Çaycuma'daki cinayette duruşma başladı

Zonguldak'ın Çaycuma ilçesinde eşi ve ailesinden 5 kişiyi öldürdüğü iddiasıyla tutuklu bulunan Şafak Köksal (23) ve ağabeyi İsmail Köksal (24) ile aynı adı taşıyan babası İsmail Köksal'ın (55) yargılanmasına başlandı.

Çaycuma'daki cinayette duruşma başladı
Çaycuma'daki cinayette duruşma başladı
GİRİŞ 04.02.2010 13:50 GÜNCELLEME 04.02.2010 13:50

Çaycuma'ya bağlı Çayır köyünde Şafak Köksal'ın, 20 Ağustos 2009'da kayınpederi Hüseyin (49), kayınvalidesi Havva (43), baldızları İlknur (26) ve Zülfiye Köroğlu'nu (23) işlettikleri maden ocağından dönerken, eşi Ayşe Köksal (22) ve kayınbiraderi Aydın Köroğlu'nu (20) da evlerinde tabanca ve tüfekle öldürmesiyle ilgili Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada, sanıklar ile avukatları hazır bulundu.

Ali Köroğlu (Köroğlu ailesinin saldırı sırasında köyde bulunmayan çocukları) ve amcası Bekir Köroğlu'da mağdur sıfatıyla duruşmaya katıldı.

Şafak Köksal, savunmasında, ormanda eniştesinin yanında işçi olarak çalıştığını, olay günü de ava gitmek amacıyla babasının tüfeğiyle domuz kurşunu da bulunan fişekliğinin yanı sıra kendisine ait içinde 3 mermi bulunan tabancasını alıp ormana gittiğini söyledi.

Amacının avlanmak ve mantar bulursa onları toplamak olduğunu iddia eden Köksal, şunları kaydetti:

''Ormanda kayınpederim, kayınvalidem ve baldızlarım İlknur ve Zülfiye'ye rastladım. Kayınpederim arabasıyla virajı dönerken beni gördü. Onlar orman tarafında maden ocakları olduğu için çalışmaya gitmişler. Virajı dönerken iki el tabanca sesi duydum. Hemen tüfeğimi çıkarttım ve arabaya doğru ateş ettim. Seri halde mermileri boşalttım, yeniden fişekleri doldurdum. O sırada kayınpederim Hüseyin arabadan dışarı çıktı, bir süre sonra tekrar içeri girdi, elinde tabanca vardı. Arabayı sürmeye kalktı, ben de tekrar ateş ettim. Duran aracın yanına gittim. 4 kişinin de öldüğünü gördüm. Aracın koltuğunun üzerindeki kayınpederime ait silahı aldım. Elindeki silahla bana doğru ateş etmişti.''

KÖPEKLERDEN KORKMUŞ

Telefonla aradığı ağabeyi İsmail'in kendisini olay yerinin yakınından motosikletiyle aldığını anlatan Köksal, şöyle devam etti:

''İsteğim üzerine ağabeyim beni ablamın evine bıraktı. Şuurumu kaybetmiş gibiydim ağlıyordum, 'kendimi yaktım' diyordum. Aile fertleri bunu duyarak benim üstüme geldi, ben de belimdeki Hüseyin Köroğlu'nun bulunduğu yerden aldığım tabancayı kafama dayadım 'Geri çekilin kendimi vururum' dedim. Çocuğumu görüp teslim olacağımı belirttim. Bu sırada jandarmaya haber verildi. Ben de doğruca mahallemizin aşağı semtinde bulunan eşimin ikamet ettiği kayınpederimin evine gittim. Çevrede köpekler vardı, bu nedenle eve gitmeye çekindim. Eşime telefon ettiğim halde açmadı. Bunun üzerine kapıya yaklaştım. Eşim beni pencereden gördü. Bana çocuğumu göstermeyeceğini söyledi. Pencereden baktığımda kayınbiraderim av tüfeğine mermi koyuyordu. Camı yumruk atarak kırıp, iç kısımdan kapıyı açtım. Bir taraftan da ateş ettim. Eşim ve kayınbiraderimi vurdum. Odada çocuğumu buldum, kundaktaydı, yanıma aldım. Evime doğru yürürken karşılaştığım ağabeyime çocuğumu verdim ve teslim oldum.''

Sanıklar ağabey ve baba Köksal, Şafak Köksal'a olayla ilgili herhangi yardımda bulunmadıklarını, bu konudaki suçlamaları kabul etmediklerini söyledi.

Ağabey Köksal, kardeşinin olayı gerçekleştirmemesi durumunda 1 ay içinde nişan yapmayı planladığını savunarak, ''Evlenecektim. Benim bütün hayatımı Şafak kararttı. Hiçbir zaman beni ağabey olarak görmedi, aramız iyi değildi'' dedi.

Ali Köroğlu da olayı telefondan dayısının oğlunun kendisine haber verdiğini anlatarak, ''Şafak'ın babası İsmail Köksal, babama telefon açarak tehdit etmişti. Bu yönden babama dikkat etmesini söyledim. Kız kardeşim, geçimsizliklerinden dolayı Şafak'a boşanma davası açmıştı'' diye konuştu.

KÖYLÜLER ENGEL OLAMAMIŞ

Tanık olarak dinlenen köydeki kahvehane işletmecisi Ziya Çimen de olayın ardından Şafak'ın babasının kendisini telefonla arayarak Hüseyin Köroğlu ve ailesini vurulduğunu söylediğini ifade ederek, şöyle dedi:

''İsmail Köksal, Köroğlu ailesinin evindekilere kaçması için haber vermemi istedi. Ancak haber vermeye kalmadan Şafak'ın eve gittiğini gördüm. Çok geç kalmıştık, kendisini yakalayamadık. Önce bağırma, sonra silah sesleri geldi. Eve yaklaşmaya çekindik, ne olduğunu göremedik.''

Mahkeme başkanı, baba İsmail ve oğlu İsmail'e sorduğu ''Şafak olayı yaptıktan sonra birbirinizle nerede görüştünüz?'' sorusuna farklı cevaplar alması üzerine ''Biriniz yalan söylüyor ama hanginiz anlamadım'' deyip sinirlenerek elindeki kağıdı buruşturdu.

Şafak Köksal'ın avukatı, müvekkilinin Hakkari'de askerlik görevini yapmasından dolayı gerçekleştirdiği eylemle ilgili cezai sorumluluğunun bulunup bulunmadığı konusunda kuşkuya düştüklerini, bunun için de adli tıptan rapor alınmasını istedi.

İddia makamı da Şafak Köksal'ın cezai sorumluluğu bulunup bulunmadığı yönünde İstanbul Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesinden rapor alınmasını talep etti.

Mahkeme heyeti, Şafak Köksal'ın tutukluluk halinin devamına, cezai sorumluluğunu ortadan kaldıracak nitelikte akli ve ruhi yönden rahatsızlığının bulunup bulunmadığına yönelik rapor düzenlenmesinin istenmesine karar verdi.

Ağabey İsmail Köksal'ın da ileride mağduriyete neden olabileceği kanaatiyle tutuksuz yargılanması kararlaştırıldı.

Baba İsmail Köksal'ın da tutuksuz yargılandığı davanın duruşmasının 3 Martta görüleceği bildirildi.

KAYNAK: AA
YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL
DİĞER HABERLER
Trump'tan İran'a son dakika müzakere çıkışı: Bedelini ödeyecekler!
Dağıstan'dan kıyametvari sahneler: Doğalgaz boru hattı patladı