ÇOK OKUNANLAR
- İşçi ve Bağ-Kur emekli aylıklarına zam
- En değerli takım ve futbolcular
- Kurşunsuz benzin 3 TL'nin altına iniyor
- Gül'e tepki gösterdi iş sözünü kaptı GALERİ
- Dünyanın en sağlam cep telefonu - Galeri
- 3G'nin hayatımıza katacağı 10 yenilik
- Kobe'nin sıçrayışı gerçek mi sahte mi Video
- Hangi kredi kartı ne kazandirıyor?
- Komando Binbaşı Ayşe'den tarihi atış
- Kazada ölen gurbetçilerin adı açıklandı
- Sivasspor Mbemba'yı transfer etti
- Mahir Kaynak'tan ilginç darbe yorumu
- O iki poster yan yana gelsin mi?
- Bulgaristan'daki kazada 7 Türk öldü
- Kabak, karpuzun karizmasını çizdi!
ÇOK YORUMLANAN
- Gül'e tepki gösterdi iş sözünü kaptı GALERİ
- İşçi ve Bağ-Kur emekli aylıklarına zam
- Baykal'dan AKP'ye: Abbas yolcu!
- En değerli takım ve futbolcular
- Sarkozy: Türkiye'nin AB'de yeri yok
- Türkler, Müslümanlar için ön ayak oldu
- Erdoğan'dan Baykal imalı gönderme
- Kurşunsuz benzin 3 TL'nin altına iniyor
- O iki poster yan yana gelsin mi?
- Çuvalcı tim komutanını kalpten öldü
- 3G'nin hayatımıza katacağı 10 yenilik
- 'Sağ elimizle sol elimiz kavga ediyor'
- Kobe'nin sıçrayışı gerçek mi sahte mi Video
- Mahir Kaynak'tan ilginç darbe yorumu
- Dünyanın en sağlam cep telefonu - Galeri
''Hiçbirimiz ölümden korkmuyoruz aslında!''
Hayatın gözleri, şaşmayan bir sona odaklı, Peki insan sessizce ölmekten nasıl kurtulur? Mustafa Ulusoy bu soruya İnsanın Temel Acıları Üçlemesi adlı serisinin ikinci eserinde yanıt veriyor:

Zehra Tuelna'nın kitap kritiği
Yaşamın kendi içinde bir sonu olduğu ve ölümle buluşacağı gerçeği öylesine yüce ki! Ölümün gözü de her an hayatın üzerinde. Aslında insanın ölümü, hayat ile ölümün buluşma noktası. Hayatını, ölümün elinden kurtaramayan insan “bu benim hayatımdır” deme hakkına sahip değildir. Yalnızca şu söylenebilir; “bu hayat bana sadece verilmiştir”.
Bu düşünceler, Mustafa Ulusoy'un yeni romanı, (İnsanın Temel Acıları Üçlemesinin ikinci kitabı) Giderken Bana Bir Şeyler Söyle'yi okurken sökün ediyor zihnime. Ulusoy’un satırlarını okurken, hayatın verilmiş olduğu düşüncesiyle yola çıkıyorum. Bu sefer bazı sorular yankılanıyor zihnimin duvarlarında. Hızla akıp giden saniyeler, dakikalar, zamanın girdabının halkasını oluşturup, görmeyi bilen gözlerin önün sergileniyor.
Peki ama nereye gidiyor bu hayat? Bugün yaşananlar nereye gidiyor? Boşu boşuna mı yaşanıyor en heyecanlı ve lezzetli, aynı zamanda da elem verici “an”lar? Var olmak ne işe yarıyor? Ele geçen ne? Yaşanan anlar şimdi nerede?.. Karanlık içinde yok olup gidiyor muyum, yoksa aydınlık bir sonsuzluğun içinde bir varoluş mu kazanıyorum?
