Ne tip bir anne ve babasınız! TEST

Ne tip bir anne ve babasınız! TEST

01 Temmuz 2010 12:57 - 3 Yorum - 15,934 Okunma

Prof.Dr Kemal Sayar ve Feyza Bağlan'ın, 'Çocuk eğitiminde duygusal rehberlik' konulu 'Koruyucu Psikoloji' isimli kitabındaki testle daha güçlü anne baba nasıl olunabilir ortaya koyuyor. İşte 81 soruluk test



Aslında duygusal rehberlik, temeli empati ve sevgiye dayanan, uygulaması pek de zor olmayan bir kavram olmakla beraber, evlat sevgisi gibi doğal olarak içimizde bulunmaz.

Daha ziyade, kişinin duygularının, ne hissettiğinin farkında olmasını, aktif olarak karşısındakini dinleyebilme ve problem çözebilme becerisine sahip olmasını gerektiren bir iletişim sanatıdır.

Aslında her anne-baba bir duygusal rehber olabilir, yeter ki bazı engeller aşılabilsin. Bu engellerin kullanbir kısmı, bazı anne-babaların yetiştirildikleri evlerde duyguların işleniş biçiminden, bir kısmı da bazı ebeveynlerin aktif dinleme yeteneğini tam olarak kullanamamasından kaynaklanır.

Kaynağı ne olursa olsun bu engeller, anne-babaların istedikleri gibi güçlü ve destekleyici ebeveynler olmalarının önünde bariyer gibi durur.

Bu bariyerleri aşmak öncelikle anne-babanın insan olarak kendini tanıyabilmesinden geçer. Araştırmalara dayanarak oluşturulan bu testteki cümlelerin değerlendirmesi sonucunda, dört farklı tip ebeveyn tutumundan size en çok uyanı bulup, her bir tutumun çocuğu nasıl etkilediği hakkında fikir sahibi olacaksınız.

Kendini Değerlendirme: Ne Tip Bir Anne-Babasınız?

Bu test sizin ve çocuğunuzun üzüntü, korku ve öfke ile ilgili hisleriniz hakkındaki sorulardan oluşuyor.

Her bir soruyu duygu durumunuza uyup uymadığına göre D(doğru) ya da Y(yanlış)den sadece birini seçerek işaretleyin. Emin olamıyorsanız doğruya daha yakınsa D’yi, yanlışa daha yakınsa Y’yi işaretleyin.

Evet, bu çok sayıda sorudan oluşan bir test ama soruları sonuna dek cevaplayın. Çünkü ancak bu şekilde anne-baba tiplerinin özelliklerini net bir şekilde tayin edebiliriz.

D: Doğru    Y: Yanlış

1. Çocukların üzülmek için gerçekten de çok az sebepleri var.
D                           Y

2. Bence öfke kontrol altında tutulduğu müddetçe kötü bir şey değildir.
D                           Y

3. Üzgünmüş gibi davranan çocuklar genellikle yetişkinlerin kendilerine acımasını sağlamaya çalışırlar.
D                           Y

4. Bir çocuk öfkeliyse, mola  almayı hak etmiş demektir.
D                           Y

5. Çocuğum üzgünmüş gibi davrandığında çekilmez bir hale geliyor.
D                           Y

6. Çocuğum üzgün olduğunda, dünyayı onun için düzeltmeye ve mükemmel hale getirmeye çalışmam beklenirmiş gibi hissederim.
D                           Y

7. Hayatımda üzüntüye yer yoktur.
D                           Y

8. Öfke, tehlikeli bir durumdur.
D                           Y

9. Çocuğun üzüntüsü varsa ve bunu göz ardı ederseniz, üzüntüsü kendiliğinden geçecek, çocuk kendi haline dönecektir.
D                           Y

10. Öfke genelde saldırganlık demektir.
D                           Y

11. Çocuklar genelde istediklerini elde edebilmek için üzgün davranırlar.
D                           Y

