ÇOK OKUNANLAR
- Saadet, AK Parti'ye tam destek verdi
- Adnan Polat Casio Lincoln'un adını çizdi
- Kurşunsuz benzin 3 TL'nin altına iniyor
- Bu pankart BBP'lileri çileden çıkarttı
- Gül'e tepki gösterdi iş sözünü kaptı GALERİ
- Sivasspor Mbemba'yı transfer etti
- Ergenekon'da 3. iddianame tamam
- Gül ve Medvedev telefonda görüştü
- Atatürk Köprüsü trafiğe kapatılacak!
- Yunanistan'a mağlup olduk 6. bitirdik
- İstanbul'da 3 günlük elektrik kesintisi
- 102 torunlu Abbas dede 118. yaşını kutladı
- Shabani Nonda da kampa katıldı
- Kremlin doğruladı, Rusya-ABD imzalayacak
- Darbecilere ültimatom vermek için gitti
ÇOK YORUMLANAN
- Bu pankart BBP'lileri çileden çıkarttı
- Saadet, AK Parti'ye tam destek verdi
- Gül'e tepki gösterdi iş sözünü kaptı GALERİ
- Kurşunsuz benzin 3 TL'nin altına iniyor
- Adnan Polat Casio Lincoln'un adını çizdi
- Ergenekon'da 3. iddianame tamam
- Sarkozy: Türkiye'nin AB'de yeri yok
- Türkler, Müslümanlar için ön ayak oldu
- Sivasspor Mbemba'yı transfer etti
- Nuri Alço'yu bile kıskandırdılar
- Gül ve Medvedev telefonda görüştü
- Darbecilere ültimatom vermek için gitti
- 3 yeni dinozor!
- Yunanistan'a mağlup olduk 6. bitirdik
- 102 torunlu Abbas dede 118. yaşını kutladı
Kayıp bir Atatürk belgeseli daha var
Sansüre uğrayan "Türkiye'nin Kalbi Ankara" adlı Cumhuriyet Belgeseli büyük ilgi görürken Yazar Beşir Ayvazoğlu, arvişlerde unutulmuş bir filmi daha hatırlattı

Beşir Ayvazoğlu'nun köşe yazısı
Cumhuriyet'in onuncu yılı kutlamalarında kullanılmak üzere Sovyetler Birliği'nden iki sinemacıya, Sergey Yutkoviç ve Lev Oskaroviç Arnstam'a modern Türkiye'yi tanıtacak bir film ısmarlanmış.
Türkiye'nin Kalbi Ankara" adını taşıyan ve 1934 yılında tamamlanan bu propaganda filmi o tarihte sinemalarda gösterilmiş olmalıdır. Ancak 1969 yılında TRT tarafından yayımlanırken genel müdür Adnan Öztrak'ın müdahalesiyle yarıda kesilip yasaklanmış. Bu film şu günlerde Cumhurbaşkanlığı sitesinde ve oradan alan birçok internet sitesinde yayımlanıyor. Seyretmeyi denedim, fakat sık sık kesildiği için sonunu bir türlü getiremedim. Bu yüzden film hakkında sarih bir fikir beyan etmekte zorlanıyorum; fakat o yılların Türkiye'si ve Ankara'sını yansıtan 'çarpıcı' fotoğraflar göreceğinizi söyleyebilirim.
"Türkiye'nin Kalbi Ankara", Türkiye ile Sovyetler Birliği arasında Millî Mücadele yıllarında kurulan dostluğun 1930'ların başlarında devam ettiğini gösterse de, ilişkiler artık eski sıcaklıkta değildi. Filmin çekildiği tarih, yani 1934, aynı zamanda Türk-Sovyet dostluğunun zayıflamaya başladığı tarihtir. Nitekim o tarihlerde Atatürk'ün, Lenin'e benzetilmekten son derece rahatsız olduğu kayıtlara geçmiştir. Söz konusu filmle ilgili haberler, bana birkaç yıl önce okuduğum Atatürk'ün Bilinmeyen Hatıraları* adlı kitapta anlatılan bir hadiseyi hatırlattı.
