Baydemir: 7 askerin ne günahı vardı?

Osman Baydemir sordu; "Diyarbakır'daki Aydın, İstanbul'daki Serap, Reşadiye'deki 7 askerin suçu günahı neydi. Kim ne söylerse söylesin, ana-babaların yüreğine düşen acıyı kimse bilemez"

Baydemir: 7 askerin ne günahı vardı?
Baydemir: 7 askerin ne günahı vardı?
GİRİŞ 20.12.2009 10:25 GÜNCELLEME 20.12.2009 10:25

Savaş AY'ın röportajı

Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir: "Diyarbakır'daki Aydın, İstanbul'daki Serap, Reşadiye'deki 7 askerin suçu günahı neydi. Kim ne söylerse söylesin, ana-babaların yüreğine düşen acıyı kimse bilemez"

Osman Baydemir Diyarbakır'ın ünlü belediye başkanı. Özel hayatı kapalı kutu ama aralayınca görüyorum. Lüks tüketimi sevmiyor. Elbisesi ucuz fakat kaliteli yerlerden; mesela bugünkü KİP'ten. Kiralık araç kullanıyor. Evi 160 metrekare. Taksitle aldı, hâlâ borç ödüyor. Silah taşımıyor ve hiçbir zaman da taşıyıp kullanmamış. Yerli-yabancı 100 kadar basın mensubu konuşabilmek için günlerdir sırada. Uzun süre konuşmamaya kararlı. Vali ile yapacağı özel görüşme sırasında yanına sokulup çok ısrarcı olunca, "peki" demek zorunda kalıyor. Fotoğraflarımızı çeken Diyarbakır Valisi dersem, siz bana ne dersiniz?

Evlenip çoluk çocuk olunca daha duygusal mı oldunuz?
Hukuk Fakültesi'ni kazandığım günden taa avukat olana kadar, her gün ama her gün evden çıkarken annem peşimden su dökerdi. İçinde "acaba gider de dönmeyebilir mi" korkusu vardı. Her anne "belki acı haberi gelir" endişesiyle yaşıyordu. Çocuklarımdan sonra annemi daha iyi anlıyorum.

'EŞİM HER GÜN AĞLIYOR'

Çocuklarınızın geleceği için endişeleniyor musunuz?
Oğlum Mirnazar 5 yaşında. Adının anlamı "Bilge Adam." Kızıma da "ince bakış" manasında Ranya adını verdik. Elbette eğitimli, geleceklerinin aydınlık olmasını isteriz. Ama eşim de ben de bu aydınlığı sadece kendi oğlumuz ve kızımızın geleceğinde görmüyoruz. Bu kentte, bu ülkede yaşan her çocuğun geleceğinde görüyoruz. Sokaktaki çocuklarla çocuklarımız arasında bir ayrım koyamıyoruz. Eşim Reyhan'ın hemen her gün televizyon haberlerini izlerken ağladığına tanık oluyorum.

Geç evlendiniz sayılır. Nasıl oldu da bunca sıkıntı, gerilim arasında yürekler birbirine düşecek zamanı buldu?
Bir panelde tanıştık. O da benim gibi avukattı. Çok iyi İngilizce biliyordu. O dönemde bölgemizde böyle İngilizce bileni bulmak 'afyon' bulmak gibi zor bir işti. Eşimle daima çok önemli oranda aynı pencereden bakıyoruz. İnsan hakları, haklar ve özgürlüklerin toplumsal huzuru getirebileceği umutlar penceresi.

Bu sıkıntıların bedelini çocuklar ödememeli, kadınlar ödememeli, hatta bıyığı terlememiş gençler ödememeli. Diyarbakır'da arkasından kurşun sıkılarak öldürülen Fen-Edebiyat Fakültesi öğrencisi Aydın Erdem'in veya İstanbul'da otobüse binen Serap'ın ne günahı, ne suçu vardı Allah aşkına? Bulanık'ta ölenlerin, hatta daha açık söyleyeyim Tokat Reşadiye'de ölen 7 asker gencin ne günahı vardı? Bunların ocağına ateş düştü, sorun mu çözüldü, daha iyi mi oldu, bunlar neyi sağladı? En duyarlı siyasetçi bile, ne söylerse söylesin, ne yaşarsa yaşasın, evlat yitirmiş bir ana babanın acısını yaşayamaz.

Süleyman Demirel'in şu sözü geldi aklıma: "Deveye 'yokuşu mu seversin inişi mi?' diye sormuşlar. 'Düzü yok mu bunun?' demiş"
Niye söylediniz bunu?

Sizi ya çok seviyorlar ya da "vay ölen teröriste cenaze arabası yolladı, evine taziyeye gitti" deyip kızıyorlar.
(Kahkahalarla gülüyor) Gülmem Süleyman Bey'in sözüne. Sorunun yanıtına gelince, bana kızanları doğru değil ama haklı buluyorum. Maalesef siyasetin hakemi yok. Sizin ne olduğunuz ve neyi savunduğunuz bir şey ifade etmiyor. Nasıl algılandığınıza, halka nasıl sunulduğunuza bağlı her şey. Bölgedeki pek çok sorun ve siyasi aktör olduğundan farklı gösterildi. Bu nedenle yaşadıklarımızın bir imaj değil, bir algı sorunu olduğuna inanıyorum. Bunu çözmenin yollarından biri, buralara daha fazla gelmelerdir. Buraya gelip kendi gözüyle görmeli insanlar. Ezberleri bozulacaktır. Şubat tatilini Avrupa'da, Uludağ'da geçirmesinler bir defalığına. Mardin'e, Midyat'a, Hasankeyf'e gelsinler.

