Ergun Babahan, Altaylı'yı arşivle vurdu

Fatih Altaylı'nın dünkü hakaret dolu yazısına Ergun Babahan Hürriyet'in arşivindeki bir yazıyla cevap verdi. Babahan, Hürriyet arşivinden yazının çıkarıldığını da iddia etti.

GİRİŞ 17.03.2010 13:14 GÜNCELLEME 17.03.2010 13:14

24’te Star Gazetesi yazarı Ergun Babahan, Günün Manşeti programında HABERTÜRK Gazetesi yazarı Fatih Altaylı hakkında çarpıcı iddialarda bulundu.

Ali Değermenci’nin hazırladığı ve Beyza Hakan’ın sunumu ile ekrana gelen Günün Manşeti programında gündemi yorumlayan Ergun Babahan Taraf Gazetesi’nden Neşe Düzel’e verdiği röportajla ilgili açıklamalarına devam etti. Röportajda “Ajan Gazeteciler” var iddiasına yer veren Babahan, bu isimlere de örnek vermişti. Röportajdan sonra Fatih Altaylı eleştiri ve hakaret içeren ağır bir yazıyla Babahan’a köşesinden cevap verdi.

Programda Ergun Babahan, Altaylı’nın bugün patronu olan Turgay Ciner hakkında 16 Mart 2003 yılında Hürriyet Gazetesi’nde yazdığını iddia etti. Yazının Hürriyet'in web sitesinden çıkartıldığı iddiası da programda dile getirildi. 

Ergun Babahan'ın, Fatih Altaylı'nın 16 Mart 2003 tarihli yazısı olarak verdiği yazı Hürriyet'de ekonomi kategorisinde yer alan bir haber olarak görünüyor. Habere BURADAN ulaşabilirsiniz.

İşte o yazının/haberin içeriği: 

'Etikçi’ yayın müdürü bir de patronuna bak

Sabah Gazetesi'nin Genel Yayın Müdürü Ergun Babahan, önceki günkü yazısına şu cümleyle giriyor:

‘‘Medya patronlarının gazetecilik dışı işlere girmesinin sakıncalarını aylardır yazıp duruyorum.’’

Babahan'ın cahilliği daha yazısının ilk cümlesinden ortaya çıkıyor. Geçmişten beri patronu olan Dinç Bilgin'in Etibank'ı devletten alıp, hortumlayıp batırdığını, devlete 1.2 milyar dolar borç taktığını unutuyor.

Yeni patronu Turgay Ciner'in, geçmişte neler çevirdiğini, basın dışı hangi işlere karıştığını şöyle bir arşivleri karıştırıp bakmıyor.

Yine Turgay Ciner'in asıl işinin madencilik ve enerji olduğunu, medya dışı alanlarda çok sayıda şirketi olduğunu hiç dikkate almıyor.

Sabah'ın cahil Genel Yayın Müdürü Ergun Babahan bunları öğrensin diye, gelin hep birlikte Turgay Ciner ile Dinç Bilgin'i yeniden tanıyalım.

Tarih: 2 Ağustos 1996

Arsayı satmadım

Ciner beni vurdurttu

Turizmci Ersin Ortaç Bodrum'daki 10 dönümlük arazisini almak isteyen Turgay Ciner'i reddedince Ciner tarafından ‘‘Ayaklarını kırdırtacağım, geberteceğim' şeklinde tehdit edildiği için savcılığa suç duyurusunda bulundu. 2 ay sonra 2 Ağustos 1996 tarihinde villasının önünde ayağından vuruldu.

Tarih: 13 Kasım 1998

Ciner’in kara para bağlantısı

1998 Kasım ayı ortasında dönemin Maliye Bakanı Zekeriya Temizel, bir kıyı bankası ile ilgili 8 milyon dolarlık kara para aklama dosyasının tamamlanarak İstanbul DGM'ye gönderildiğini açıkladı. Temizel gazetecilerin Kamuran Çörtük'ün Bayındır Holding'i ile Turgay Ciner'e ait Park Holdig'in de son olaylar nedeniyle incelenip incelenmediğinin sormaları üzerine Temizel, ‘‘Bağlantı, belirli işlemler nedeniyle vardır zannediyorum’’ dedi.

Tarih: 18 Kasım 1998

Kaçak Mercedes gözaltısı

Turgay Ciner, 18 Kasım 1998 saat 02.00'de Mercedes kaçakçılığı suçlamasıyla evinde gözaltına alındı. Cinerler Otomotiv'in beş yöneticisi de gözaltına alınırken yurda kaçak getirilen 19 Mercedes'e el konuldu. İncelemede 1990’dan itibaren Erenköy Gümrüğü'nden girişi yapılan Mercedes otomobillerin evraklarında eksiklikler bulundu. Haklarında 15 yıl hapis istemiyle dava açıldı.

