'Suudi Arabistan ve BAE terör örgütü PKK'ya 1 milyar dolar aktardı'

Suriye’de Ayn el-Arab savaşının ilk günlerinden itibaren PKK ile yakın ilişki kurmaya başlayan BAE ve Suudi Arabistan’ın bugüne kadar terör örgütüne 1 milyar dolar kaynak aktardığı ortaya çıktı.

'Suudi Arabistan ve BAE terör örgütü PKK'ya 1 milyar dolar aktardı'
'Suudi Arabistan ve BAE terör örgütü PKK'ya 1 milyar dolar aktardı'
GİRİŞ 12.04.2019 14:33 GÜNCELLEME 12.04.2019 14:33
Bu Habere 19 Yorum Yapılmış

Riyad görüşmelerine Suriyeli muhalifleri temsilen katılan Mustafa Seceri, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Suudi Arabistan’ın PKK terör örgütüne 1 milyar dolarlık yardımda bulunduğunu söyledi. Seceri, Suudi Bakan Semir Sebhan’ın terör örgütüne yardım organizasyonunu bilfiil yönettiğini ve 2016 yılı ve sonrasında Suriyeli muhaliflere yönelik körfez desteğinin tamamen sona erdiğini anlattı. Türkiye ile birlikte yalnızca birkaç ülkenin Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ve muhalif yapıları desteklemeyi sürdürdüğüne dikkat çeken Seceri, "Arap ülke yönetimlerinin gaflet durumu devam ediyor" yorumunda bulundu.

 

 

YARDIM ARTIK AÇIKTAN

PKK’ya körfez ülkelerinden yapılan toplam yardımın 1 milyar doları bulduğunu kaydeden Seceri, terör destekçiliği ve direnişi sabote amaçlı faaliyetleri şöyle anlattı: "BAE ve Suudi Arabistan, Ayn el-Arab savaşının ilk günlerinden itibaren PKK ile yakın ilişki kurmaya başladı. O dönem gizli yapılan yardımlar 2016 sonrası aleni hale geldi. Eğitim, sağlık, gıda yardımı görünümlü yardımlarla PKK desteklendi. Suriye’nin kuzey ve doğusundaki Terörist yapılanmaya verilen askeri, mali destek bir süre sonra siyasi boyut kazandı.

 

 

FİNANSE ETTİLER

Suudi Arabistan ve BAE’den çok sayıda sivil üst düzey yönetici Kamışlı, Ayn el-Arab, Ayn İsa, Münbiç ve Rakka’ya destek ziyaretlerinde bulundu. PKK’nın yerel yapılanması konusunda verilen ciddi orandaki mali desteğe ek olarak bölgede etkin Arap aşiretlerini ikna görevi de yine BAE VE Suudi Arabistanlı yetkililer tarafından sağlanıyor. Örgüte aleni olarak 100 milyon dolar verdiler ancak işgal bölgesine 2015-2019 döneminde yapılan körfez yardımı 1 milyar dolara ulaştı. PKK’ya giden silah ve cephaneyi finanse etme yanında Arapları ikna konusu da ciddi bir maliyet getirdi.

TÜRKİYE’NİN NÜFUZU HEDEF ALINIYOR

Riyad Konferansı’na 2 yılı aşkın süre müzakere heyeti üyesi olarak katıldım. BAE VE Suudi yetkililerin sürekli olarak Türkiye’nin nüfuz alanını yok etme politikası güttüğünü gördük. Suriye’de verdiğimiz şehitlerin kanı üzerinden çıkar sağlamaya çalışan ülkelerin gerçek yüzünü 2015 sonrası yaptıkları tercih ve edindikleri müttefiklerle çok daha net gördük. BAE ve Suud yönetimi muhalif gruplar üzerinden uluslararası arenada pozisyon elde etmeye çalışıyordu. Savaşın ilk döneminden itibaren parçalı muhalefet isteyenlerin aslında bu durumdan ciddi menfaat elde etiğini de yine müzakere süreci ortaya çıkardı.