12. Bence kontrol altında olduktan sonra insanın kendisini üzgün hissetmesi sorun değildir.
D                           Y

13. Üzüntü, üzerinde durulacak bir durum değildir, aksine bir an evvel sağ salim atlatılması gereken bir durumdur.
D                           Y
14. Çocuğun üzüntüsü uzun sürmediği müddetçe, onunla ilgilenmekte, uğraşmakta bir beis görmem.
D                           Y

15. Fazlaca duygusal bir çocuğum olmasındansa mutlu bir çocuğum olmasını tercih ederim.
D                           Y

16. Çocuğum üzgünse çözülmesi gereken bir sorun var demektir.
D                           Y

17. Çocuklarıma üzüntülerinin üstesinden gelebilmeleri için yardım ediyorum ki orada takılıp kalmasınlar, hayatlarına güzel bir şekilde devam edebilsinler.
D                           Y

18. Çocuğun üzgün olmasının ona yeni şeyler öğrenmek için fırsat sağladığını düşünmüyorum.
D                           Y

19. Çocuklar hayatın olumsuz taraflarını abarttıklarında üzgün oluyorlar.
D                           Y

20. Çocuğum öfkeli olduğunda gerçekten de çekilmez hale geliyor.
D                           Y

21. Çocuğumun öfkesine sınır koyuyorum.
D                           Y

22. Çocuğum ilgi çekmek istediği zaman üzgünmüş gibi davranıyor.
D                           Y
23. Öfke araştırılmaya, incelenmeye değer bir duygudur.
D                           Y

24. Pek çok çocuğun öfkesi, çocuğun anlayışının azlığından ve yeteri kadar olgun olmayışından kaynaklanıyor.
D                           Y

25. Çocuğum öfkelendiğinde onu mutlu etmeye çalışırım.
D                           Y

26. Hissettiğin öfkeyi bence ifade etmelisin.
D                           Y

27. Çocuğumun üzgün olduğu zamanlar aslında ona yakınlaşabilmem için iyi birer fırsattır.
D                           Y

28. Aslında çocukların öfkelenmek için o kadar az sebepleri var ki.
D                           Y

29. Çocuğum üzgün olduğunda, kendisini neyin üzdüğünü araştırıp bulması için ona destek oluyorum.
D                           Y

30. Çocuğum üzgün olduğu zaman, ona kendisini anladığımı hissettirmeye çalışıyorum.
D                           Y

31. Çocuğumun, üzüntü hissini yaşayarak öğrenmesini isterim.
D                           Y

32. Asıl önemli olan şey, çocuğun kendini neden üzgün hissettiğidir.
D                           Y
33. Çocukluk üzgün ya da öfkeli hissedilecek bir zaman değil, aksine gamsız, kaygısız bir dönemdir.
D                           Y

34. Çocuğum üzgünse, oturup onun hisleri hakkında konuşuruz.
D                           Y

35. Çocuğum üzgünse, neden o duyguyu hissettiğini fark edebilmesi için ona yardımcı olurum.
D                           Y

36. Çocuğum öfkeliyse, bu onunla yakınlaşabilmek için bir fırsattır.
D                           Y

37. Çocuğum öfkeli olduğu zaman, onunla beraber bu hissi tatmak için biraz zaman ayırırım.
D                           Y

38. Çocuğumun öfke hissini tecrübe etmesini isterim.
D                           Y

39. Bence çocukların zaman zaman kendilerini öfkeli hissetmeleri iyidir.
D                           Y

40. Asıl önemli olan şey çocuğun neden öfkeli olduğudur.
D                           Y

41. Çocuğum üzgün olduğunda kötü–yanlış davranmaması için onu uyarıyorum.
D                           Y

42. Çocuğum üzgün olduğunda bu onun kişiliğini kötü etkiler diye üzülürüm.
D                           Y
43. Çocuğuma özellikle üzüntü hakkında bir şeyler öğretmeye çalıştığımı söyleyemem.
D                           Y