Kitabın yazarı, Münir Hayri Egeli, 1922 yılında Sorbon Üniversitesi Psikoloji Enstitüsü'nü bitirmiş. Talebeliği sırasında Paris Türk Haberler Bürosu'nu kurup yönetmiş. Dönüşünde çeşitli okullarda öğretmenlik, yöneticilik, ayrıca Millî Temsil Akademisi ve Güzel Sanatlar Müdürlüğü yapmış. Daha sonra sinema konusunda ihtisas yapması için Almanya ve Rusya'ya gönderilmiş, hatta bu arada Atatürk'ü anlattığı bir de belgesel çekmiş. Kısacası, Egeli, 1930'larda öğretmenlikten roman, piyes ve libretto yazarlığına -Özsoy operasının librettosunu o yazmıştır-, rejisörlükten heykeltıraşlığa kadar birçok alanda faaliyet gösteren ve zaman zaman Atatürk'ün sofrasına kabul edilen ilgi çekici bir sanatçıdır. Anlattığı hadiseye gelince: Sinema eğitimi için gittiği Rusya'dan döndüğü günlerde İktisat Vekâleti tarafından Ankara'da bir küçük sanatlar sergisi hazırlığı yapılmaktadır. Ondan da İktisat Vekili Celâl Bey (Bayar) tarafından büyük ve hareketli bir Atatürk heykeli istenir. Heykelin tamamlandığı günlerde, birileri Atatürk'e Münir Hayri'nin yaptığı heykelin Lenin'e benzediğini söylerler. Niyetleri bir taşla iki kuş vurmak, yani hem İktisat Vekili'ni, hem de Münir Hayri'yi gözden düşürmektir. Atatürk söylenenlere inanmaz ve güvendiği birkaç kişiyi heykeli görmeleri için gönderir. Ne var ki onlar da muhtemelen birilerinin telkinleriyle heykeli Lenin'e benzetiverirler. Serginin açılışına gelen Atatürk'ün öfkeyle sorduğu ilk soru şudur: "Nerede o heykel?"
Olup bitenlerden haberdar edilmediği için neye uğradığını şaşıran Egeli, o gün Atatürk'le aralarında geçen konuşmayı uzun uzun anlatıyor. Sonuç: Heykeli yaptığı gibi yıkması emredilmiş, ertesi gün Parti'de yönettiği sanat ve propaganda servisi lağvedildiği gibi, Maarif Vekâleti'ndeki görevine de son verilip Gaziantep Lisesi Fransızca öğretmenliğine tayin edilmiştir.
Egeli, Gaziantep'e gitmediğini, esasen gitmesinin de istenmediğini, nitekim iki ay kadar sonra telefonla Köşk'e davet edildiğini ve her zamankinin aksine köşkün külüstür bir arabasıyla Çankaya'ya götürüldüğünü anlatıyor. O akşam, Köşk'teki davetlilerden hiçbiri kendisine iltifat etmek şöyle dursun, selâm bile vermemişlerdir. Nihayet sofraya geçilir ve Atatürk, Egeli'ye tam karşısındaki yeri gösterir. Suçunun ne olduğunu henüz bilmeyen Egeli, kendisine gösterilen yerin 'netameli' olduğunu söylüyor ve şöyle devam ediyor:
"Sofrada bir hayli zaman geçti. Bana mütemadiyen içiriyorlardı. Mamafih ben su içmişten farksızdım. Yalnız sırtımdan terler fışkırıyordu. Bir aralık yerimden kalktım. Kırmızı ipekli koltuğun arkası terden sırılsıklam olmuştu. Atatürk bir oraya, bir de bana baktı. Vasfi Raşit Sevig'in 'Sen suçunu biliyor musun? Yaptığın heykeli Lenin'e benzetmişler. Atatürk'e 'Bir eşeklik ettim' deyiver, elini öp!' dediğini rüya gibi hatırlayarak yerime döndüğüm zaman..."