İnsan ancak “varoluşsal işe yarama” kavramını idrak ettiğinde hakiki öz değerine kavuşuyor ve muammalarla meczolan hayatı, sonsuzluk iksirinden bir yudum almakla Felaha erişebiliyor. Ulusoy, insan olmanın farklarından birinin de, yaşadıklarımızın görülmesine, fark edilmesine ihtiyaç duymamız olduğunu dile getiriyor. Eğer hayat varsa, acı tatlı olaylar varsa, güneş doğuyor ve batıyorsa, insan yaşıyor ve ölüyorsa, bütün bunlara şahit olan biri yoksa ne anlam ifade eder ki? Şahitlik yaşananları ve varoluşu çoğaltır.
İnsan kendi hayatının anlatıcısı, yorumcusu ve çok daha önemlisi şahididir. Başka bir ifadeyle, hayatımızın hikâyesini önce kendimiz dinler, kendimiz seyrederiz. Sahip olduğumuz hikâye, hayatımızın farklı dönemlerinde sergilediğimiz eylemlerin, düşüncelerin ve hissettiklerimizin toplamıdır aslında.
Varlığımızın ana rahmine düştüğü an’dan şu an’a kadar, birbiri ardına oluşan olayların kaydıdır aynı zamanda. Farkındalık isteyen diğer bir nokta da; “her şey olup bitti” diye bir şeyin olmadığıdır insan için. Olan biten, belleğin deposunda tutulur. Orada hikâyeleştirilir. Sonra da o hikâyeye anlam aranır. Hikâyelerimiz çoğunlukla bir anlam bulmak için ifşa edilir.
Bu, insan olmanın en önemli özelliklerinden biri. İnsan, geçmişten geleceğe, gelecekten geçmişe salınımlarla, hayatının kopuk gibi duran parçalarını birbirine bağlayarak hikâyesini yeniden yeniye inşa ediyor ömrü boyunca. Geçmişin ve geleceğini hiçliğin eline teslim eden insan bir an’ın içine sıkışır ve hikâyesizleşir.
Bir hikâyeyi gerçek kılan kalıcılığıdır. İnsanın en temel sorunu, hikâyesinin boşluğa mı yoksa sonsuzluğa mı yazıldığıdır.
Ölüm, özellikle de an’ların ölümü, hikâyenin tüm büyüsünü bozar. Hikâyeyi, hikâye olmaktan çıkarır. Yaşanan her şeyin, tüm kazançların, kayıpların en sonunda o daralan, o sona götüren yola gireceği gerçeği kâbus gibi çöker insanın üzerine.
Eğer an’lar sonsuza gitmiyorsa, bütün hikâyelerin üzerine bir mezar taşı kapanır. Anlatacak bir hikâyesi olanların-her insanın bir hikâyesi vardır-üzerine an gelip bir takatsizliğin çökmesi bundandır. Ölümün dehşeti, boşluğun, nihai yokluğun, varolmanın dehşetidir bu. İnsanın hayattayken, bu dehşetten kendini sıyırması beklenir. Dehşet ancak ölüm gelince yaşanmalıdır.
Ama öyle olmaz. Ölümün kâbusu her an insanın üzerindedir. Çünkü insan her an ölmektedir. Bilinen ölüm, insanın en son ölümüdür sadece. Yaşamak için ölümlü olduğunu bilmesi gerekiyor kişinin. Ölümü düşünmek bir noktada hayatı aydınlatır. Ölümün farkında olmak, insanı önemsiz meşguliyetlerden uzaklaştırıp, hayata derinlik, lezzet ve tamamen farklı bir bakış açısı kazandırır.
Biz hiçbirimiz ölümden korkmuyoruz aslında. O halde bizi dehşete düşüren şey nedir? Bu sorunun cevabı, Mustafa Ulusoy’un “Giderken Bana Bir Şeyler Söyle” adlı kitabında gizli…
Ben romanı bitirdiğimde ölüm bana gülümsüyordu ben ölüme. Hayatımda ilk kez..
....
Kitapla ilgili teknik bilgiler ve internet üzerinden sipariş şartlarını görmek için bu linki kullanabilirsiniz
Bu haber 4021 kez okundu.