44. Üzüntü hakkında öğrendiğim bir şey varsa o da üzüntüyü yaşayabilmenin, ifade edebilmenin iyi bir şey olduğudur.
D                           Y

45. Üzüntüden kurtulmak için yapılabilecek bir şey olduğundan emin değilim.
D                           Y

46. Üzüntülü bir çocuğa, kendisini rahat hissetmesine yardımcı olmaktan başka yapılabilecek bir yardım olduğunu düşünmüyorum.
D                           Y

47.Çocuğum kendini üzgün hissettiğinde, ne olursa olsun onu sevdiğimi bilmesini sağlıyorum.
D                           Y

48. Çocuğum üzgün olduğunda, benden tam olarak ne yapmamı istediğini anladığımı zannetmiyorum.
D                           Y

49.Çocuğuma özellikle öfke ile ilgili bir şey öğretmeye çabalamıyorum.
D                           Y

50. Öfke hakkında öğrendiğim bir şey varsa o da bu duyguyu ifade etmenin, yaşamanın kötü bir şey olmadığıdır.
D                           Y

51. Çocuğum öfkeliyse, ne halde olduğunu anlamazdan geliyorum.
D                           Y
52. Çocuğum öfkeliyse, ne olursa olsun onu sevdiğimi bilmesini sağlıyorum.
D                           Y

53. Çocuğum öfkeliyse, tam olarak ne yapmamı istediğini anlayamıyorum.
D                           Y

54. Çocuğumun kötü huylu olmasına üzülüyorum.
D                           Y

55. Bence bir çocuğun öfkesini göstermesi hiç de doğru değil.
D                           Y

56. Öfkeli insanlar kontrollerini kaybederler.
D                           Y

57. Bir çocuğun öfkesini ifade etmesine izin verilirse, bunun sonu sinir krizine, huysuzluk nöbetine kadar gidebilir.
D                           Y

58. Çocuklar istediklerini yaptırabilmek için öfkelenirler.
D                           Y

59. Çocuğum öfkelendiğinde, saldırgan, zarar verici bir mizaca eğilimi mi var acaba, diye üzülürüm.
D                           Y

60. Çocukların öfkelenmelerine izin verirsek, her zaman canlarının her istediğini yapabileceklerini zannederler.
D                           Y

61. Çocuk öfkelendiğinde saygısızlık yapmış olur.
D                           Y
62. Çocuklar öfkelendiklerinde aslında çok tatlı ve eğlenceli olurlar.
D                           Y

63. Öfke benim muhakeme yeteneğimi gölgeler ve sonradan pişman olacağım şeyler yaparım.
D                           Y

64. Çocuğumun öfkeli olduğu zamanlar, tam da bir sorun olduğunun ve bunun çözülmesi gerektiğinin işaretidir.
D                           Y

65. Çocuğum öfkelendiğinde, poposuna bir şaplak indirmemi istiyor demektir.
D                            Y

66. Çocuğum öfkelendiğinde amacım onu durdurmak olur.
D                           Y

67. Çocuğun öfkelenmesini o kadar da sorun etmem.
D                           Y

68. Çocuğumun öfkesini o kadar da ciddiye almam.
D                           Y

69. Öfkelendiğim zaman kendimi patlayacak bir yanardağ gibi hissederim.
D                           Y

70. Öfke hiçbir şeyi halletmez.
D                           Y

71. Öfkesini ifade edebilmek bir çocuğu heyecanlandırır.
D                           Y
72. Bir çocuğun öfkesi önemlidir.
D                           Y

73. Çocukların da öfkelenmeye hakları vardır.
D                           Y

74. Çocuğum çılgına döndüğünde onu zıvanadan çıkaranın ne olduğunu araştırırım.
D                           Y

75. Çocuğa öfkelenmesinin sebebini bulmada yardımcı olmak önemlidir.
D                           Y

76. Çocuğum bana öfkelendiğinde bunu duymak ya da fark etmek istemediğimi düşünürüm.
D                           Y