Egeli bundan sonra Atatürk tarafından adamakıllı sorgulandığını ve sonunda oturduğu sandalyeye çıkıp Rusya'da gördüğü Lenin heykelleri gibi vaziyet almasının emredildiğini söylüyor. Gerisini kendisinden dinleyelim:
"Hemen ayağa kalktım, 'Siz büyük bir adamsınız, ben nâçiz bir insanım, sizin büyüklüğünüze, sofranıza çağırdığınız bir insanı bu hâle düşürmek yakışır mı?' diyecektim. O benim isyan edeceğimi anlayınca son derece yumuşak bir sesle, 'İsterseniz çıkmadan anlatın', dedi. Benim de cesaretim toplandı. 'Paşam, dedim, heykel bir insanı methetmek için yapılır. Ama herkes sizi anladığı gibi methedebilir. Kimi dehanızı, kimi kravatınızı, kimi de kunduranızı metheder. Ben de sayenizde heykeltıraş oldum. Eğer sizi ifade ederken bir hatam oldu ise bunu suiniyetime değil, eşekliğime veriniz.' Atatürk hiddet sanılacak bir şiddetle masaya vurdu: 'İşte bunu kabul edemem, diye bağırdı. Bu sofrada iki kişi eşek değilse, biri sen, biri de benim!'"
Münir Hayri, bu hadisenin hangi tarihte cereyan ettiğini kaydetmemiş. Ancak Celâl Bayar, 1932-1937 tarihleri arasında İktisat Vekilliği yaptığına göre, bu iki tarih arasında, muhtemelen 1934'ten sonra olsa gerek!
Unutmadan: Münir Hayri Egeli'nin Atatürk belgeseli bir yerlerde muhafaza ediliyor olmalı. Bence Cumhurbaşkanlığı sitesinde "Türkiye'nin Kalbi Ankara" gibi, onun da yer almasında fayda vardır.
* Eski Bir Atatürkçü (Münir Hayri Egeli), Atatürk'ün Bilinmeyen Hâtıraları, Ahmet Halit Yaşaroğlu Kitapçılık ve Kağıtçılık A.Ş., İstanbul 1954, s. 88-92.
(Zaman)
Bu haber 7740 kez okundu.
(3 dk. arayla güncellenir)
sonuna kadar
sonuna kadar atamızı seviyoruz sevmeyenlerde geldikleri gibi gidecekler bugün bu topraklarda yaşıyorsak atatürke ve silah arkadaşlarına borçluyuz
1938`den beri
adamlar, atatürkün köşkünü perili köşke çevirmişler. halkın iktidarıyla bir karanlık kuytu izbe köşeye daha güneş vurdu.
keşke
ondan sonraki yöneticilerde ondan daha da fazla içseydide onun tırnağı olabilselerdi.aatürk iktidar olmak için abd ye gidenlerden değildir.19 mayısta samsuna çıkmıştır.ayrıca o dönemde milleti bir arada tutmak için birazda ditatörlük lazım gelir.
diktatör rejimlerin dikdatör yöneticileri
satır aralarını iyi okumak lazım...adamcağızı bir heykelden dolayı içirip içirip maymuna döndürmüşler.sonrada güya taltif etmişler...bilinmeyen dönemin daha ne rezaletleri var acaba...
Daha neler var acaba?
Merak ediyorum Atatürkçü geçinenler bu filmleri izliyorlarmıdır. Kesin ergenekoncular bu filmlerin yüzüne bile bakmamıştır. Hepsi Atatürkçü ya güya.
Son Dakika Haberler
- 05:01 - 3G'nin hayatımıza katacağı 10 yenilik
- 04:53 - Darbecilere ültimatom vermek için gitti
- 04:31 - Gül'e tepki gösterdi iş sözünü kaptı GALERİ
- 04:00 - Türkler, Müslümanlar için ön ayak oldu
- 04:00 - 3 yeni dinozor!
