Bebeğinize bu işkenceleri yapmayın

Bebeklere dair o kadar çok geleneğimiz var ki... Bu geleneklerin birçoğu bebek sağlığını olumsuz etkiliyor. Çoğunluğu din ile bağdaştırılan, geleneklere de ilahiyatçılar temkinli yaklaşıyor.

Bebeğinize bu işkenceleri yapmayın
Bebeğinize bu işkenceleri yapmayın
GİRİŞ 12.03.2010 07:20 GÜNCELLEME 12.03.2010 07:20

Gülizar Baki'nin haberi

İleride teri kokmasın diye yeni doğan bebeği tuzlu su ile yıkamak, sarılık olmasın diye sarı giydirmek, göbek kordonunu evde saklamak, gözü tok olsun diye yarı kırkında yumurta ve soğan dağıtmak, çocuğun ilk tırnağının baba tarafından kesilmesi ve nazar değmesin diye türlü şeyler yapmak...

 Bir kısmı kültür tarihinin güzel birer unsuru olsa da birçok gelenek bebeklerin sağlığını tehlikeye atıyor.

Bebeklere dair o kadar çok geleneğimiz var ki...Kültür tarihinin birer öğesi olan bu geleneklerin birçoğu bebek sağlığını olumsuz etkiliyor. Çoğunluğu din ile bağdaştırılan bu geleneklere ilahiyatçılar temkinli yaklaşıyor. Prof. Dr. Nebi Bozkurt, çocuklar için nazar değmesin, ömrü uzun olsun, zeki olsun, bahtı açık olsun diye yapılan birçok davranışın İslam diniyle ilgisi olmadığını söylüyor. Prof. Dr. Nejat Narlı ise birçok âdetin bebek sağlığını olumsuz etkilediğini vurguluyor. Çukurova Üniversitesi Hastanesi Çocuk Sağlığı bölümü hocası Narlı, bu konudan oldukça muzdarip. Çünkü "ileride kokmasın" diye tuzlandığı için birçok bebeğin ölümüne tanık olmuş. Tuzlama, bebeklerin sıvı kaybetmesine ve hatta beyin kanaması geçirmesine sebep oluyormuş.

Bir başka yaygın inanış ise sarı giydirilirse çocukların sarılık olmayacağı. Sarı giydirmekten medet umulduğu için bebekler doktora geç götürülüyor. Geç kalınması çoğu zaman tedavisi imkansız kalıcı hasarlara sebep oluyor. Narlı, bu yanlış kabulün değişmesi gerektiğini söylüyor.

Narlı bu duruma şöyle bir açıklama getiriyor: "Eskiden çocukların önemli bir kısmı yenidoğan döneminde daha bir ayına gelmeden kaybediliyordu. İşte insanlar ölümlere ve yenidoğan dönemindeki hastalıklara karşı yüzyıllardır kendilerine göre mücadele yöntemleri geliştirmiş, şifa aramış. Ama artık tıbbî yöntemler gelişti. Bebek ölümleri azaldı. Bu batıl inanışları bırakmaları gerekiyor." Sanıldığının aksine bu gelenekler sırf Anadolu'da uygulanmıyor. Şehirde yaşayanlar, üst gelir seviyesindekiler, hatta üniversite bitirmiş olanlar bile adettendir deyip batıl inançlardan medet umuyor.

Dinle bir alakası yok

Bebeğin göbeğini toprağa gömmemek, sırtı sağlam olsun, ömrü uzun olsun diye sırtını un çuvalına dayamak ve saçını unlamak, gözü tok olsun diye yarı kırkında yumurta ve soğan dağıtmak, çocuğun ilk tırnağının baba tarafından kesilmesi, bebeğe atleti ters giydirilirse nazar değmeyeceğini düşünmek, bebek beşiğini boşken sallamamak gibi inanışların birçoğu İslam diniyle ilişkilendiriliyor. Hadis bilimci Prof. Dr. Nebi Bozkurt, bunların dinle ilgisinin olmadığını söylüyor. Bozkurt, böyle düşünülmesinin sebebinin Müslüman toplumlarda tüm referanslarını İslam'dan almak isteği olduğunu düşünüyor.

Yaygın olan geleneklerden biri olan tahnik (Yenidoğan bebeğin damağına tatlı bir şeyler, özellikle hurma sürmek) aslında bir sünnet. İmam Malik'in El-Muvatta eserinde Hz. Peygamber'in yeni doğan bir bebeğin ağzına hurma sürdüğünü yazıyor. Bozkurt sahih kaynaklarda geçmeyen ve İslam dinine atfedilen birçok geleneğin hurafeden ibaret olduğunu söylüyor. Bebeğin başına soğan koymak, doğumun 20. gününde soğan dağıtmak gibi. Bunların ayırımının iyi yapılması gerektiğini belirtiyor.

Din psikoloğu Prof. Dr. Ali Köse ise birçok geleneği bir kalemde silmenin çok doğru olmadığını düşünüyor. Çünkü rasyonellik adına reddettiğimiz birçok şeyin sonradan doğru olduğunun fark edildiğini vurguluyor. Köse, birçok geleneğin ise yanlış algılama ve aktarma sebebiyle farklı şekiller aldığını ifade ediyor.

(Zaman)

YORUMLAR 3
  • muhammed 16 yıl önce Şikayet Et
    :D. tuzlamak hala yapılıyor ama modern olarak tuzlamayı yapmak lazım
    Cevapla
  • Deli Dumrul 16 yıl önce Şikayet Et
    Sarılık ve Sarı Giydirmek. Galiba sarılığın iki çeşidi var ve bunlardan bir tanesi gerçekten çok ciddi sonuçlara yol açabiliyor. Ancak diğeri gerçekten de sarı giyilerek veya sarının yoğun olduğu ortamlarda bulunarak kolayca tedavi edilebiliyor. Çünkü benim ablam da hastalanmıştı ve doktor tavsiyesi üzerine sarı giyerek iyileşmişti.
    Cevapla
  • Mustafa ismail EMELEK 16 yıl önce Şikayet Et
    Haber7 ilk defa sizden duydum yapmayın !. Ben türkiyede kalburüstü tüm illerde belli zamanlar yaşadım ama bu saydığınız hurafelerin hiçbirisini görmedim duymadım ama siz bu haberleri yaparak bunları bize öğretiyorsunuz bu nedir Allah aşkına. Zaten olmayan hurafeleri canlandırmak amacındamısınız yapmayın lütfen yakışmıyor.
    Cevapla
DİĞER HABERLER
Özel'i kızdıracak hamle: Kılıçdaroğlu'nun genel merkezdeki konuşmasına 17 vekil katıldı!
Bağcılar’da mahalleyi saran kokuyu kanalizasyon zannettiler ama ceset olduğu ortaya çıktı