Yargıtay'ın 'rejim tehlikesi' cevabı

Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, seçişldikten sonra basın ile ilk kez buluştu. Gerçeker, "Türkiye'de bir rejim tehlikesi görüyor musunuz?" sorusuna çok açık ve net yanıt verdi.

Yargıtay'ın 'rejim tehlikesi' cevabı
Yargıtay'ın 'rejim tehlikesi' cevabı
GİRİŞ 20.02.2008 15:05 GÜNCELLEME 20.02.2008 15:05

Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, "Türkiye'de bir rejim tehlikesi görüyorum diyemem. Böyle bir şeye girmenin zamanı ve zemini olmadığını düşünüyorum" dedi.

Hasan Gerçeker, makamında basın mensuplarıyla bir araya geldi.

Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Gerçeker, "Türkiye'de bir rejim tehlikesi görüyor musunuz?" sorusuna karşılık, "Türkiye'de bir rejim tehlikesi görüyorum diyemem" dedi.

"Böyle bir şey olmadığı için mi yoksa bulunduğunuz konum itibariyle mi?" denilmesi üzerine Gerçeker, "Böyle bir şey söylemem mümkün değil. Birey olarak da Yargıtay Başkanı olarak da... 'Olmaz' diye bir şey yok, yani böyle bir şey söylemeniz mümkün değil. Onu söylediğiniz zaman olayları çok farklı değerlendirmeniz lazım. Yani böyle bir şeye girmenin zamanı ve zemini olmadığını düşünüyorum" diye konuştu.

Bir gazetecinin, "Bunun zamanı ve zemini ne zaman?" sorusu üzerine de Gerçeker, "Yargıtay Başkanlığından ayrıldığım zaman..." dedi.

Gerçeker, bu konularla ilgili belli mesajlar vermenin kendi görevleri olduğunu, ancak bunların sık sık yinelenmemesi gerektiğini söyledi. Gerçeker, "Ben bu kurumu temsil ediyorum. Yetkili kurullarımız var. O kurullarda bunlar konuşulmalı. Benim tek başıma söylemem olmaz. Bizim yetkimiz dışında değil. Cumhuriyet'in getirdiği kazanımları hepimizin koruması ve kollaması gerekir. Bu herkesin görevidir" diye konuştu.


'HAKİMLERİN BAŞKA KURUMLARLA İLİŞKİ KURMUŞ KİŞİLER GİBİ, POLİTİKACILAR GİBİ KONUŞMAMASI GEREK"


Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, "Temel ilkeleri kendi yetki ve sorumluluklarımızla değerlendirmek zorundayız. Hakimlerin başka kurumlarla ilişki kurmuş kişiler gibi, politikacılar gibi konuşmaması gerek" dedi.


Gerçeker, yargının sorunlarının çok olduğunu, basın mensuplarından da bu sorunları kamuoyuna doğru şekilde iletmelerini beklediklerini söyledi.


Korkunç bir iş yoğunluğu bulunduğunu, mekan ve personel sıkıntısı yaşadıklarını anlatan Gerçeker, tüm Yargıtay personelinin büyük özveriyle çalıştığını belirtti. Yargının sorunlarını gerekli makamlara ilettiklerini kaydeden Gerçeker, onların da sorunları "kabul ettiklerini" ifade etti.


Ceza kanunlarında yapılan yeni düzenlemelerin yargıya büyük yük getireceğini söyleyen Gerçeker, ceza davalarının yarıdan fazlasının geri geleceğini belirtti. Bir soru üzerine, hükmün açıklanmasının ertelenmesine ilişkin yasa değişikliğine "af" denemeyeceğini kaydeden Gerçeker, ancak 5 yıl içinde koşullar yerine gelince davaların ortadan kalkabileceğini, bu nedenle düzenlemelere "dolaylı af" denilebileceğini belirtti. Yasama, yürütme ve yargının ayrı ayrı güçler olduğunu, fonksiyonlarının da farklı olduğunu dile getiren Gerçeker, "Yasa koyucu bunu ortaya koymuş. Biz bunu uygulamakla yükümlüyüz" dedi.


Yasama, yürütme ve yargının yetkisinin sınırsız olmadığına işaret eden Gerçeker, bunların kendi mekanizmaları içinde denetlendiğini, yargının da belli kurallara bağlı olduğunu söyledi. Gerçeker, "İstediğim gibi karar veririm" denilemeyeceğini vurguladı.