- 03:40 - Hacı adaylarına domuz gribi dersi
- 03:29 - Nuri Alço'yu bile kıskandırdılar
- 03:19 - Kurşunsuz benzin 3 TL'nin altına iniyor
- 03:11 - Saadet, AK Parti'ye tam destek verdi
- 03:03 - Sarkozy: Türkiye'nin AB'de yeri yok
- 01:20 - Gül ve Medvedev telefonda görüştü
- 01:12 - Adnan Polat Casio Lincoln'un adını çizdi
- 01:01 - Sivasspor Mbemba'yı transfer etti
- 01:00 - Hasan Doğan ölümünün yıldönümünde anılacak
- 00:56 - Atatürk Köprüsü trafiğe kapatılacak!
- 00:45 - 102 torunlu Abbas dede 118. yaşını kutladı
- 00:44 - İstanbul'da 3 günlük elektrik kesintisi
- 00:43 - Sivas'ta trafik kazaları: 6 yaralı
- 00:40 - Kremlin doğruladı, Rusya-ABD imzalayacak
- 00:26 - Ergenekon'da 3. iddianame tamam
- 00:10 - Bu pankart BBP'lileri çileden çıkarttı
- 00:07 - Kremlin, ABD ile anlaşmayı doğruladı
- 00:04 - Shabani Nonda da kampa katıldı
- 00:03 - Yunanistan'a mağlup olduk 6. bitirdik
- 23:51 - Sinop Emniyeti'nde görev değişikliği
- 23:42 - Genç bayanlar filede yarı finale çıktı
- 23:33 - Londra'da yangın: 2 çocuk öldü 25 kişi mahsur
- 23:30 - Sabancı Holding'te istifa
- 23:25 - 'Türk Escobar' 'ekibiyle' gözaltında
- 23:20 - Milli tenisçi Marsel İlhan finalde kaybetti
- 23:07 - Hırvatistan'da ilk kadın başbakan
- 22:52 - Şarköy Siyah-beyaz çeşmesine kavuştu
- 22:35 - Erdoğan'ın önünde YÖK'ü eleştirdi
- 22:30 - KPSS'de büyük kopya çekme girişimi
- 22:26 - Manchester United Owen'e imza attırdı
- 22:18 - Arap büyükelçilere üst düzey yatırım çağrısı
- 22:10 - Nabucco için ülkeler böyle ikna oldu
- 21:59 - İşte Deniz Baykal'ın kalkınma modeli
- 21:46 - Yüksek atlamada Burcu gümüş kazandı
- 21:22 - Erdoğan: Yan gelip yatarak olmaz
- 21:15 - Rektör Prof Öztürk'ten İran çıkarımı!
- 21:11 - Jackson'ın evinde bulunan ilaçlar
- 21:00 - Wimbledon'da bir Federer klasiği
- 20:56 - Putin ABD'ye iyi ilişki için şart koştu
- 20:50 - Erdoğan boğazın altından ciple geçti
- 20:49 - Hyundai ilk yarıda 30 bin otomobil sattı
- 20:47 - Beşiktaş başkanı Ferrari krizini çözdü
- 20:45 - Erdoğan'a fahri doktora ünvanı verildi
- 20:42 - Passat CC tasarımıyla büyülüyor
- 20:33 - Audi A5 Cabriolet satışa sunuldu
GÜNÜN TÜM HABERLERİ İÇİN TIKLAYIN
GAZETELER
MULTIMEDIA
Serbest Piyasa
ALINTI YAZARLAR
HABER7 YAZARLARI
UZAKLARDAN MEKTUPLAR
RÖPORTAJLAR
OKUR TEMSİLCİSİ
KONUK YAZARLAR
NAMAZ SAATLERİ
- İmsak: 3 30
- Güneş: 5 30
- Öğle: 13 16
- İkindi: 17 13
- Akşam: 20 49
- Yatsı: 22 38








Söz sizde!
HABER7 üyesiyseniz haberimize yorum yapmak için TIKLAYIN. Henüz üye olmadıysanız lütfen üye olmak için tıklayın.