Tarih: 27 Kasım 1998

192 milyar alacağı için burun kırdırttı

Organize Suçlar ve Silah Kaçakçılık Şube Müdürlüğü ekipleri, Turgay Ciner'i alacaklısını adamlarına dövdürmek suçlamasıyla 27 Kasım 1998 günü gözaltına aldı. CEYTAŞ’dan 192 milyar liralık iplik alan Büyük Tekstil A.Ş'nin sahibi Recep Akın, borcuna karşılık çek verdi. DGM'ye başvuran Akın, borcunu ödemediği için Ciner'in adamları tarafından darp edildiğini ve burnunun kırıldığını söyledi.

Tarih: 14 Mart 2001

Beyaz Enerji davasında Jandarma bürosunu bastı

Beyaz Enerji Operasyonu’’ kapsamında, Park Holding'in Genel Merkezi ile bir enerji şirketinde jandarmalarca 14 Mart 2001 günü arama yapıldı. DGM'nin yürüttüğü operasyonda, İstanbul İl Jandarma Alay Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlar Şube Müdürlüğü ekipleri Turgay Ciner'e ait işyerlerini bastı.

Tarih: 22 Haziran 2001

Ciner, Etibank'tan usulsüz kredi iddiasıyla DGM'lik

Turgay Ciner, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) devredilen Etibank soruşturması kapsamında Cumhuriyet Savcısı Ercan Cengiz'e ifade verdi. Ciner, Etibank'tan Bilgin grubuna aktarılan 14.5 trilyon liralık kredi hakkında ifade verdi.

Kriminal medya patronu olur mu

Herkes her işi yapamaz. Hiçbir ülkenin Merkez Bankası Başkanı hırsız, Genelkurmay Başkanı korkak olamaz.

Medya da kirli ellere bırakılamaz.

Turgay Ciner'in resmi kayıtlara geçen suç sicilini okuyun ve vicdanınızla, aklınızla karar verin: Kriminal medya patronu olur mu?

TARİH 23 EYLÜL 1980

Turgay Ciner daha 24 yaşında. Mali Polis'e kaçak 20 ton kağıdın hesabını veriyor. Ciner'in saçı sakalı birbirine karışmış, üstü başı perişan, patlayan flaşların önünde bunalıyor.

TARİH 8 OCAK 2003

Turgay Ciner şimdi 47 yaşında. Bir zamanlar Şube'de fotoğrafını çeken gazetecilerin şimdi patronu. Saygın işadamı rolünde resmi davetlere katılıyor, devletin zirvesinde dolaşıyor.

KABARIK SUÇ SİCİLİ

Şube ve adliye sanki Ciner'in ikinci adresi. Evi, bürosu polis ve jandarma tarafından sayısız kez basıldı. Hakkında kaçakçılıktan tehdite hatta adam vurdurtmaya kadar çeşitli suçlardan dava açıldı.

TURGAY CİNER’İN BASIN DIŞI İŞLERİ

Enerji Madencilik

PARK TERMİK

PARKUR ELEKTRİK

ÇATALAĞZI ELEKTRİK

ANKARA ENERJİ

PARK TEKNİK

PARK MADEN

PARK İNŞAAT

PARK ELEKTRİK

PARK ENERJİ

ETİ SODA

CEYTAŞ

Hizmet, Ulaştırma, Turizm

HAVAŞ YER HİZMETLERİ

HAVAŞ TURİZM

HAVAS BAKIM

CİNERLER

PARK DORINT

SILLYUM 2000

LARES TURİZM

PARK DENİZCİLİK

DENMAR

PARK SİGORTA

PARK MARİNA

Ticaret, Finans

RİVA MENKUL DEĞERLER

YAZEKS

PENYEL (KS TEKSTİL)

CEYSAN CEYHAN DOKUMA

PARK İTHALAT-İHRACAT

PARKSAVSAN

 

Fatih Altaylı’nın Gazete Habertürk’te dün yayınlanan hakaret dozu yüksek yazısı:

