ÇOK OKUNANLAR

ÇOK YORUMLANAN

Moskovaya'dan ya sev ya terk et'e

Moskovaya'dan ya sev ya terk et'e

Malum çark dönüyor. Kırk yıl öne 'Komünistler Moskova'ya!"denilirdi. Bir ara Şeriatçılar İran'a denildi. Ve 40 yıl bağırılıyor 'ya sev ya terk et'!

Hasan Cemal'in köşe yazısı   

Bir zamanlar, Soğuk Savaş'ın geçerli olduğu yıllarda siyaset sahnesinin hiç eksik olmayan sloganlarından biriydi:
- Moskova'ya, Moskova'ya!
İnönü'yle Ecevit'e bağırırlardı:
- Ortanın Solu, Moskova yolu!
Siyasetin siyah beyaz bölündüğü, kutuplaştığı 1960'lı, 1970'li yıllardı. Siyasi liderler sadece kendileri için demokrasi ister, birbirleriyle sürekli kavga ederken muhaliflerini demokrasi dışı görürlerdi.
Bir başka deyişle:
Demokrasi o devirde herkesin birlikte seyahat ettiği bir tekne, bir ortak platform olarak görülmezdi.
Bu nedenle ara sıra deniz biter, tekne karaya otururdu. Demokrasinin kolu kanadı biraz daha kırılıp, rejim biraz daha 'askeri'leştirildikten sonra tekne yeniden yüzdürülürdü.
Yıllar böyle geçti.
Bir şeyler değişti.
Ama ne kadar?..
Siyasetin bugünkü hallerine bakınca pek öyle iyimser olamıyorum.
Kırk yıl önce:
"Moskova'ya, Moskova'ya!" diye slogan atarlardı.
Kırk yıl sonra:
"Ya sev ya terket!"
Üstelik Başbakan'ın ağzında...
Ne değişti, söyler misiniz?
AKP'li bir milletvekili, üstelik Meclis çatısı altında, "Devletim ve milletime karşı gelenleri vurmaktan elbette hoşlanacağım" diye konuştu.
Tüyler ürperticiydi.
Milletvekilinin "Ya sev ya vururum" söylemi, iktidar partisinde ne acıdır ki duymazlıktan gelindi.
Ancak o partinin liderinin, Tayyip Erdoğan'ın ağzında 'Ya sev ya terket!' söylemi dolaşabiliyorsa, o lider 'pompalı tüfek' çıkışıyla sokaktaki adamı kanunsuzluğa çağırabiliyorsa, o partinin milletvekili de "Vururum ha!" diye kendini kürsülere vurabilirdi.
Şaşırtıcı da olmazdı.
Tarihimizin acı yüklü trajedilerine neredeyse güzelleme yapabilen -daha önce eleştirdiğim- Savunma Bakanı Gönül'ü geçiyorum.
Peki ya Adalet Bakanı...
Ona ne demeli?..
"Devletime katil dedirtmem!" çıkışıyla 301'e sarılan, ifade özgürlüğü açısından olumsuzluğu malum bu maddeyle birlikte yargıya da gölgesini düşüren Mehmet Ali Şahin'i nereye koyalım?
Oral Çalışlar şöyle diyordu:
"Son dönemde AKP yöneticilerinde kuvvetli bir 'devletçi dil' gelişmeye başladı. Devletleştirildiler mi, yoksa devletlünün bir parçası olmayı benimsediler mi? Düne kadar kendilerini 'Biz siyasetin zencileriyiz!' diye tarif etmekten hoşlanıyorlardı, şimdi üslupları değişti. 'Devletime laf söyletmem' deyişi, bildik tanıdık bir deyiştir.
Halkın oylarını, 'Bu devletçi anlayışı değiştireceğiz' diyerek alıp iktidar koltuğuna oturanlar, bir süre sonra 'devletçi dil'i benimsiyorlar, yani bir anlamda devletleştiriliyorlar. Devletleştirilen partilerin ve siyasi liderlerin siyasetteki yeri de bir süre sonra tükeniyor. Yerlerine devletleştirilmek üzere yenileri geliyor."(Oral Çalışlar, Radikal, 18.11.08, s.9)
Evet, malum çark dönüyor.
Kırk yıl önce...
Kırk yıl sonra...
"Moskova'ya Moskova'ya!"dan...
"Ya sev ya terk et!"e...
Ne değişti ki siyasetin hallerinde?.

(Milliyet)

h.cemal@milliyet.com.tr

Bu haber 5513 kez okundu.

Söz sizde!

HABER7 üyesiyseniz haberimize yorum yapmak için TIKLAYIN. Henüz üye olmadıysanız lütfen üye olmak için tıklayın.

bu yazar neyin yandaşı anlamadım

AKP'li bir milletvekili "Devletim ve akpli bi vekil milletime karşı gelenleri vurmaktan elbette hoşlanacağım" demiş başbakan taksimde dtp lilere pompalı tüfek çeken kişi için herkesin sabrı bi yere kadar demiş son olarak başbakan ya sev ya terket demiş harbi çok açık sözlü baba laflar sölenmiş eleştirenlerde olcak ama bu sözlerin anlamı yeter anlayana

2008-11-21 12:34:24

Aslında değişen fazla birşey yok

Aslında değişen fazla birşey yok..Sadece Hasan Cemal gibi şahsiyetlerin beyinleri değişti...