'Sağ yanım Mezopotamya sol yanımda Rumeli ağıtları'

Sevilen belediye reisi ama muhtemelen evlenme yıldönümünü unutan, eşine çiçek almayı hatırlamayan, çocuklarının yaş gününü yapamamış ya da katılamamış bir aile reisi aynı zamanda...
On yıllar içinde onlarca arkadaşım öldü, yerlerinde olabilirdim. Erdal'ın yaşamını yitirdiği, 14-15 yaşında çocukların cezaevinde olduğu bir yerde, kaygısızlıktan da öte vicdansızlık olur kutlamalar yapmak.

Edip Cansever'in dediğince 'gülmek bir halk gülüyorsa gülmektir' yani?
Ya da Ahmed Arif'in dediğince, "32 dişle gülebileceğin" günlerin gelmesi gerek.

Hangi sanatçı durumu en iyi ifade ediyor sizce?
Sezen Aksu'yu çok önemsiyorum. 12 yaşında bombayla parçalanıp ölen Ceylan'a da ağıt yakan, Mehmet şarkısını yazan bir sanatçı o. 'Sağ yanım boydan boya Mezopotamya, sol yanımda Rumeli ağıtları patlar' diyebilen bir değer Sezen Hanım.

Ne yapılmalı?
Siyasetin konuşması lazım bu ülkede. En beğenmediğimiz siyasi parti ve en beğenmediğimiz liderin konuşması, silahların konuşmasından, sokağın konuşmasından daha hayırlı bir iştir. Siyasi partileri susturmamak lazım ama, partilerin de, siyasilerin de her adıma, her söze dikkat etmesi gerekir...

KAYNAK: SABAH
YORUMLAR 131
  • gökhan arslan 16 yıl önce Şikayet Et
    darwinizm 2. eleştirerek doğrusunu anlatmak gerekiyor.bakın darwinizm tesadüfü ilah edinmiş bir teori, bir proteinin bile tesadüfen oluşması 10 üzeri 950 de bir ihtimal iken nasıl da hala bu köhne teoriyi savunuyorlar onu anlamak mümkün değil. bir tane bile ara fosil bulunmamışken hala darwinizmi ayakta tutma çabası neden?, işte bunlar dikkat çeken ve rahatsız edici konular.. özet olarak din de bilim de darwinizmi yalanlıyor.
    Cevapla
  • Kevser Türksoy 16 yıl önce Şikayet Et
    Barış Huzur ortamı istiyorsak dolduruşa gelmememiz lazım. KÜrtleri ve Türkleri birbirine düşürmek ve hatta sonunda olayı bölünmeye kadar götürmek isteyen bir ergenekoncu ekip var.bu ergenekoncu ekip PKK nın iplerini eline almış istediği anda istediği hedeflere yönlendiriyor.Medyadaki adamlarını da kullanarak sanki Türklerle Kürtler birbiriyle yaşamak istemiyormuş gibi bir hava estirilmeye çalışılıyor.Buna uyanlar alet olanlar vatan hainliğine alet olurlar.Türk Kürt kardeştir Bizi Bölmeye Çalışan Kalleştir
    Cevapla
  • damaroperasyonu 16 yıl önce Şikayet Et
    Arkadaşlar Irkınızı öne çıkarmayın lütfen.. Yok Türkler kürtlere şunu yaptı, yok biz Türküz diyemiyoruz artık felan. Bu süreçte insanların hak ve özgürlüklerinin gelişmesi PKK nın silah bırakması Türkiyenin faydasınadır. Hiçkimse Irkını öne çıkarmasın. İnsanlığıyla öne çıksın hiçbir sorun kalmaz. Ben Türküm diye meydana çıkarsan diğeri de ben Kürdüm diye çıkar. Bırakın şu Bâtıl Milliyetçilik inancını artık. Kuran okuyun biraz.
    Cevapla
  • mehmet ali 16 yıl önce Şikayet Et
    fındık kabuğundan çıkıp-ağıza bak ağıza -demiş. adam partisinin DTP aşıklığına,haburdaki PKK rezaletlerine,istifa edip ahmet Türkü yeniden seçtiriirm diyen AKP milletvekilini görmez,çevresinin yüzüne bakmaktan utanmaktan bıktığı içinistifa eden parti il başkanını görmez hala yüzsüzce MHP=DTP salakça denklemini kurar.Elma çöpü iki yarımın ortasında durur ve bi halta yaramaz.elma yenir çöpü atılır.Hele elmanın içindeki kurtçukların kendilerini bağrında saklayan elmayı eleştirmeye hiç hakları yoktur.sen içinde yaşadığın elmayı çürütme o da yeter anladın mı
    Cevapla
  • ALAİ KOC 16 yıl önce Şikayet Et
    BARIŞ ELÇİSİ.... Kendine barış elçisi eyip de kin kusuyorsun.Ne kadar ahmak birisin sen.sen ve senin yüzünden barış kelimesine inancımız kalmayacak neredeyse.Ne kadar da yüzsüzsünüz be...barışmış..Siz kendi kendiniz bile barış sağlayamazsınız.Allahtan ki aklı başında kürt kardeşilerimiz sizin gibi soytarılara değer vermiyor...
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
DİĞER HABERLER
Maariv: ABD, Türkiye ve Mısır yakınlaşmasına göz dikti
İran'dan son dakika savaş açıklaması! "Bölgeyi terk edin"