Çekilmeyen sifonun sonuçları

BU yazı için hepinizden özür dilerim.
Ama bazen böyle yazmak zaruri hale geliyor.
Değerli okurlar, ben hayatımda çok şerefsiz gördüm. Haysiyetini ayaklar altına alan çok insan gördüm. Onu bunu yalamaktan ağzı kokan çok insan gördüm.
Ama böylesini hiç görmedim.
Bir daha da göreceğimi zannetmiyorum.
Bugün bu köşeyi kirleten tosun, bu mesleğin, belki de insanlığın en büyük yüz karalarından biridir.
Her türlü aşağılıklığı gördüğüm bu meslekte bile görmediğim bir tiptir. Kendisine sufle, hatta dikte edilen yazıların altına okumadan imzasını koyup gazetedeki köşesinde yayınlamakta hiçbir beis görmeyen, gelene ağam gidene paşam demekten asla çekinmeyen bu yaratık dün bir gazeteye röportaj vermiş.
Ve benim, Tuncay Özkan'la, "Sen MİT ajanısın, ben MİT ajanıyım" kavgası yaptığımı anlatmış.
Karşılık vermeye layık türden değil ama sükût ikrardan gelir denmesin diye yazalım da haddini bilsin.
Behey rezil!
Benim ne olduğum ortada da, eğer sen benim dediğin gibi biri olduğuma inanıyorsan niye sözde başında olduğun gazeteye gelirken "Ben bu adamı gazetemde istemem" demedin. Hadi onu sineye çektin. Haysiyetin bu kadardı, sonrasında 1.5 yıl benim "altımda" çalıştın? Neden, "Ben böyle bir adamın altında çalışmam" deyip çekip gitmedin, gidemedin?
Neden TMSF gazetemize el koyduğu zaman gelip hüngür hüngür ağladın?
Neden?
Madem MİT ajanı olduğuma inanıyordun, neden istifayı basıp gitmedin? Neden TMSF günlerinde, "Sen neredeysen ben oradayım" diye kapımda yattın? Ve neden, "Ben yarın istifa ediyorum" dediğimde "Ben de" deyip oradan TMSF kapısına koşarak, "Fatih Altaylı yarın istifa ediyor, onun yerine beni yayın yönetmeni yapın" dedin?
TMSF değil ama Ankara'daki birileri vasıtasıyla o koltuğa oturunca neden ilk işin, o güne kadar bütün baskı ve ricalara rağmen benim Sabah'a almadığım Nazlı Ilıcak'ı köşe yazarı yapmak oldu?
Satıştan sonra gazetenin yeni patronunun seni kapıya koyacağını anladığın zaman neden elinde listelerle Aydın Doğan'ın kapısına gidip, "Beni işe alın. Bu listedeki herkesi getirip Sabah'ı bitireyim. Bu takunyalılarla, köylülerle çalışmak zoruma gidiyor" dedin?
Var mı bu sorulara yanıtın?
Olamaz, biliyorum.

O GÜNLERİ HATIRLAYALIM
Hadi gel biraz da geçmişe gidelim istersen.
İster misin rezil!
28 Şubat’tan bahsediyorsun.
Utanmadan.
28 Şubat’ta sen Sabah Gazetesi’ndeki yazarların “Andıç” nedeniyle kovulma tebligatını yaparken, dünkü röportajında o dönemde sansürcülükle görevlendirildiğini itiraf ederken, ben Hürriyet Gazetesi’ndeki köşemde o
meslektaşlarıma, “Sansürlendiniz. Benim köşem sizindir. Gelin burada yazın” diyordum.
Aha arşiv orada. Aha Mehmet Ali Birand hâlâ yaşıyor.
Siz pusmuş otururken ben 28 Şubat döneminde YÖK’ün baskıcı uygulamalarına Hürriyet’teki köşemde karşı çıkıyordum. Bugün hâlâ tartışılan
“katsayı” meselesine benden başka tek kişi sesini çıkaramıyordu.
Hatırlıyor musun tosun?
Utanmaz, diyorsun ki, “Başbakan Mesut Yılmaz’ın önünde sen MİT’çisin, ben
MİT’çiyim kavgası yaptılar”.
Rezilsin rezil!
Hayatımda gördüğüm en büyük rezil!

