Kurtulmuş: Bir elde silah bir elle halay olmaz

Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, Hollanda ve Almanya programı dönüşü beraberindeki gazetecilere önemli açıklamalarda bulundu.

  • GİRİŞ21.04.2015 00:00
  • GÜNCELLEME21.04.2015 11:00
Kurtulmuş: Bir elde silah bir elle halay olmaz

Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, üç günlük Hollanda ve Almanya temaslarının ardından dönüş yolunda aralarında Haber7 Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Erdoğan'ın da bulunduğu gazetecilere gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Çözüm sürecinin bir devlet politikası haline geldiğini söyleyen Kurtulmuş, HDP ve Demirtaş'a 'Silahları bırakma' konusunda çağrıya davet ederek 'barajı aşmak istiyorlarsa bu çağrıyı yapmalılar' dedi. 

"BİR ELDE SİLAH DİĞER ELLE HALAY OLMAZ"

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, çözüm süreciyle ilgili olarak “Umudumu hiçbir şekilde kaybetmedim. Bu bir sosyolojik gerçektir. Her kim bu sosyolojik gerçeğe rağmen hareket etmeye kalkarsa millet bunun hesabını sorar. Maalesef birileri bu sürecin akamete uğramasını, gecikmesini istiyor. Seçim atmosferine girilmiş olması siyasi üslubu gerginleştiriyor. Hiç kimse çözüm sürecini siyasi polemiğin konusu haline getirmesin. CHP’si, MHP’si., HDP’si AK Parti’nin barajın düşmesine ilişkin ya da dar bölge sistemine ilişkin yaklaşımlarına olumlu karşılık verseydi, bugünkü tartışmalar gündemde olmayacaktı. Kimse barajı aşmanın siyasi argümanı olarak dilini sertleştirmek, çözüm sürecine zarar vermek gibi bir tavrın içinde olmaz umuyorum. Çözüm Sürecinin başarılı olması sadece Türkiye için değil, dünya barış ve huzuru için de bir umut kaynağı olacaktır. Nevruz öncesi’nde ‘Silahları tamamen bıraktık’ denebilseydi iyi olurdu.  Bir elde kaleşnikof, diğer elle halay çekilmez. Silahları bırakmadan barıştan bahsetmenin mantığı olamaz.”

ÇÖZÜM SÜRECİ DEVLET POLİTİKASI HALİNE DÖNÜŞTÜ

Seçim sürecinin ruhu ve felsefesinin AK Parti 2023 sözleşmesinde olduğunu belirten Kurtulmuş “Meseleye başından beri hiçbir  vakit siyasi rant meselesi olarak bakmadık. Siyasi risk meselesi olarak da bakmadık. Önünde 30 Mart, 10 Ağustos seçimleri olan bir parti için, Türkiye’nin her yerinden oy alan ve 12 yıl boyunca iktidarda bulunan bir parti için çözüm süreci en büyük riskti. Ama biz bunları düşünmedik, 50 bin insanımız ölmüş, çok büyük maddi kayıplarımız olmuş. Analar ağlamasın, analar, babalar bir “Allah Razı olsun” desin. 61. Hükümet kurulur kurulmaz bir çözüm süreci heyetinin oluşması ile çözüm süreci mesai, hükümet mesaisi olmaktan çıkmış ve devlet politikası haline dönüşmüştür."

HDP VE DEMİRTAŞ'A UYARI!

“Üslup, söylem meselesinin hayati öneme haiz olduğunu düşünüyorum. HDP’de çözüm Süreci konusunda çok farklı kanaatler var. Barışa yaklaştıkça, elinde silahlı olanların gücü azalır, demokrasiden yana olanların gücü artır. HDP’den şu çağrıyı bekliyoruz: Ey elinde silah bulunanlar, seçim dolayısıyla halkın üzerine asla baskı yapmayın. Çatışma ortamının çıkması için zemin hazırlamayın. HDP bunu yaparsa barajı aşma konusunda mesafe alır. Ama Batı’da ayrı Doğu’da ayrı konuşursa sonuç alamaz, ülke barışına da katkısı olmaz."

PAPA BİR YANDAN AP BİR YANDAN, FAİZ LOBİSİ BİR YANDAN…

Kurtulmuş, Papa’nın ve hemen ardından Avrupa Parlamentosu’nun aldığı Soykırım kararına ise "Ortada bir realite var. Türkiye tarihi boyunca ne kadar güçlendiyse, Türkiye’ye sağdan soldan çelme takmak isteyenlerin ortak çalıştıkları bir gerçektir. Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan’ın doğrudan halk tarafından seçilmesiyle, artık irade ortaya çıkmıştır.  1.5 yılda bir koalisyon partileri ile yönetilen, 25 milyon dolar için IMF memurlarının önünde kırk takla atan hükümetler vardı.  Öyle bir Türkiye olsun ki, Suriye’de mülteciler konusunda ne yapacağını bilemesin, uluslararası camianın lütuflarına mahkûm olsun bunu istiyorlar.  Gayrisafi Milli hasılaya oran bakımından yardımda dünya birincisiyiz. Dünyanın her tarafına yardımda bulunuyorsunuz. Afrika, Asya dendiğinde sömürüden başka bir şey düşünmeyenler tabii ki Türkiye’den rahatsız oluyorlar. Önümüzdeki 10 yıllardaki temel çatışma, barış ve düzen yanlıları ise çatışma yanlıları arasındaki mücadeleden ibaret olacaktır.” dedi.