2008-11-21 11:18:45

Bunlarda BRİFİNG Aldı Sayın Cemal. Bunlarda Brifing Aldııı.

RTE son zamanlarda acayip çark etmeye başladı. İyi bir brifing ve bilgilendirme almışlar sanırım. Ayrıca hele AYDIN Doğan olayında yaptığı manevra ile RTE nin Demirel ve diğer yuvarlak siyasetçilerden bir farkı kalmadı. Öğreniyor bu işleri RTE ama şunu bilmeliki böyle yaparsa sonu hiç iyi değil

2008-11-21 11:05:20

ya sev ya terket

bu kimin söylediğine yani niyete bağlı. şuanki söylem hakkına razı ol ya da olma, başkalarının hakkına saygılı ol anlamını taşıyor. ülkemizin hayrını düşünen ve onun için çabalayan biri tarafından söyleniyor.

2008-11-21 11:00:16

Vatana ihanet suç olmaktan çıkmalı mı?

Siyasi simaların her söylediği eleştiriliyor ama bu her yerde böyledir.Birileri bu çizgiyi çizmeli. Bence başbakanın bu sözü eleştiriyi hak etmiyor çünkü herkez türkiye aleyhinde iç yada dış her ortamda istediğini söylüyor ama bizim avrupada ermeni olayı soykırım değildir dememiz suç kapsamına sokulmaya çalışılıyor. Elbette bu vatanda yaşamanın sadakat gibi ufak bir bedeli olmalı. Yoksa vatana ihaneti suç sayan yasa maddesini kaldıralım mı?

2008-11-21 10:16:54

Fark

Bilmiyorum yanlış mı düşünüyorum ama insanın bayrağına küfretmesi, onu tahkir etmesi Moskova ve İran meselesinden çok farklı! Zira insanın kendi bedenine küfrü, kabuğunu küçümseme gibi birşey. He, İran ve Moskova ise bir (azim) muhafaza ve gölgelik altındaki fikirlerin sonrası. İnsan kafasına, "ne acipsin, sen böyle olamazsın" diyemez belki ama kafanın içindekilere "bunlar yanlış düşünce, bunlar doğru" diyebilir. Bence dikkat etmek gerek. Konu kuvvetli ise analizin dakik olması güzeldir.

2008-11-21 08:49:28

O ZAMAN KAPİTALİSTLERDE AMERİKAYA!!!

ASLA GÖNDEREMESSİNİZ çünkü türkiyeyi çok seviyorlar(!)kafalarına göre kazanç, istediğini hükümet yapıp, istediğini indiriyor.70 milyon 70 kişiye çalalışıyor.hele birde dindar olanları varki...zaman zaman köleliği kaldırdığı için efendimize sitem ediyorlar..herkes kendilerine yalakalanmak için etraflarında pervane oluyor, işin kötüsü memlekete en çok bunlar zarar veriyor ama bir kişi bile bunlara ağzını açmıyor,KRİZ NEDEN KAYNAKLANIYOR PEKİ? 70milyonluk sofrada 70 kişi karnını doyurup kalan yarı aç yarı toks

2008-11-21 08:28:55

Yorum Yazmak üzerine

zaman zaman kendim tutamıyorum ve buradaki yazılara o anki duygularla yorum yazıyorum. fakat okuyucu olarak düşüncemi açıklamaktan da korkuyorum. türkiye öyle bir psikolojik ruha girmişki ak kara kara ak olarak algılanabiliyor. bu durum normal bir devletin ruh hali değil. gerek yazılan yazılar ve gerekse okuyucu yorumlarının bir kısmı aşırı derecede milliyetçi ve ırkçılık özellikleri taşıyor. ben bu durumu türkiyenin geleceği için çok sakıncalı görüyorum. başbakan yanlış yaptı. oysa başbakanı çok severdim

2008-11-21 08:00:52

DTP LİNİN KONUŞMALARINA NİÇİN YORUM YOK;

Bu sözün,başbakanın ağzından çıkmadığına eminim.kendisi de açıklamasını yaptı.kaynağını da söyledi.(bende mhp nin dediğine şahidim)hala ısrarla aynı şeyleri söylemek,gazeteciliğe yakışmaz.ancak kötü niyetli,işbirlikçi,menfaatleri zedelenmiş doğan medya gurubuna yakışır.hala yalan haber yapıyorsunuz.hala iftira ediyorsunuz.şu sizindtp li satılmış vekilin demeçlerine de yorum getirdiğiniz gün ancak sizi ciddiye alırım.aksi halde''ihanet edenler''listesindeki yerinizasla silinmez,ebedi kalırsınız...

2008-11-21 07:57:31

Son Dakika Haberler

MULTIMEDIA

GAZETE 1. SAYFALARI

ALINTI YAZARLAR

HABER7 YAZARLARI

UZAKLARDAN MEKTUPLAR

KONUK YAZARLAR

NAMAZ SAATLERİ