KAVGANIN NEDENİNİ SEN BİLEMEZSİN
Doğru olan tek şey, benim Tuncay Özkan’la Başbakan Mesut Yılmaz’ın önünde kavga ettiğim. Ama o kavga kapalı kapılar ardında değil, 25 yayın yönetmeninin önünde oldu.
Konu da MİT falan değildi.
Mesut Yılmaz, o günlerde gündemde olan meseleleri konuşmak için yayın yönetmenlerine bir yemek vermişti. Yayın yönetmeni olmadığım halde ben de davetliydim.
Küçük beynin hatırlamayabilir, anlatayım da herkes duysun.
Aydın Doğan’ın, Milliyet’i Korkmaz Yiğit’e sattığı günlerdi.
Sonra ortaya bir ses kaydı çıktı.
Çakıcı ile Yiğit arasında yapılan bir konuşmanın bandı.
Bu bant üzerine satış bozuldu, Türkiye’nin gündemi değişti.
Kavganın nedeni işte o banttı.
O dönem milletvekili olan Fikri Sağlar, bu bandı yayınlaması için Kanal D Haber Yayın Yönetmeni Tuncay Özkan’a vermişti. Tuncay da bu bandı yayınlamamış, götürüp Başbakan Mesut Yılmaz’a dinletmişti.
Tuncay Özkan’la işte bu yüzden Başbakan’ın önünde kavga ettik.
Ben o yemekte Özkan’a, “Sen gazeteci misin, Başbakan’ın yardımcısı
mısın? Sana bu bandı yayınla diye verdiler, sen koştura koştura Mesut Bey’e götürdün. Bu mu gazetecilik” dedim.
Tartışma o yüzden çıktı.
Olası bir kavgayı da Mesut Yılmaz önledi.
Mesut Yılmaz da hayatta, orada bulunan sayısını hatırlamadığım
kadar gazeteci de.
Bak Türk basınının en derin çukurundaki adam!
Bu röportajını mahkemeye veriyorum. Seninle adalet önünde hesaplaşacağız.
Benim, Oktay Ekşi gibi seni doğduğun yere kadar kovalamaya niyetim falan da yok.
Çünkü işim gücüm var.
Doğumunda annen sifonu çekmeyi unutmuş diye, seninle daha fazla uğraşamam.

Fatih Altaylı / Gazetehabertürk

 

KAYNAK: HABER7
YORUMLAR 4
  • mehmet tokat 16 yıl önce Şikayet Et
    28 ŞUBATIN VE CUNTALARIN NASIL ÇALIŞTIĞI ORTAYA ÇIKIYOR İŞTE. teşekkürler babahan, şimdi darbeler ülkede nasıl etkili oluyor anlamış olduk.
    Cevapla
  • modern müslüman 16 yıl önce Şikayet Et
    Ergenekon dosyasında medya ayağı daha tam açılmadı. MİT elemanı olmak ayıp değil, bizim bir kuruluşumuz sonuçta ama istihbaratı dindarların aleyhinde toplamak ve asılsız iftiraları yaymak, dinle alay etmek ayıptır, Altaylı bu ayıplarının ortaya çıkmasından rahatsız olmuş o kadar. Babahanda bence daha çok bomba bilgiler var bence.
    Cevapla
  • mehmet tokat 16 yıl önce Şikayet Et
    BEN BÖYLE SEVİYESİZ, EDEP DIŞI, SAYGISIZ BİR YAZI DAHA GÖRMEDİM. bir insan bir iddiada bulunabilir ama cevap mide bulandırıcı olmaz. ANNELER KAST EDİLEREK SİFONLAR FALAN HATIRLATILMAZ ASLA !!! ben türkiye cumhuriyetinde bu kadar basit, bu kadar çirkin bir yazı üslubu daha görmedim. yazık... KURAN OKUMAYA HAŞA KUYUYA TAŞ ATMAK BENZETMESİ YAPAN BİR KİŞİDEN DAHA FAZLASINI DA BEKLEMEZDİK SANIRIM... türkiyede 28 şubatta, 27 nisanda ve aslında hala günümüzde ne manşetler tasarlanıyor, ne manşetler attırılıyor hepimiz biliyoruz artık. bi de özür dilerim deyip küfür etmek..yazık
    Cevapla
  • reyhan ertürk 16 yıl önce Şikayet Et
    HELAL SANA BABAHAN. Hatta erkek olsam helal sana koçum derdim, Fatih Altaylıyı işte böyle sağlam bir delikanlı çıkıp deşifre etmeliydi, kalemize sağlık, devamını bekliyoruz, kimbilir daha neleri var bunun.Ben kimmiyim? Altaylının fahişe olarak tanımladığı başörtülü bir öğrenciyim. Bu nedenle sizi canı gönülden destekliyorum. Saygılarımla
    Cevapla
DİĞER HABERLER
İran'dan son dakika savaş açıklaması! "Bölgeyi terk edin"
TOKİ kurasız konut kampanyasının detayları ortaya çıktı! İşte 12 soru 12 cevap