Şehit oğlunun komutanını bakana şikayet etti
Şehit Jandarma Çavuş İsmail Uygun'un annesi Sultan Uygun, oğlunun komutanını 'adil' davranmadığı gerekçesiyle Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'a şikâyet etti.
Acılı anne, oğluna 12 saat nöbet tutturulduğunu belirterek, "12 saat kim nöbet tutuyor Allah aşkına?" dedi.
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, önceki gün Diyarbakır'ın Lice ilçesinde şehit düşen Jandarma Çavuş İsmail Uygun'un Kayseri'nin Turgut Reis mahallesinde bulunan ailesine taziye ziyaretinde bulundu. Bakanı ziyareti sırasında şehit İsmail Uygun'un babası Mürsel Uygun ve ağabeyi Ali Uygun ile birlikte aile yakınları karşıladı. Şehit evi önünde gerçekleşen ziyarete ilerleyen dakikalarda şehidin küçük kızı Beyza'yı kucağına alarak annesi Sultan Uygun ve eşi Ayşe Uygun da katıldı. Bakan Binali Yıldırım, ayağa kalkarak şehidin annesi Sultan Uygun ve eşi Ayşe Uygun'a da "Başınız soğulsun" dileklerini aktararak şehidin kızı Beyza'nın saçlarını okşadı. Bunun üzerine şehit annesi Sultan Uygun, Bakan Yıldırım'a sitem dolu sözlerle karşılık verdi. Askerlikte görev yeri belirleme işlemine 'kayırma' etkeninin karıştığına işaret eden anne Uygun, "Başın sağolsun demek kolay. Ben onu ne hallerde büyütüp yetiştirdim. Ne zorluklarla büyüttüm. Ciğerim yanıyor. Bazı şeyler çok zoruma gidiyor. Ben türbanlı biriyim. Şehit olanlar içinde annesinin dudağı boyalı olan var mı? Hiç öyle bir şehit annesine rastladınız mı? Torpil olduğunu bilseydim bende yaptırırdım. Hiç zengin ailelerin çocukları oralarda askerlik yapıyor mu?" diye sordu.
Anne Uygun, şehit düşen oğlunun komutanını da Bakan'a şikayet etti. Komutanının oğluna adil davranmadığını belirten Sultan Uygun, "İsmail'im aradıkça 'bana şu şekilde gıcık alıyorlar' diyordu. 12 saat Doğu'da kim nöbet tutuyor Allah aşkına. Bu çocuk üniversiteyi okumuş. Bu çocuk evin önünden geçen yabancılardan korkardı. Bu nasıl teröristlerle çarpıştı. 'Şarjörü takamadı' diyorlar. Eşim 'arama' dedi ama dün akşam komutanını aradım. 'Seni Allah'ın mahkemesine havale ediyorum. 12 saat nasıl nöbet tutturdunuz' dedim. Bize şehit haberini vermek için gelen kişi 'oğlunuz yemekhanede öldü' dedi. Daha sonra da dediler ki, teröristlerle çatışırken siperdeyken 'kafanı kaldırma' demişler. Benim çocuğum da kaldırmış. Kafası parçalanmış. Cesedi tanınmaz haldeydi. Canım kurban olsun sen de benim kardeşimsin." diye konuştu. Konuşmanın ardından şehit İsmail Uygun'un 2 yaşındaki kızı Beyza, Bakan Yıldırım'ın ceketindeki Türk bayrağı rozetini almaya çalıştı. Bunun üzerine Bakan Yıldırım, rozeti çıkararak minik Beyza'nın annesine teslim etti. (CİHAN)
-
emre erdem 17 yıl önce Şikayet EtAileye Sabır Komutanına Vicdan Dilerim. Haklısın anacığım başınız sağolsun.Beğen
-
ümit şahin 17 yıl önce Şikayet Etbaşın sagolsun anam hemşerin. anam başın sagolsun her sözünde haklısın her şehit haberinde bir bakın şehit düşen askerlerin aiilesine hepside gariban çiftçi işçi çocukları tabi hiç şehit olamasını istemeyiz ama hiç zengin fabrikatör sanatçı çocugu gördünüzmü hayır.agzını açtıkları zaman herkes vatan sever mangalda kül bırakmıyor iş vatan savunmasına gelince bedelli askerlik kaçıyorlar.yeter artık bu haksızlıgı durdurun milletin sabır noktası kalmadı.öyle barlarda gazete köşelerinde plajlarda gününü gün et bedelli yap kaç HAYIR YETER ARTBeğen
-
ali demircioğlu 17 yıl önce Şikayet EtOlmazzzz. Bu ülkede Demokrası ve hukuk olsaydı bu gün PKK diye bir şey olmazdı. TSK da başörtü düşmanlığı devam ettiği sürece hiç bir zaman halkın ordusu olmayacaktır. Sivil denetime giremeyen bir ordunun nesini sorgulayacaksınız? Yalancıktan sandık, yalancıktan iktidar..Beğen
-
Yusuf Çınar 17 yıl önce Şikayet EtOrdu evine alınmayan, kışlada çocuklarının yemin törenine sokulmayan. Annelerin çocukları doğuda terörle mücadele etsin, şehit olsun. Birileride orduevlerinde darbe planları yapsın. Ve o utanmaz birileride ve müttefiği medyanın önemli bir kısmıda, cuntacı artıklarının avukatlığını yapsın. Ne garip ülkede yaşıyoruz değil mi? Taşlar bağlanmış adeta...Beğen
-
aytunç bugra 17 yıl önce Şikayet Etadalet. Gerçek bir hukuk devleti olsaydık veya bu olaylar hukukun işlediği bir ülkede olsaydı, bu şekilde çapını bilmeyen başına buyruk işler yapan daha adaletin ne olduğunu anlamayan kişiler o mevkilere gelemezdi gelse bile adamı kulağından tutup kapının önüne koyarlardı. Ama ülkemizde insanların mevkileri yükseldikçe insanlıkları azalıyor.Beğen