KKTC'de Gül ve Talat'tan açıklama

Cumhurbaşkanı olarak ilk yurt dışı ziyaretini KKTC'ye yapan Abdullah Gül, KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile birlikte ortak basın toplantısı düzenledi.

  • GİRİŞ18.09.2007 18:15
  • GÜNCELLEME18.09.2007 18:15
KKTC'de Gül ve Talat'tan açıklama

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Kıbrıs sorunun çözümünde Türk tarafının elinden gelen her şeyi yaptığını ifade ederek, "İnanıyorum ki bir gün Ada'ya barış hakim olacaktır" dedi.


Cumhurbaşkanlığına seçilmesinin ardından ilk resmi ziyaretini KKTC'ye gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Gül ile KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, baş başa ve heyetler arası görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Gül, KKTC Cumhurbaşkanlığı bahçesinde düzenlenen ortak basın toplantısında, ilk yurt dışı gezisini KKTC'ye gerçekleştirmekten gurur ve mutluluk duyduğunu söyledi.


Cumhurbaşkanı Talat ile baş başa ve heyetler arası görüşmelerin oldukça yararlı geçtiğini belirten Cumhurbaşkanı Gül, Kıbrıs sorununun içinde bulunduğu aşamayı ele aldıklarını ve iki ülke arasındaki dayanışma ve yakın işbirliğini daha da geliştirmenin kararlılığını ortaya koyduklarını kaydetti. Gül, KKTC'nin, Kıbrıs'ta adil, kalıcı, kapsamlı barış için elinden gelen her şeyi yaptığını ifade ederek, "Daha önce yapılan referandumda 'Evet' diyerek bunu göstermiştir. Dünyada, Kıbrıs Türkleri'nin çözümsüzlükten yana olduğu yönündeki algılamaları da sona erdirmiştir" dedi.


 Cumhurbaşkanı Gül, Ada'da iki halk, iki devlet, iki dil, iki din gerçeği bulunduğunun göz ardı edilemeyeceğini vurgulayarak, çözüm arayışlarının da bu çerçevede yürütülmesi gerektiğini kaydetti. KKTC'nin büyük bir ekonomik gelişme gösterdiğine dikkat çeken Gül, bu durumun memnuniyet verici olduğunu ve Türkiye'nin desteğinin devam edeceğini bildirdi.


 Gül, "Kıbrıslı Türk kardeşlerimizin gerek güvenlik açısından, gerek haklı davalarının savunulması açısından, gerekse ekonomik açıdan devamlı yanında olacağız" diye konuştu. Bir gün Ada'da barışın hakim olacağına inandığını kaydeden Gül, barışın gerçekleşmesi halinde Türkiye, Yunanistan ve Kıbrıs'ın, Doğu Akdeniz'de büyük bir işbirliği merkezi oluşturabileceğini yineledi. Gül, Talat'a, Türk halkının selamlarını da iletti.


-"YOLUMUZ DOĞRU BİR YOL"-


KKTC Cumhurbaşkanı Talat da Gül'ün Cumhurbaşkanlığı görevine başlamasından kısa süre sonra ilk ziyaretini KKTC'ye gerçekleştirmesinin kendileri için büyük bir jest olduğunu söyledi. Talat, Gül'ün ziyaretinin Türk tarafının barış çabalarına, Türkiye Cumhuriyeti'nin açık bir desteği olduğunu belirtti. Cumhurbaşkanı Gül ile yararlı bir görüşme yaptıklarını anlatan Talat, Kıbrıs sorununun yanı sıra Kıbrıs'ın diğer sorunları hakkında da görüş alışverişinde bulunduklarını söyledi. Talat, iki ülke arasındaki çalışmaların, bundan sonra da derinlemesine sürdürüleceğini kaydetti.


Davetlerini kabul ederek bu ziyareti gerçekleştirdiği için Abdullah Gül'e teşekkür eden Talat, "Kendilerinin, her şart altında, koşullar ne olursa olsun, bizlere yönelik desteğini yanımızda bulmak bizleri daha da cesaretlendiriyor, güçlendiriyor" diye konuştu.