-"SOMUT OLAYLARA GİRMEK İSTEMİYORUM"-


Başörtüsünün yükseköğretimde serbest bırakılmasına öngören Anayasa değişikliğiyle ilgili düzenlemelerin hatırlatılması üzerine Gerçeker, somut olaylara girmek istemediğini söyledi. Yargı olarak üzerlerine düşen görevleri kendi yetki ve sorumlulukları içinde yerine getirdiklerini anlatan Gerçeker, konunun Anayasa Mahkemesine gidebileceğini, bu nedenle bir görüş belirtemeyeceğini kaydetti. Gerçeker, yargı olarak duyarlı olunması gereken bir konunun da "ihsas-ı rey" olduğunu ifade etti.


Yeni anayasa çalışmaları sürecinde Yargıtayca oluşturulan "Anayasa Komisyonu"nun Anayasa'nın 10. ve 42. maddesinde yapılan değişikliklerle ilgili görüşlerinin sorulması üzerine Gerçeker, komisyonun, Anayasa'yı genel olarak ele aldığını, komisyonu bir "izleme komitesi" olarak oluşturduklarını söyledi. Gerçeker, Anayasa'da yapılan 10. ve 42. maddesinde yapılan değişikliklerin dava konusu olma ihtimali bulunduğunu da anımsattı.


Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile görüşmesinde türban konusunun gündeme gelip gelmediğinin sorulması üzerine Gerçeker, Cumhurbaşkanı Gül ile görüşmesinin "nezaket ziyareti" çerçevesinde gerçekleştiğini belirterek, "Devletin başı Cumhurbaşkanı olduğu için her Yargıtay Başkanı'nın yaptığı gibi görüşme yaptık. Yargısal sorunları konuştuk" dedi.


Gazetecilerin konuyla ilgili diğer soruları üzerine Gerçeker, hakimler olarak bazı şeyleri az söylemek durumunda olduklarını vurgulayarak, "Temel ilkeleri kendi yetki ve sorumluluklarımızla değerlendirmek zorundayız. Hakimlerin başka kurumlarla ilişki kurmuş kişiler gibi, politikacılar gibi konuşmaması gerek" dedi.


Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, gerektiğinde kamuoyuna gereken mesajları vereceklerini bildirdi.

YORUMLAR 18
  • niyazi karaca 18 yıl önce Şikayet Et
    TEHLİKE BÜYÜK. Esas tehlike rejim deyil.hortum tehlikesi hortumlar bir bir kesiliyor hortumcularda ne yapsın rejimi cumhuriyeti ön plana çıkarıyorlar.
    Cevapla
  • mehmet döner 18 yıl önce Şikayet Et
    Eleştiriyi dikkate almak.. yeni başlık için tşk. Az önceki ağır eleştirim için özür.
    Cevapla
  • E. Hünkar Yılmaz 18 yıl önce Şikayet Et
    cevap isteyen arkadaş 3. ilk yazımdaki sevigen yanlıştır.doğrusu moğultay olması lazım.düzeltir diğer sol görüşlü sevigenden özür dilerim.
    Cevapla
  • E. Hünkar Yılmaz 18 yıl önce Şikayet Et
    cevap isteyen arkadaş 2. mason olmazsa zaten o mevkiye çok zor gelir.aynen 3 oy alıp rektör olanlar gibi. ATATÜRK masonlocalarını kapattı.peki şimdi ATATÜRKÇÜ GEÇİNEN lere sormak istiyorum,ATATÜRK tarafından kapatılmış mason localarının tekrar açılmasına niye ses çıkarmıyorlar,yoksa yanlışlıklamı kapatıldıki yeniden açıldı,ve niye ATATÜRK ün kapatmış olduğu masonlarla omuz omuza yürüyorsunuz.o zaman hilafette tekrar geri gelebilirmi.kapatılmış mason locaları gibi tekrar geri gelirse,masonlara gösterdiğiniz,hoşgörüyü gösterimisiniz
    Cevapla
  • tamer dağlar 18 yıl önce Şikayet Et
    flaş flaş flaş. Hürriyet bu haberi flaş flaş flaş diye vermemiş neden acaba? :):):):) oysa kendilerinin istediği gibi olan her uyduruktan haberi bile flaş flaş diye verirdi... ah medya ahhhh yönlendirme yapmıyormuş, sen onu benim külahıma anlat... bu arada bence haber 7 bu haberi manşetten mavi punto ile vermeliydi :)
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
DİĞER HABERLER
Trump'ın tehdidi sonrası İran'dan yeni açıklama: Bu kez ağız değiştirdiler!
Vize randevusu adı altında milleti kandırıyorlardı! Bakanlık devreye girdi