TÜRK ASKERİ BİZİM GARANTİMİZ

Türk tanklarını topraklarımızda biz istedik. İran, Rusya, ABD, İngiltere, Hollanda ve daha bir çok ülke Suriye’de güç bulunduruyor. Ancak bazı ülkeler ve Beşşar Esed, özellikle Türk gücünden rahatsızlık duyuyor. Türk tankları bizim cesetlerimizi ezmeden Suriye’den çıkamaz. Bu derece kararlıyız. Çünkü Türkiye çıkarsa Rus füzeleri ve İran destekli militanların korkunç katliam ve talanıyla yeniden yüzleşeceğiz. Türk askeri bizim güvenlik ve istikbal garantimizdir. Aynı siyasi dili konuşan iki milletiz. Türkiyeli kardeşlerimizle aynı hedefe yürütüyoruz ve birlikte kazanacağımızdan hiçbir endişemiz yok."

Etkin güç haline dönüştürüldü

Mustafa Seceri, "DEAŞ 10 binden fazla insanımızı katletti. Ardından PKK sıfırdan etkin güç haline dönüştürüldü. İran destekli terör grupları da bu duruma destek teşkil eden örnekler arasında. Şimdi Nusra üzerinden her ülke menfaat sağlıyor. Suriye halkının ne istediği kimsenin umurunda değil. Her ülke kendi bölgesel kazancını hesap ederek partner seçiyor ve strateji belirliyor" dedi. Seceri, şöyle devam etti: "Böyle olmasa Suriye’ye giren her terör grubu ya da terörist şahıs kendisine hareket alanı bulamazdı. Uluslararası güçlerin terör tanımı ve terörle mücadele konsepti tamamen yalan ve tuzaklarla örülü. Türkiye ve benzeri birkaç ülke dışında terörist unsurlar olmaksızın Suriye projeksiyonu belirleyen ülke yok. Bir dönem ABD’li generallerin de aralarında bulunduğu bir heyetle birlikte Münbiç ve Tel Rıfat merkezli müzakerelere katıldım. PKK adına görüşmelere katılan isimler her gelişmeyi Kandil’e sorduklarını itiraf ettiler ve tek karar merciinin Kandil yönetimi olduğunu açıkça ifade ettiler. Uluslararası aktörler de dahil tüm paydaşlar bu durumu kabullendiler ve Kandil’den gelen talimatlar neticesinde süreç akamete uğradı. PKK bir kanser hücresi gibi. Hiçbir değer yargısı yok. Suud ve BAE işte bu teröristlerle işbirliği yapmamızı istiyor."

KAYNAK: YENİ ŞAFAK GAZETESİ
YORUMLAR 19
  • Smart 3 yıl önce Şikayet Et
    Canınız cehenneme emperyalist uşakları.kukla it.ler
    Cevapla
  • Wanli 3 yıl önce Şikayet Et
    Arkadaş anlattı minibüste araplara saydıran küfreden hdpli bir gruba o arapların pkk ya para aktardığını söyleyince hdpliler Allah araplardan razı olsun sözünü söylemiş..demek ki doğruymuş..bunlar ebu cehilin felsefesindeki araplardır.
    Cevapla
  • Selçuklu 3 yıl önce Şikayet Et
    Eee abd nin verdiği silahlara sponsor lazım
    Cevapla
  • ramazan 3 yıl önce Şikayet Et
    'Allah plan yapanların en hayırlısıdır.' Allah sizi bu dünyada öyle bir yere getirsinki. O paranızla Kahru Perişan olun. ne dir bu ümmeti muhammed in çektigi.
    Cevapla
  • VATANSEVER 3 yıl önce Şikayet Et
    TC bunlara bir ders vermeli.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
DİĞER HABERLER
Bir günde 1 trilyon 421 milyar liralık işlem: Borsada manipülasyon patladı
Pendik-Sabiha Gökçen Havalimanı Metro Hattı vatandaşlardan tam not aldı