77. Çocuğum öfkelendiğinde, ‘Keşke sıkıntılarla yaşamayı öğrenebilmiş olsa’ diye düşünürüm.
D                           Y

78. Çocuğum öfkelendiğinde ‘Neden her şeyi olduğu gibi kabullenemiyor?’ diye düşünürüm.
D                           Y

79. Çocuğumun ayakları üzerinde durabilmesi için öfkelenebilmesini isterim.
D                           Y

80. Çocuğumun üzüntüsünden çok da ders çıkarmam, üzüntüsünü umursamam.
D                           Y

81. Çocuğumun öfkeliyken ne düşündüğünü de bilmek isterim.

D                           Y

PUANLARINIZI NASIL YORUMLAMALISINIZ?

Çocuğu Hiçe Sayan Ebeveyn:

Aşağıdaki soruların kaçına doğru (D) diye cevap verdiğinizi toplayın:

1,2,6,7,9,12,13,14,15,17,18,19,24,25,28,33,43,62,66,67,

68,76,77,78,80.

Sonucu 25’e bölün. Elde edeceğiniz sonuç ‘Çocuğu Hiçe Sayma’ puanınızı gösterir.

Eleştiren Ebeveyn Tutumu:

Aşağıdaki soruların kaçına doğru (D) diye cevap verdiğinizi toplayın:

3,4,5,8,10,11,20,21,22,41,42,54,55,56,57,58,59,60,61,

63,65,69,70.

Sonucu 23’e bölün. Elde edeceğiniz sonuç ‘Eleştiri’ puanınızı gösterir.

Aşırı Serbest Ebeveyn Tutumu:

Aşağıdaki soruların kaçına doğru (D) diye cevap verdiğinizi toplayınız:

26,44,45,46,47,48,49,50,52,53.

Sonucu 10’a bölün. Elde edeceğiniz sonuç ‘Aşırı Serbestlik’ puanınızı gösterir.

Duygusal Rehber Ebeveyn:

Aşağıdaki soruların kaçına doğru (D) diye cevap verdiğinizi toplayın:

16,23,27,29,30,31,32,34,35,36,37,38,39,40,51,64,71,72,

73,74,75,78,81.

Sonucu 23’e bölün. Elde edeceğiniz sonuç ‘Duygusal Rehberlik’ puanınızı gösterir.

Şimdi 4 puanınızı karşılaştırın. Hangisi en yüksek çıktıysa, o tip bir anne-babalık tarzınız var demektir.

KORUYUCU PSİKOLOJİ

Hedefimiz her şeyden önce iyi insanlar yetiştirmek !

Modern dünyada her şey yeniden tanımlanıyor. Kişilikler, kişiler arası iletişim,  tutum ve davranışlar yeni bir boyut kazanıyor.

Her şeyin değer kaybettiği günümüz ortamında yaşanılan sosyal- psikolojik olayların önüne geçmek için çocuklarımızın eğitiminden başlamak gerekiyor.

Sayısız kaynaktan gelen sayısız  bilgi bombardımanı altında, kafaları karışan anne babaların doğru bilgiye  ulaşması da zorlaşıyor.

İşte böyle bir ortamda tabiri caizse hedefi tam on ikiden vuracak bir çalışma okuyucuyla buluşmaya hazırlanıyor.

Birçok kişinin ismine aşina olduğu ve yakından tanıdığı alanının en iyi isimlerinden psikiyatri profesörü Kemal Sayar ve psikolog Feyza Bağlan’ın hazırlamış olduğu çok önemli bir ebeveyn kılavuzu koruyucu psikoloji.