Talat, "Kıbrıs'ta varlığını sonsuza dek sürdürecek bir halk olarak sorunu bir an önce çözmek için elinden gelen her türlü çabayı ortaya koyan bir halk olarak, yolumuzun doğru bir yol olduğunu ve çabalarımızı bundan sonra da göstermeye devam edeceğimizi bir kez daha vurgulamamıza fırsat verdiği için kendilerine bir kez daha teşekkür ediyoruz" dedi


 Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin "Kıbrıs'a ve Güney Kıbrıs'a barış getirdiğini" kaydederek, "Türk Silahlı Kuvvetleri Ada'da barışın sembolüdür. Bunun ötesinde herhangi bir niyetimiz yoktur" dedi. KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile düzenlenen ortak basın toplantısının ardından soruları yanıtlayan Gül, barışçı çabalarının dünyadan gerekli destek alıp almadığı yönündeki soru üzerine Kıbrıs Türkleri ve Türkiye'nin barışçıl duygularını ispatladığını söyledi. Bu durumu artık dünyanın bildiğini ifade eden Gül şunları kaydetti: "Bu bize çok büyük kazanımlar getirdi ama hala yapılması gerekenler var, verilen sözler tutulmalı. KKTC ve Türkiye'nin bu yöndeki beklentisi devam etmektedir. Önümüzdeki pürüzler kaldırılırsa Doğu Akdeniz'deki işbirliği potansiyeli gerçekleştirilebilir.


 Bu da kapsamlı çözümden geçmektedir." Cumhurbaşkanı Gül, Rum Yönetimi Lideri Tassos Papadopulos'un Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilgili sözlerinin hatırlatılması üzerine Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Kıbrıs'a ve Güney Kıbrıs'a barış getirdiğini kaydederek, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin barış harekatıyla sadece Kıbrıs'a değil, bölgeye demokrasinin yerleşmesi açısından fırsat verdiğini söyledi.


Gül, "Türk Silahlı Kuvvetleri Ada'ya geldiğinde o gün Ada'da neler olduğu hatırlanırsa, bugünkü Cumhurbaşkanı (Papadopulos) bile Ada'dan kaçmak durumunda kalmıştı" dedi. Papadopulos'un sözlerinin "yersiz suçlamalar" olduğunu ifade eden Gül, "Türk Silahlı Kuvvetleri Ada'da barışın sembolüdür. Bunun ötesinde herhangi bir niyetimiz yoktur" diye konuştu. Gül, bir başka soru üzerine, 2004 yılındaki referandumdan sonra Türkiye'nin Rum kesiminden birkaç adım öne geçtiğini belirtti.


 Çözümün tek taraflı değil, karşılıklı adımlarla ve uzlaşmayla sağlanabileceğinin altını çizen Gül, "Tek tarafın yürümesiyle mesafe alınmaz" dedi. Abdullah Gül, "Annan Planı çözüm için hala bir zemin teşkil ediyor mu yoksa Annan Planı öldü mü?" sorusunu şöyle yanıtladı: "Annan Planı ile önemli mesafeler alınmıştı. Şimdi çalışırken hiç birşey olmamış gibi, sanki sıfırdan başlayalım edasında olamayız. Bu bağlamda Annan Planı önemli bir çalışmaydı. Annan Planı unutulacak bir çalışma değildir."


KKTC Cumhurbaşkanı Talat da bir gazetecinin, "Papadopulos'un olağanüstü uzlaşma dışı tutumu nedeniyle hayal kırıklığına uğradınız ve Rauf denktaş gibi demeçler verdiğiniz yönünde değerlendirmeler var. Rum politikaları sonunda Kıbrıs Türk politikacılarını Denktaşlaştırdı mı?" sorusuna şu yanıtı verdi: "Biz, Sayın Gül'ün dediği gibi hep bir adım önde olduk ve yeni politikalarımızla hep bir adım öndeyiz. Son görüşmemizde de 'Kıbrıs sorununu 2008 yılı sonuna kadar çözelim' dedik. Bizim politikamız bu, bu politikayı kararlı bir şekilde yönetiyoruz. Bunu birşeylere benzetmek benim işim değil, bu değerlendirmeyi siz yaparsınız. Benim diyecek birşeyim yok, geçmiş herkesin gözü önünde yaşanmıştır. Onun yorumu, siz basın mensuplarının ve bir süre sonra tarihçilerin olacak."

1 DAKİKADA 7 GÜNDEM

Bu habere ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat

Sondakika Gelişmelerinden Haberdar Olun