak, ama aslında bir külfetten çok yaşamın doğası gereği olmazsa olmazıysa yazmaya devam edeceğiz. Bir hafta boyunca uykusuz kalınarak yazılmış bu dosyanın içerisinde uyku ve uyanıklık arasındaki izdüşümlerini sorguladık.

BEYNE NEDEN KAN GİTMEZ Kİ!

Gözlerinin kapandığını hissediyordu, 3 gündür uyumadan takılıp kaldığı onlarca site arasında kime en son yorum yazdığına bakıyordu. Aaa! En son attığı tweet retweet olmamış mıydı? Ne şans, yine cümlenin hasını kurmuştu. Yavaşça doğrulup arkasına dayanmak istedi. Arkasına dayanabilmiş miydi, yoksa öylece yığılıp kalmış mıydı bilmiyordu. Gözlerini açtığında ne hatırlıyordu en son, onu bile tam ikame edemiyordu zihni.  Arkadaşları telaşla, onun yere birden yığılıp kaldığını, ellerinin ters döndüğünü, gözlerinin kaydığını anlatmaya başladı. Onlar anlattıkça içine elyın girdiğini düşündü, sonra babaannesinin bahsettiği üç harfliler aklına geldi. “Tabi” dedi “geçen gece destursuz çöp atmıştım, kesin çarpıldım”. Arkadaşları gelişmeleri, doktora gidişlerini heyecanla anlatmaya devam ediyordu. Birden hastane odasında olduğunu fark etti ve can alıcı soruyu sordu: “nolmuş bana?” , “– oğlum beynine kan gitmemiş ondan böyle acayip olmuşsun.”

KARANLIKLARIN EFENDİSİ: MELATONİN

Aklımızın idrak kısımlarında zorlandığımız bir noktadır insan bedenin çalışma sistemi. Sadece gece karanlığında belli saatlerde salgılanan melatonin hormonun da görevini tam olarak anlayabilsek, uykunun varlığının bir zaman kaybı olmadığını söyleyebilirdik. Melatonin akşam saat 21’den sonra salgılanmaya başlıyor. Gece saat 2 ve 4 arasında en yüksek seviyeye ulaşıyor. Ve sabah 7’de azalmaya başlıyor. Uyku bastırmasının nedeni olan melatonin salgısı, doğru zamanlarda beden de işlevi görürse, tüm organların hayrına bir çalışmayı gerçekleştiriyor. Tamir ve onarım vazifesi gören melatonin doğru zaman da salgılanmadığında ise bedenin sağlıklı kalmasına faydası olmuyor. Bir çöpçü gibi görev yapan melatonin, bütün çalışma saatleri boyunca yorulan ve atık madde biriktiren hücrelerin içine kolaylıkla girerek, temizlik yapıyor. 

Bu sessiz ve fark edemediğimiz temizlik, ertesi sabah hücrelerimizin yeni bir iş gününe hazır olabilmesi için yapılan en önemli faaliyetlerden biri. "Size geceyi örtü, uykuyu bir istirahat, gündüzü de dağılıp çalışma vakti kılan O'dur." (Furkan Sûresi–47) ve "Uykunuzu dinlenme yaptık." (NebeSûresi–9) ifadeleri de bu noktada önemlidir.

ÖLÜNCE UYURUZ!

Çoğunluğun uyuduğu, günlük hayat telaşının hafiflediği saatlerdir gece yarısından sonraki zaman dilimleri. Hatta çoğu gençlerin entellik olarak tanımladığı bir durumdur gece uykusuz kalmak. “Kahvemi içtim ve sabaha kadar uyumadım” sözü üzerine bir dünya felsefe yapılabilir. Gece uykusuz kalmak kimine göre ise üretkenliğin olduğu saatlerdir. Modern hayatın getirilerinden biri olan “ölünce uyuruz” düşüncesiyle her saniyeyi yaşamaya kalkan isteklerimiz, bedenimizin de bir sistemi olduğunu kimi zaman unutmaktadır. Uyku, bedenimizin ve beynimizin onarım işlevlerini gerçekleştirdiği yoğun bir süreçtir. Uyku halindeyken bedenimizde nelerin olduğunu görebilseydik sanırım geceleri bilgisayar başında durmayı tercih etmezdik.

Gece gerekli olan uyku, nörolojik performansı, endokrin dengeyi, bağışıklık sistemin çalışmasını ve kas-iskelet büyümesini ve tamirini destekler. Uykuda büyüme hormonu salgılanır ve hücresel yenilenmede kritik rolü vardır. Farz edin ki yemek yemeyi ve uyumayı aynı anda bıraktınız. Önce hangisinden ölürsünüz sizce? İnanılmaz ama uyku!

BİYOLOJİK SAAT

24.00 Gece yarısı. Uykunun ilk evresi başlıyor.

01.00 Beden kendini uykuya programlıyor. Dikkat azaldığından bu saatte çalışanların hata yapma olasılığı, iş ve trafik kazaları artıyor.

02.00 Derin uyku. Melatonin en yüksek düzeyde. Beden soğuğa karşı aşırı duyarlı oluyor. Görme duyusu ve refleksler zayıflıyor. Gece yapılan trafik kazalarının çoğu bu saatte oluyor.

03.00 Melatonin salgılanması azalıyor. Kişide kararsızlık ve melankolik hissetme artıyor. İntihar vakaları bu saatte çok görülüyor.

GencizBiz Dergisi
  • BU HABER HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR

    YORUM YAZ
  • Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım
  • Metin Ay

    Haber? 09 Haziran 2008 16:15 - Toplam 135 kişi beğendi.

    Editör bey.. Haber nerede Allah aşkına? Havalar ısındı ya artık..Klima yoksa gönderelim çalışma odalarınıza..

    + Bu Yorumu Beğen
  • dursun çiğdem

    09 Haziran 2008 15:50 - Toplam 76 kişi beğendi.

    yazıyı gören varmı ben göremiyorumda.

    + Bu Yorumu Beğen
  • Metin Yazar

    Neden şimdi (2) 06 Haziran 2008 14:02 - Toplam 81 kişi beğendi.

    Baykal bile, AKP için; “Bırakalım bunlar gelsin ve bu enkazın altında kalsınlar” dedi. AKP’nin iktidar olmasına pek ses çıkarmadılar.Hatta kartel medyası içinden destekleyenler bile çıktı. Desteklerken kıs kıs gülüyor,”Nasılsa bunlar ortalığı biraz toparlar, ama milletin kemerini sıkarak canına okurlar,biz de bir taşla iki kuş vurmuş oluruz” diye düşündüler. Düşündükleri gibi olmadı.Türk ekonomisi çok kısa sürede istikrara kavuştu. Bu istikrar AKP’nin oylarını artırmasıyla tescil edildi

    + Bu Yorumu Beğen Yorumun Devamı
  • askorozli

    31 Mayıs 2008 00:47 - Toplam 63 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen
  • kaan kaya

    31 Mayıs 2008 00:12 - Toplam 46 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen
  • IMKB100: 54.810 %-0.19
  • ALTIN: 93.374 %0.07
  • DOLAR: 1.8465 %0.22
  • EURO: 2.3105 %-0.43
GAZETE MANŞETLERİ

NAMAZ VAKİTLERİ

İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı

EN ÇOK OKUNAN

EN ÇOK YORUMLANAN

Nokta Elektronik Medya Ltd. Şti. Copyright © 2003-2012 Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Reklam İletişim