Dizilerin hali Yeşilçam'ın batışını hatırlatıyor
Burak Sarımola, insan türkiye'de isi aptallığından oyunculuğu seçeceğini savunuyor ve kendisinin neden oyuncu olduğu sorusunu 'çocuktum' diye karşılıyor.
Ekin Türkantos'un haberi
TRT’nin tek kanal olduğu dönemlerde bir ajansa kayıt yaptıran ve bu sayede renkli dünyanın kapılarını aralayan Burak Sarımola, 8 yaşından beri setlerde... Bugünkünün aksine yalnızca birkaç ajansın olduğu o dönemde kayıttan 3 gün sonra keşfedilen ve film setlerine adım atan Sarımola, çocuk oyuncu olarak pek çok projede yer aldı.
30 yaşındaki oyuncunun meslekte 22. yılı... Yeşilçam’ın bir dönemine de tanıklık etme imkanı bulan Sarımola, “Kendimi herkesten daha şanslı görüyorum. Çıktılar, 2 yıl estiler ve kayboldular. Ben 22 senedir bu meslekten para kazanıyorum” diyor.
Oyunculuğa küçük yaşta nasıl başladınız?
Ne düşündüğümü bilmeden, eğlence ve meraktan başladım sanırım oyunculuğa. İlk filmim 1988’de ‘Çaylar Şirketten’di. TRT tek kanaldı. Bir aile dostumuza çocukça bir hevesle ‘Beni de televizyona götürür müsün’ demiştim. Onun önerisiyle bir ajansa kayıt oldum. Kısa sürede de geri döndüler zaten.
İlk projenizde yer aldıktan sonra ne oldu?
Filmde beni çok başarılı buldular! Daha sonra Zeki Alasya-Metin Akpınar beni yanlarına aldı. Televizyona dizi çekiyorlardı. 3 yıl onlarla çalıştım. Ferdi Tayfur ile Yeşilçam filmimiz oldu. Ailem ayağı yere basan işlerde olmamı istedi, akrabalarsa bu işlere hiç sıcak bakmadı. Ama yılmadım. Zaman, insanlar ve piyasa beni yenemedi. Okul hayatım biraz zor geçti. Oyunculukla ilgilendiğim ve bu işten de iyi para kazandığım için okulu biraz boş verdim açıkçası. Ama eksikliğini duymuyorum. Çünkü alaylı bir oyuncuyum. Pek çok insandan kendimi daha yetenekli buluyorum. Ustaların yanında bu işi öğrenmek avantajdı. En popüler olduğum dönemde askere gittim. Geldiğimde zor bir piyasayla karşılaştım.
Ne yaptınız peki?
‘Küçük Besleme’ diye hayatımın en kötü dizisinde oynadım! Çünkü para kazanmaya ihtiyacım vardı. ‘Gülbeyaz’ dizisi ise toparlanmama yardım etti. Ondan sonra çok fazla projede yer aldım ama onun kadar etkili olmadı.
Uzun zamandır sektörde olmanıza rağmen fazla popüler olmamanızın nedeni ne?
Kendimi herkesten daha şanslı görüyorum. Çıktılar, 2 yıl estiler ve kayboldular. Ama ben 22 senedir bu meslekten para kazanıyorum. İnsanların beni tanımasıyla ilgili bir sıkıntım yok. Basında yer almamam benim tercihimdi. İnsanların beni yaptığım işlerden dolayı bilmeleri önemli, ‘Aaa gazetedeki çocuk’ demeleri değil. Bir de zaten gençtim ve yanlış bir şeyler söyleyebilir, asabi görünebilirdim. Artık ayaklarım yere basıyor, kendimi tanıtmanın için şimdi tam zamanı. Birçok yapımcı beni tanımayabilir. Çünkü sayıları artık hayli fazla. Ama yavaş yavaş tanıyacaklardır.
İŞLER ÇOĞALDI KALİTE DÜŞTÜ
Alaylı oyuncusunuz, eğitim almak istediniz mi?
Lale Oraloğlu’yla çalıştım 3 yıl, tiyatro üzerine sahne sanatları ve diksiyon dersleri aldım. Sinema ile ilgili bir eğitimim yok ama yurtdışında bir workshop’a katılmak istiyorum.
