Araplar Asya'da ekilecek arazi aranıyor

Zengin ülkelerin fakirlerin sulanabilir tarım arazilerini uzun süreliğine kiralaması dünya ticaretinde hızla yerini alıyor.

Araplar Asya'da ekilecek arazi aranıyor
Araplar Asya'da ekilecek arazi aranıyor
GİRİŞ 20.11.2008 22:11 GÜNCELLEME 20.11.2008 22:11

Arazi arayan ülkelerin başında ise su ve sulanabilir arazi fakiri Arap ülkeleri ile mevcut arazileri nüfuslarının ihtiyacını karşılamaya yetmeyen Doğu Asya ülkeleri geliyor. Hedefteki ülkeler ise fakir ama toprak ve su zengini olan Sudan, Etiyopya, Pakistan, Endonezya, Angola, Uganda, Madagaskar, Vietnam ve Kazakistan gibi ülkeler.

Nüfus artış hızları yüksek ama tarım arazisi çok yetersiz olan Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Kuveyt, Libya gibi ülkelerle tarım arazisi yeterli olmayan Mısır, Güney Kore, Çin, Tayvan, Japonya gibi ülkeler ihtiyaçlarını karşılamak için büyük anlaşmalar yapma yolları arıyor.

Geçtiğimiz Eylül ayında Mısır, Nil'in kaynağında yer alan Uganda ile 800 bin hektarlık tarım arazisini kiralama konusunda anlaştığını duyurmuş, bu haber dünyada büyük bir yankı uyandırmıştı. Ancak Uganda muhalefetinin ayağa kalkmasıyla anlaşma şimdilik dondurulmuş durumda.

Büyük projeler peşinde olan ülkelerin başında ise Suudi Arabistan ve BAE geliyor. Suudi yönetimi halen Kazakistan, Sudan, Etiyopya, Ukrayna ve Tayland'da arazisi satın alma ya da kiralama konusunda araştırma ve girişimlerde bulunuyor. Suudi yetkililere göre her bir projenin en az 100 bin hektar olması gerekiyor. Buralarda ekilecek mısır, buğday ve pirinç gibi tahıl maddeleri Suudi Arabistan'a gönderilecek.

Geçtiğimiz Ağustos ayında Bin Ladin Grup, 15 Suudi şirketiyle birlikte Endonezya'daki pirinç tarlalarına 4.3 milyar dolarlık bir yatırım yapmıştı. Halen bazı küçük Suudi şirketleri de Sudan'da tarım arazileri işletiyor. Geçtiğimiz Haziran ayında Riyad'ı ziyaret eden Pakistan Başbakanı Yusuf Rıza Gilani de Suudi Arabistan'a on binlerce hektar tarım arazisi satmayı teklif etmişti. BAE merkezli Abraj şirketi de Pakistan'da 5 milyar dolarlık tarım arazisi satın almak için bu ülke ile anlaşma imzalamıştı.

BAE'yi oluşturan emirliklerden Abu Dabi merkezli El Kudra şirketi de Asya ve Afrika'da 400 bin hektar arazi aradığını açıklamıştı. BAE şirketlerinin hedefindeki diğer ülkeler ise tüm Körfez ülkelerinin tarım arazilerini paylaşmaya başladığı Sudan ile Kazakistan geliyor.

Sudan geçtiğimiz aylarda Kuveyt'le 'dev' bir anlaşma imzaladığını duyururken, aynı şekilde Katar merkezli Mavaşi şirketi de Hartum yönetimiyle büyük bir anlaşma için iyi niyet belgesi imzaladıklarını açıklamıştı. Pakistan'la da 1 milyar dolarlık anlaşma imzalayan Mavaşi, Tacikistan'a da benzeri bir yatırım yapacağını belirtmişti.

Ağustos ayında Körfez ülkelerine ait üç büyük şirket tarım arazileri satın almak için 1 milyar dolar sermayeli AgriCapital adında bir şirket kurmuştu. Körfez ülkeleri dışında tarım arazileri satın alan ya da kiralayan ülkelerin başında Güney Kore geliyor. Bu ülkenin önde gelen şirketlerinden Daewoo, geçtiğimiz günlerde Afrika'daki ada ülkelerden Madagaskar'da Belçika'nın yarısı büyüklüğünde bir tarım arazisini 99 yıllığına kiraladığını duyurmuştu. Güney Kore ve Tayvan şirketleri ayrıca başta Moğolistan olmak üzere Vietnam, Endonezya ve Tayland'da tarım arazileri anlaşmaları yapmaya çalışıyor.

Aynı şekilde Libya da sermaye yetersizliği çeken Ukrayna'da tarım arazileri işletmek için girişimlerde bulunuyor. Dünyanın süper güç adayı Çin de zengin su kaynakları ve tarım arazilerine rağmen başta komşu ülkeleri Kazakistan ve Moğolistan olmak üzere bazı Güney Doğu Asya ve Afrika ülkelerinde tarım arazisi arıyor.

Japonya ise Afrika gibi aç bir kıtadan gıda ihraç etmenin endişe oluşturacağını belirterek, daha çok Güney Amerika ülkelerinden Brezilya, Arjantin ve Uruguay'da arazi arıyor.

İngiliz Financial Times gazetesine konuşan Washington merkezli Uluslar arası Gıda Politikası Araştırmaları Enstitüsü Başkanı Joachim von Braun'a göre dünyada artık hakim güç, gıda teminini sağlamak. Braun, bazı ülkelerin kendi ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak gıda maddeleri ihracını durdurduğunu, bunun da gıda güvenliği için bir risk teşkil ettiğini ifade ediyor.

Körfez ülkeleri 2007 yılında 10-15 milyar dolar arasında gıda maddesi ithal etmişti. Ancak bu rakamın her yıl katlanarak artacağı tahmin ediliyor. Suudi yönetimi 1970 ve 80'li yıllarda kendi tarım alanlarını üretme yoluna gitmiş ancak su kıtlığından dolayı bundan vazgeçmişti.

Uzmanlar, Afrika gibi fakir ülkelerin topraklarını zengin ülkeleri satması durumunda, aç bir ülkenin gıda ihraç eder duruma gelerek, tuhaf bir çelişki oluşturacağını, bunun da iç çatışmaları körükleyeceğini ifade ediyor.

KAYNAK: (CİHAN)
YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL
DİĞER HABERLER
İstanbul'da üçlü zirve: Bakan Fidan'dan son dakika açıklamalar!
Erdoğan talimat vermişti! Türkiye'de resmi tatillere bir yenisi daha ekleniyor