AK PARTİ'DEN OY KAYMASI OLUR MU?

Kurtulmuş, “Ak Parti’den başka partilere oy kayması olur mu?” şeklindeki soruya AK Partinin en büyük avantajı bütün sosyal kesimlerden, bütün coğrafi bölgelerden, illerden oy alan tek parti olmasıdır. Yüzde 50’den oy aldık demek ki yüzde 50’lik potansiyelimiz daha var. Ak Parti sadece sahillerin partisi olsaydı, şuradan veya buradan oy alabilir veya oy kayabilir diyebilirdik. Bizim her partiden oy almamız mümkündür, veriler, AK Parti’den başka partilere pek oy kayması olmadığını gösteriyor.” dedi.

EKMELLEDİN İHSANOĞLU’NUN ADAYLIĞI

Türkiye’de olan bir şey var. Maalesef, AK Parti dışında bir özellikle anamuhalefet siyasi güç, siyasi gelecek ümidi gösteremediği için, proje üretmek isteyenler başka projelere yöneliyor. Sayın Baykal da ‘Biz Kızılay değiliz’ diyor. O kadar umutsuz bırakılmış bir anamuhalefet çizgisi var ki. Kendimi CHP’li vatandaş yerine koyuyorum. Onlar açısından üzücü bir durum var ortada. CHP’nin adayı diye koyduğunuz Cumhurbaşkanı Adayı Ekmeleddin İhsanoğlu şimdi MHP’nin adayı oluyor. Bir proje devam ediyor, 30 Mart seçimlerinden bu yana devam ediyor. Paralel yapıya bakın. Sadece AK Parti karşıtlığı içinden bir takım projeler oluşturuldu. Paralel yapı ile bazı yerlerde HDP’yi, bazı yerlerde MHP’yi bazı yerlerde CHP’yi bir araya getiren hangi güçtür?"

"ERDOĞAN VE DAVUTOĞLU ARASINDA FİKİR BİRLİĞİ VAR"

Bugünkü Cumhurbaşkanlığı sisteminden çok daha etkili ve denetlenebilir olan bir Başkanlık sistemine ihtiyaç olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, "Bu sistemde baba oğulu, iki kardeş arasında bile çatışma çıkabilir. Türkiye’nin etkin bir sisteme ihtiyacı var. Bunun için de Başkanlık sistemine ihtiyaç var. Kimse kimsenin görev alanlarına, yetki alanlarına müdahale etmez. Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan ile Başbakanımız Sayın Davutoğlu arasında fikir birliği vardır, yakın zamanda tanışmış insanlar değildir, aralarında hukuk vardır.” dedi.

"ÇOCUKLARA ZORLA DOMUZ YEDİRİYORLAR"

Kurtulmuş, Avrupanın çeşitli ülkelerinde yaşayan Müslümanların üzerinde büyük baskınların bulunduğunun, Türk ailelerinin ve çocuklarının büyük mağduriyetlere uğratıldığının hatırlatılması üzerine şunları söyledi;

“Manheim’daki toplantıdan sonra bir çocuğu getirdiler. Babası hapisteymiş, annesi, babası ayrılmış. Çocuk, Almanya Gençlik Dairesi’nde kalıyormuş. Çocuklara zorla domuz eti yediriyorlar, çocuğu cezalandırmak için kafasını klozetin içine sokuyorlar. Çocuğun psikolojisi bozulmuş. Baktım, psikolojisinin denli bozuk olduğunu gösteren tepkiler ortaya koyuyordu. Almanya’da böyle uygulamalar var ne yazık ki. Bu konuda sivil toplum örgütlerimizin çok daha fazla çalışmaları lazım, Türkiye olarak da bu konuları takip ediyoruz, etmeye devam edeceğiz.”

KURTULMUŞ’TAN DORTMUND ÇAĞRISI

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, “Nasip olursa 3 Mayıs günü Sayın Başbakanımız Dortmun’a gelecek. Dortmund’da çok büyük bir halk buluşması olacak. 3 Mayıs günü gurbetçilerimizle ilgili birçok müjdeyi verecek. Bütün gurbetçilerimizi bu büyük buluşmaya davet ediyoruz” dedi.

KAYNAKHABER7

SON 24 SAATTE NELER OLDU?

Etiketler

Yorumlar4

  • soru 2 yıl önce Şikayet Et
    kusura bakmayın... artık bazılarını kandıramazsınız... zaten barajı aşmasını istemiyorsunuz... bırakın yapsınlar...
    Cevapla
  • Abid KONAK 2 yıl önce Şikayet Et
    Gerçek yüzünüzü barış mesajı verildiği gün net söyleseydiniz daha iyi olmazmıydı
    Cevapla
  • ali 2 yıl önce Şikayet Et
    Gerçek yüzünü göstermemş olsan eski partinde baraj geçen sen olurdun.
    Cevapla Toplam 4 beğeni
  • Ramiz 2 yıl önce Şikayet Et
    Madem bu kadar bilgiliydi kendisi partisinde kalıp da barajı geçeydi o zaman.
    Cevapla Toplam 8 beğeni
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat

Sondakika Gelişmelerinden Haberdar Olun