Eski projelerle bugünkü dizileri karşılaştırıldığında nasıl bir farklılık gözlemliyorsunuz?
Eskiden seyirci akıllı kefesine konuyordu. Şimdi işler basite indirgendi. İşler çoğaldı ama kalite düştü. Oyunculuk da basite indirgendi. Taksim’de yürüseniz kendine oyuncu diyen pek çok kişiyle karşılaşabilirsiniz. Buna ‘popüler kültür mantarı’ diyorum. Kaşı güzel, gözü güzel, tanıdıkları var diye oyunculuk yapıyorlar. Onlardan korkmuyorum. Biliyorum ki onlar gidecek ama ben kalacağım bu sektörde. Bu kadar çok dizi çekilmesi ve yayından kaldırılması bana Yeşilçam’ın batışını hatırlatıyor. Sinema hareketlendi diyorlar. Ama ben buna inanmıyorum. Çünkü oyuncuları oynatmıyorlar. Bu işi beceremeyen mankenleri, şarkıcıları oynatmayı doğru bulmuyorum. Becerebilenler yapsın, bana göre oyunculuk çok basit bir iştir.
Oyunculuk basit midir?
Evet. Benim için oyunculuk çocukluğuna en iyi şekilde dönebilme halidir. Çocukluğumuzda oyun oynarken nasıl inanıyorduk. ‘Kit, gel beni al’ diye saatime konuşurdum. O samimiyeti yaratan herkes oyunculuk yapabilir.
Yeni diziniz ‘Babam Adam Olacak’ta 17 yaşında bir genci canlandırıyorsunuz...
Aslında 30 yaşındayım ama halen 17 yaşında bir genci oynuyorum! ‘Gülbeyaz’ iyi bir proje olmasına rağmen bana parlak, sevimli, iyi çocuk imajını yapıştırdı. Bundan kurtulmak için 2 yıl sakallı dolaştım. Çünkü artık yaşımı oynamak istiyorum. Ama bu sezon yeniden sakalımı kestim ve bir Albay’ın 17 yaşındaki oğlu Sinan’ı canlandırıyorum.
Sanatsal, bohem hayatın içine hiç girmedim
Oyunculuğa dair hayal kırıklıklarınız oldu mu?
Bunalımlarım hep oldu. Oyunculuk karmaşık bir şey. Psikolojik olarak da ufak bozukluklar yaratıyor. Her oyuncuda psikolojik bozukluk vardır. Hep farklı rollere giriyoruz. Hiçbir zaman bu işi bırakmayı düşünmedim. Ama elbette sıkıntılarım oldu. Zaten 8 yaşından beri bu sektördeyim ve başka bir meslek de görmedim. Şu anda bıraksam yapabileceğim bir şey yok. Sadece dublaj var yapabildiğim.
İnsan neden oyuncu olmak ister?
Türkiye’de ise aptallığından.
Siz neden bu mesleği seçtiniz?
Çocuktum, bilmiyordum ki! 20 yaşında olsaydım oyuncu olur muydum inanın bilmiyorum. Girmezdim diye düşünüyorum. Haziran ayında iş bitiyor 5 ay iş yok. İnsan kafayı yer! O dönemlerim hep bunalımla geçiyor. Kendimi eve kapatıyor, kitap okuyor, film izliyorum. İşimi yapmadığım zaman enerjim düşüyor. Avantajım sokaktan, mahalle arkadaşlarımdan kopmamak oldu. Kendimi hiç sanatsal, bohem hayatın içine sokmadım. Ben hep sıradan bir insandım. Ekmek almaya giden, maçta bağıran...
(Akşam)
-
yigit genckan 17 yıl önce Şikayet Et1 ve 2 ........ 1 bu arkadaş kendi reklamını yapıyor 2 türkiye yazılmaz Türkiye yazılır ve ne gariptir ki en beğenmediğimiz gazetelerin haberlerini bu siteden okuyoruz. haber7 nin neye ihtiyacı var, okuyucuya mı yoksa diğer gazeteler tıklanmasın diye copy-paste yemi?Beğen