(3 dk. arayla güncellenir)
YORUMLAR İNCELENDİKTEN SONRA YAYINLANACAKTIR
Son Dakika Haberler
- 21:37 - AYM üyesi Adalı bürorasiye isyan etti
- 21:35 - Kurtuluş'tan geriye kalan ölmez eserler
- 21:18 - Kırklareli'nde yağmur, trafik felç
- 21:05 - 'Öldü'sü sağ, yaşıyor olan ise mezarda
- 20:56 - Obama: Rusya ile 'eşit' ilişki istiyor
- 20:52 - İki Türk kardeşin ABD'de büyük başarısı
- 20:40 - Nevşehir Karahöyük köyünü kahreden kaza
- 20:30 - Trabzonspor'da Şener'in yeni ekibi
- 20:25 - Ereğlililer en güzel kedi-köpeği seçti
- 20:15 - AK Parti Samsun'da Güney'i seçti
- 20:08 - Protestocu esnafa CHP'den destek
- 20:06 - Erzurum'da barda tartışma kanlı bitti
- 19:59 - Erdoğan, Uygun ve Şükür Sakaryaspor'u konuştu
- 19:54 - Suudi prenses ve iki oğlu Bodrum'da
- 19:51 - Düğünden dönenler hastanede ayıldı
- 19:40 - Kırkpınar Güreşleri'ne kavga molası
- 19:38 - İtalya'da G-8 öncesinde gerginlik
- 19:35 - TESK Başkanı: Herşey iyi güzel de..
- 19:29 - Türk İş'ten Başbakan'a sert cevap
- 19:20 - 'Özal olmasaydı Murat 124'e bincektik'
- 19:16 - Gül'ün danışmanının eşi kaza geçirdi
- 19:07 - Eşcinsellerin Viyana'daki geçit resmi
- 19:03 - Balıkesir'de domuz gribi paniği
- 18:52 - Erdoğan gazete ve tv'lere yüklendi
- 18:49 - İzmir'de yasak aşk cinayeti
- 18:46 - Kablo çalmak için direkleri kestiler
- 18:28 - Tecavüz zanlısı öğretmene rekor ceza
- 18:10 - Bakan Günay: O iş görevimiz değil
- 18:01 - Kazada ölen gurbetçilerin kimlikleri
- 18:00 - Kerkük'te 4 kişi öldürüldü
- 17:56 - Antalya kaçak içki operasyonu
- 17:55 - Otomobil ile minibüs çarğıştı: 2 ölü 13 yaralı
- 17:54 - Didim'de makilik alan yandı
- 17:53 - Kerkük'te peş peşe saldırı 4 ölü
- 17:51 - Arnavutluk'ta koalisyon arayışları!
- 17:51 - Şehit ve gazi çocuklarına büyük jest
- 17:45 - Wimbledon şampiyonu kardeş Williams
- 17:38 - Vekil torunu kaçıranların amacı belli oldu
- 17:21 - Kiril ve Bartholomeos İstanbul'da!
- 17:15 - Demirören, İtalya'dan döndü!
- 17:11 - Başbakan'ın koruması toprağa verildi
- 17:09 - Filenin sultanları Çin'i devirdi
- 17:06 - Baykal, arife dedi bayramı getirdi
- 17:06 - Didim'de makilik alanda yangın
- 17:05 - Vicdansız üvey babaya yasal işlem
- 17:04 - Suriye'de ilk domuz gribi vakası
- 17:03 - Gökçek'in korumaları habercilere saldırdı
- 17:02 - Samsun'da trafik kazası: 2 ölü 7 yaralı
- 17:00 - İstanbul Sultanbeyli'de cinayet!
- 16:58 - Dünya piyasalarında geçen hafta!
GÜNÜN TÜM HABERLERİ İÇİN TIKLAYIN
GAZETELER
MULTIMEDIA
Serbest Piyasa
ALINTI YAZARLAR
HABER7 YAZARLARI
UZAKLARDAN MEKTUPLAR
RÖPORTAJLAR
OKUR TEMSİLCİSİ
KONUK YAZARLAR
NAMAZ SAATLERİ
- İmsak: 3 30
- Güneş: 5 30
- Öğle: 13 16
- İkindi: 17 13
- Akşam: 20 49
- Yatsı: 22 38








Söz sizde!
HABER7 üyesiyseniz haberimize yorum yapmak için TIKLAYIN. Henüz üye olmadıysanız lütfen üye olmak için tıklayın.