İyi insanlar yetiştirmekten birinci dereceden sorumlu olan anne babalar için:
  • Çocuklarımızı rekabetçi kişiler olarak mı yetiştirmeliyiz yoksa erdem sahibi insanlar olarak mı?
  • Merhamet ve vicdanın giderek azaldığı toplumda çocuklarımızı nasıl vicdan ve merhamet  sahibi insanlar olarak yetiştirebiliriz?
  • Yaşadığımız her kötü olayın iyiye dönüşecek bir yanı var mıdır?
  • Yapılan hatalar iyi analiz edilip doğru anlamlandırılırsa,  bu tutum çocukların ileride sahip olacakları karakter üzerinde nasıl bir olumlu tutuma dönüştürülür?
  • Anne- baba- çocuk arasındaki bağlanma duygusu çocukların karakteri üzerinde nasıl bir etki bırakır?
  • Duygusal ve ahlaki zeka bileşenleri olan empati,  vicdan,  adalet,  şükran, öfke kontrolü çocuğa nasıl kazandırılır?


Koruyucu psikoloji,  merhamet ve vicdan sahibi çocuklar yetiştirirken onları dış dünyanın getirebileceği gerginliklerden nasıl koruyacağımızı zihnimizdeki tüm soru işaretlerini cevaplayarak anlatıyor.

Anne- babaların duygusal rehberliği başarıyla yaptıkları zaman çocuğun  sağlıklı bir birey haline nasıl geleceğinin şifrelerini veriyor.

 Ayrıca kitabın son bölümünde yer alan ‘’nasıl bir anne- babasınız?’’  test uygulamasıyla anne- babalık tutumlarınızı mercek altına alıyor,  analiz ediyor ve çözümler sunuyor.

Modern dünyada kitaplığınızda önemli bir yer etmesi kaçınılmaz, bilgi çıtası yüksek bir eser. Hedefi her şeyden önce iyi insanlar  yetiştirmek olan anne babalar için …

(Koruyucu Psikoloji,  Timaş  yayınları 2010,  336 sayfa / 15.50 TL)

KİTAPLA İLGİLİ TEKNİK BİLGİ VE SİPARİŞ ŞARTLARI İÇİN TIKLAYINIZ!

Kaynak: Haber7

  • BU HABER HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR

    YORUM YAZ
  • Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: ip adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle pa ylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım
  • Metin Ay

    Haber? 09 Haziran 2008 16:15 - Toplam 133 kişi beğendi.

    Editör bey.. Haber nerede Allah aşkına? Havalar ısındı ya artık..Klima yoksa gönderelim çalışma odalarınıza..

    + Bu Yorumu Beğen
  • dursun çiğdem

    09 Haziran 2008 15:50 - Toplam 74 kişi beğendi.

    yazıyı gören varmı ben göremiyorumda.

    + Bu Yorumu Beğen
  • Metin Yazar

    Neden şimdi (2) 06 Haziran 2008 14:02 - Toplam 79 kişi beğendi.

    Baykal bile, AKP için; “Bırakalım bunlar gelsin ve bu enkazın altında kalsınlar” dedi. AKP’nin iktidar olmasına pek ses çıkarmadılar.Hatta kartel medyası içinden destekleyenler bile çıktı. Desteklerken kıs kıs gülüyor,”Nasılsa bunlar ortalığı biraz toparlar, ama milletin kemerini sıkarak canına okurlar,biz de bir taşla iki kuş vurmuş oluruz” diye düşündüler. Düşündükleri gibi olmadı.Türk ekonomisi çok kısa sürede istikrara kavuştu. Bu istikrar AKP’nin oylarını artırmasıyla tescil edildi

    + Bu Yorumu Beğen Yorumun Devamı
  • askorozli

    31 Mayıs 2008 00:47 - Toplam 62 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen
  • kaan kaya

    31 Mayıs 2008 00:12 - Toplam 45 kişi beğendi.

    + Bu Yorumu Beğen
  • IMKB100: 54.810 %-0.19
  • ALTIN: 92.699 %-0.65
  • DOLAR: 1.8425 %0.00
  • EURO: 2.3065 %-0.60
GAZETE MANŞETLERİ

NAMAZ VAKİTLERİ

İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
Nokta Elektronik Medya Ltd. Şti. Copyright © 2003-2012 Kullanım Şartları Yayın İlkeleri Reklam İletişim